Ankara’da adliye ve polis merkezinde kendisini farklı unvanlarla tanıtarak görevli personele talimat vermeye çalışan M.A. isimli kadın tutuklandı. Şüphelinin, “savcı yardımcısı” ve “stajyer savcı” olduğunu iddia ettiği, yapılan incelemede ise bu sıfatlara sahip olmadığı ve hukuk fakültesinden ayrıldığı tespit edildi.
“STAJYER SAVCIYIM” DEDİ, KİMLİĞİ VEREMEDİ
Olay Ankara Adliyesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre M.A. isimli kadın, son günlerde birden fazla kez polis merkezine giderek görevli personelle görüştü. Görüşmeler sırasında kendisini farklı zamanlarda “savcı yardımcısı” ve “stajyer savcı” olarak tanıtan şüpheli, personele talimat vermeye çalıştı. Ayrıca polis memurları hakkında şikayette bulunarak kimlik ve görev bilgilerini talep etti.
Durumdan şüphelenen polis ekipleri, kimlik ibrazı istedi. Şüpheli M.A., bu sırada da “stajyer savcı olarak görev yaptığını” söyledi. Yapılan bildirim üzerine savcılık devreye girdi ve şüphelinin iddia ettiği gibi bir görevde bulunmadığı tespit edildi. İncelemede M.A.’nın hukuk fakültesi 1. sınıftan ayrıldığı ortaya çıktı.

ÜZERİNDEN BAŞKASINA AİT KİMLİK ÇIKTI
Şüpheli üzerinde yapılan aramada ise dikkat çeken bir detay ortaya çıktı. M.A.’nın üzerinde, erkek arkadaşı olduğunu beyan ettiği kişiye ait hakim-savcı adayı kimlik kartı bulundu. Bu durum dosyada soruşturmanın seyrini değiştirirken, şüpheli hakkında işlem başlatıldı.
Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği’nde ifade veren M.A., suçlamaları kabul etmedi. Şüpheli ifadesinde şu sözleri kullandı:
“Ben kimliği böyle bir hususta kullanmadım. Eski erkek arkadaşımla görüşmediğim için de kimliğini vermedim. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmamı talep ederim.”
Şüpheli avukatları ise müvekkillerinin herhangi bir maddi veya manevi menfaat elde etmediğini savunarak, “sabit ikametgah sahibi olduğunu ve kaçma şüphesinin bulunmadığını” belirtti ve adli kontrol talep etti.
MAHKEMEDEN TUTUKLAMA KARARI
Dosyayı değerlendiren nöbetçi mahkeme, şüphelinin üzerine atılı “herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle hırsızlık” suçuna ilişkin kuvvetli suç şüphesi bulunduğuna hükmetti. Mahkeme, adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı gerekçesiyle M.A.’nın tutuklanmasına karar verdi.




