İstanbul'da 84 yılın rekoru olarak nitelenen yağışın sular çekildikten sonra bıraktığı en çarpıcı kare bir dere yatağından geldi. A Haber Yurt Haberler Müdürü Kerim Ulak'ın Dereboyu Deresi'nin bulunduğu bölgeden aktardığı görüntülerde su apartmanların altından geçiyor. Ulak'a göre yıllar önce burada akan derenin üstü betonla örtülmüş ve o alana imar izni çıkmış.

Aynı bölgede dere yatağının moloz ve atık malzemeyle doldurulduğu da görüldü. Yatağın daraltılması derenin taşıyabileceği su miktarını azaltıyor. Şiddetli yağmurda fazla su yatağa sığmayınca sokaklara ve binalara yöneliyor. Ulak'ın aktardığına göre bölgedeki baskınların nedeni yalnızca yağmurun şiddeti değil bu müdahaleler.
MANZARA YENİ DEĞİL 2009'DA DA AYNI TARTIŞMA YAŞANDI
İstanbul bu sahneyi daha önce de gördü. Eylül 2009'da Ayamama Deresi'nin taşmasıyla İkitelli ve Halkalı çevresinde onlarca kişi hayatını kaybetmişti. O dönem de derenin yatağına kurulmuş iş yerleri ve tesisler tartışmanın merkezindeydi. Dönemin Başbakanı Erdoğan felaketin ardından "Derenin intikamı ağır olur" demiş ve dere yataklarındaki yapıların kaldırılacağı açıklanmıştı.
Aradan 17 yıl geçti. Ayamama'da ıslah çalışmaları yapıldı ancak kentin başka derelerinde üzeri kapatılmış yataklar ve bunların üstündeki binalar yerinde duruyor.
DERELERİN YÜZDE 85'İ DOĞAL YAPISINI KAYBETTİ
Uzmanların yıllardır dile getirdiği tablo şöyle. İstanbul'daki derelerin yaklaşık yüzde 85'i son yüz yılda doğal karakterini kaybedip atık su kanalına dönüştü. Ayamama ve Cendere ile Ayazmadere ve Kurbağalıdere bunların başında geliyor. Ihlamurdere ve Kuşdili ile Kağıthane Deresi ve Dolapdere de üzerine yapı yapılan dereler arasında sayılıyor.
Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Hüseyin Alan 2023'te yaptığı değerlendirmede dere yatağına bina yapmanın ciddi bir hata olduğunu söylemişti. İTÜ'den Prof. Dr. Cenk Yaltırak da eski dere yataklarının yalnızca sel değil deprem açısından da riskli olduğunu çünkü bu zeminlerin taşıma gücünün düşük ve sıvılaşmaya yatkın olduğunu belirtmişti.
Yani dere üstüne yapılan bir binanın sorunu yağmurla sınırlı değil. Aynı bina olası bir Marmara depreminde de en zayıf zeminin üzerinde duruyor.
YATAK DARALINCA SU NEREYE GİDİYOR?
Bir derenin üstünün kapatılması derenin yok olduğu anlamına gelmiyor. Su yer altındaki kanaldan akmaya devam ediyor. Sorun yağış rekor seviyeye çıktığında başlıyor. Kanalın kapasitesi sabit ama gelen su kat kat artıyor.
Dereboyu'ndaki görüntüler tam olarak bunu anlatıyor. Üstelik yatağın moloz ile daraltılmış olması kapasiteyi daha da düşürüyor. Böyle bir noktada suyun çıkış yolu binaların bodrumları ve caddeler oluyor. İstanbul'da bu hafta yolların göle dönmesinin ve ev ile iş yerlerinin sular altında kalmasının arkasında bu mekanizma var.
İMAR İZNİ SORUSU MASADA
Dereboyu görüntülerinin açtığı asıl tartışma imar. Derenin üstü kapatıldıktan sonra o alana kim ve hangi şartla yapı izni verdi? Bu binalar yapılırken dere yatağı riski hesaba katıldı mı? Bu soruların yanıtı şimdilik yok.
Sel döneminde gündeme gelen bir başka başlık da denetim. Dere yataklarına moloz dökülmesi yasak olmasına rağmen bunun nasıl bu boyuta ulaştığı sorgulanıyor.
BİR SONRAKİ YAĞMUR İÇİN NE DEĞİŞECEK?
Meteoroloji uzmanları iklim değişikliğiyle birlikte kısa sürede düşen aşırı yağışların sıklaşacağı konusunda uyarıyor. Bu durumda dere yataklarındaki yapılaşma her yeni sağanakta aynı riski üretmeye devam edecek.
İstanbul'un bu hafta yaşadığı sel Sarıyer Ayazağa'da ağır bir bilanço bıraktı. Dereboyu'ndaki görüntüler ise bilançonun ötesinde yapısal bir soruna işaret ediyor. 2009'dan beri tekrarlanan "dere yatakları boşaltılacak" sözünün bu kez nasıl bir karşılık bulacağı önümüzdeki haftalarda belli olacak.





