Türkiye'de yıllardır kullanılan "Çay harareti alır" sözü bilimsel açıdan tamamen temelsiz olmayabilir. Sıcak bir içecek ilk anda vücuda ekstra ısı verse de vücudun buna verdiği terleme tepkisi, uygun çevre koşullarında toplam ısı kaybını artırabiliyor. Etkinin ortaya çıkıp çıkmamasında ise içeceğin sıcaklığından çok havadaki nem ve terin buharlaşıp buharlaşamadığı belirleyici oluyor.
SICAK İÇECEK DAHA FAZLA TERLEMEYE NEDEN OLUYOR
Ottawa Üniversitesi araştırmacılarının 2012'de Acta Physiologica dergisinde yayımladığı çalışmada dokuz erkek katılımcı 75 dakika boyunca fiziksel aktivite yaptı.
Katılımcılara deney sırasında 1,5, 10, 37 ve 50 derece sıcaklığında su verildi. Araştırmada 50 derecelik su tüketildiğinde vücuda sıcaklık girmesine rağmen toplam vücut ısısı depolanmasının daha düşük olduğu belirlendi.
Araştırmacılar bu sonucu sıcak içeceğin terlemeyi artırmasıyla açıkladı. Vücut sıcak sıvıya tepki vererek daha fazla ter üretirken, ter ciltten buharlaştığında beraberinde ısı da uzaklaştırıyor.
Bu nedenle sıcak içeceğin vücuda kattığı ısıdan daha fazlası buharlaşma yoluyla kaybedilebiliyor.
SERİNLETİCİ ETKİNİN EN ÖNEMLİ ŞARTI BUHARLAŞMA
Sıcak çayın serinletici etkisi her hava koşulunda geçerli değil.
Araştırmanın en önemli noktası, deneyin terin büyük ölçüde buharlaşabildiği koşullarda gerçekleştirilmiş olması. Çalışmada sıcak içeceğin vücutta depolanan ısıyı azaltmasının ancak terin ciltten tamamen buharlaşabildiği durumda gerçekleştiği belirtildi.
Kuru ve hava akımının bulunduğu ortamlarda ter daha kolay buharlaşırken, nem oranının yüksek olduğu havalarda bu süreç zorlaşıyor.
Ter ciltten buharlaşmak yerine damlalar halinde aktığında aynı soğutucu etki ortaya çıkmıyor. Bu durumda sıcak içecek tüketmek daha fazla terlemeye ve sıvı kaybına yol açarken beklenen serinliği sağlamayabilir.

KURU VE NEMLİ HAVADA ETKİ DEĞİŞİYOR
Bulgular sıcak çayın neden bazı bölgelerde serinletici hissedilirken bazı bölgelerde aynı etkiyi oluşturmadığını da açıklıyor.
Kuru havada, özellikle gölgede ve hava akımının bulunduğu ortamlarda terin buharlaşması kolaylaşıyor. Bu şartlarda sıcak bir içecek vücudun ısı kaybını artırabiliyor.
Nemli havada ise terin buharlaşması zorlaştığı için aynı mekanizma yeterince çalışmayabiliyor. Bu nedenle sıcak içeceğin serinletici etkisi, yalnızca içeceğin sıcaklığına değil çevredeki sıcaklık, nem, hava akımı ve kişinin üzerindeki kıyafetlere de bağlı.
ÇAY VÜCUDU SUSUZ BIRAKIYOR MU?
Çayla ilgili yaygın inanışlardan biri de kafein nedeniyle vücudu susuz bıraktığı yönünde.
British Journal of Nutrition'da 2011 yılında yayımlanan kontrollü araştırmada 21 sağlıklı erkeğe farklı günlerde dört veya altı kupa siyah çay ile aynı miktarlarda su verildi.
Kan ve idrar ölçümlerinde çay ve su arasında vücudun sıvı dengesi açısından anlamlı bir fark bulunmadı. Araştırmacılar, çalışmada kullanılan miktarlarda siyah çayın suya benzer şekilde hidrasyona katkıda bulunduğu sonucuna ulaştı.
Bu sonuç çayın sıcak havalarda suyun tamamen yerine geçmesi gerektiği anlamına gelmiyor. Çalışma, belirli miktarda siyah çayın sağlıklı yetişkin erkeklerde hidrasyon açısından sudan anlamlı biçimde farklı davranmadığını gösteriyor.
"ÇAY HARARETİ ALIR" SÖZÜNÜN BİLİMSEL KARŞILIĞI VAR
Araştırmalar, sıcak havada çay içmenin her koşulda serinlettiği yönündeki yaygın inanışı doğrulamıyor. Ancak terin rahatlıkla buharlaşabildiği kuru ve hava akımının bulunduğu ortamlarda sıcak içeceklerin vücudun toplam ısı kaybını artırabileceğine işaret ediyor.
Yani "Çay harareti alır" sözü belirli koşullarda bilimsel bir karşılık buluyor: Sıcak içecek terlemeyi artırıyor, asıl serinletici etkiyi ise terin ciltten buharlaşması sağlıyor.



