Uzman Klinik Psikolog Gonca Malkoç Arı, sınav öncesinde hissedilen kaygının belirli bir düzeyde doğal kabul edildiğini, ancak yoğunlaştığında öğrencinin hem akademik performansını hem de ruhsal dengesini olumsuz etkileyebildiğini bildirdi. Arı, doğru yöntemler ve uygun destekle sınav kaygısının kontrol altına alınabileceğini belirtti.

BELİRLİ DÜZEYDE KAYGI PERFORMANSI ARTIRABİLİR

Sınav dönemlerinde yaşanan kaygının insan yaşamının doğal bir parçası olduğunu ifade eden Arı, bu duygunun her zaman olumsuz sonuç doğurmadığını söyledi. Sınav öncesi belirli seviyede hissedilen kaygının öğrenciyi motive edebileceğini belirten Arı, kaygının aşırı ve kontrol edilemez bir hal almasının ise başarıyı düşüren temel etkenlerden biri olduğunu kaydetti.

Uzman Klinik Psikolog Gonca Malkoç Arı, sınav öncesi hissedilen kaygının dozunda olduğunda öğrenciyi çalışmaya yönlendirebildiğini, ancak yoğun ve sürekli hâle gelmesi durumunda akademik başarıyla birlikte psikolojik sağlığı da tehdit ettiğini dile getirdi.

SINAV KAYGISI ÖĞRENCİNİN POTANSİYELİNİ DÜŞÜRÜYOR

Sınav kaygısının, öğrencinin gerçek performansını ortaya koymasını engelleyen yoğun endişe durumu olarak tanımlandığını belirten Arı, özellikle ergenlik dönemindeki bireylerde bu tablonun daha sık görüldüğüne dikkat çekti. Sürekli başarısız olma korkusunun zihni meşgul ettiğini ifade eden Arı, bu durumun dikkat dağınıklığına, odaklanma sorununa ve öğrenilen bilgileri hatırlamada güçlüğe neden olabildiğini söyledi.

Yoğun kaygının sınav anında öğrencinin zihnini baskı altına aldığını belirten Arı, bunun da bilgiye erişimi zorlaştırarak başarı düzeyini doğrudan etkileyebildiğini vurguladı.

UYKUSUZLUK VE MİDE ŞİKAYETLERİNE DİKKAT

Sınav kaygısının bazı öğrencilerde profesyonel destek gerektirecek boyuta ulaşabildiğini aktaran Arı, özellikle günler hatta haftalar öncesinden başlayan yoğun endişenin önemli bir işaret olduğunu belirtti. Uykusuzluk, mide bulantısı, karın ağrısı, ders çalışmayı sürekli erteleme, sınavdan kaçınma ve sınav anında zihnin boşalması gibi belirtilerin dikkatle izlenmesi gerektiğini söyledi.

Artemis III'te sürpriz değişiklik: Ay'a iniş ertelendi
Artemis III'te sürpriz değişiklik: Ay'a iniş ertelendi
İçeriği Görüntüle

Kaygının kısa süreli ve sadece sınavla sınırlı kalabildiğini ifade eden Arı, bu duygunun kişinin yaşamının diğer alanlarına da yayılması ve sürekli başarısızlık beklentisine dönüşmesi halinde daha ciddi bir kaygı tablosundan söz edilebileceğini kaydetti.

A W662524 01

AİLE TUTUMU KAYGIYI AZALTABİLİR DE ARTIRABİLİR

Klinik uygulamalarda yaygın kaygı bozukluğu, panik atak, sosyal kaygı ve obsesif kompulsif belirtilerle sık karşılaşıldığını belirten Arı, sınav dönemlerinin bu sorunları tetikleyebildiğini söyledi. Ailelerin yaklaşımının sınav kaygısı üzerinde belirleyici rol oynadığını vurgulayan Arı, sürekli başarı baskısı kuran ve çocuklarını başkalarıyla kıyaslayan tutumların kaygıyı artırdığını ifade etti.

Buna karşılık anlayışlı, destekleyici ve sürece odaklanan aile yaklaşımının öğrencinin üzerindeki baskıyı azalttığını belirten Arı, sınav dönemlerinde çocuğun yalnızca sonuçla değil emek ve gelişim süreciyle değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

KAYGI BOZUKLUKLARI TEDAVİ EDİLEBİLİYOR

Yoğun kaygının görmezden gelinmemesi gerektiğini vurgulayan Arı, erken fark edilen belirtilerin uygun psikolojik destekle kontrol altına alınabileceğini ve öğrencinin hem duygusal hem akademik açıdan daha sağlıklı bir süreç geçirebileceğini ifade etti.

Kaynak: İHA