Yatırım fonlarındaki tasfiye süreci, tasarruf sahiplerinin rotasını Bireysel Emeklilik Sistemi'ne çevirecek. BES uzmanı Songül Çetin'in öngörüsüne göre birkaç yıl boyunca BES, büyüme hızında yatırım fonu sektörünü geride bırakacak.

Söylediklerinin yatırım tavsiyesi olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Çetin, iki sistem arasındaki dengeye dair görüşlerini Türkinform'a özel olarak aktardı.
Tartışmanın arka planında 131 yatırım fonunun tasfiyesi var. Sermaye Piyasası Kurulu, 17 Eylül'de yedi portföy yönetim şirketinin fonlarında işlemleri durdurup tasfiye kararı almıştı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in verdiği bilgiye göre kapsamdaki fonlar, Türkiye'deki fon varlıklarının onda birine yakın bir bölümünü oluşturuyor.

Kararın yatırımcı güvenini sarstığını kabul eden Çetin, "Fon yatırımcısının bir kısmı şu an tedirgin, bunu anlıyorum. Ancak tedirginlik kalıcı olmayacak, zaman içinde yerini yeniden güvene bırakacak" dedi.

Fonlara yeniden dönüş olacağına inanan Çetin, "Türk yatırımcısı bir kez canı yandı diye kapıyı tamamen kapatmaz. Fonlara yeniden güvenmek için fırsat tanıyacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
ÇETİN, PİYASADAKİ SAKİNLEŞMEYİ BES'E BAĞLADI
Piyasalardaki fiyat dalgalanmasının, yani volatilitenin son 10 yılda gerilemesini BES'le ilişkilendiren Çetin, "Piyasaların daha sakin bir seyir izlemesini sağlayan etkenlerden birini BES olarak görüyorum" dedi.
Çetin'in görüşüne dayanak olan unsur, BES'teki uzun vade. Katılımcıların sistemden çıkışı çoğunlukla emeklilik döneminde ya da ani bir nakit ihtiyacında gerçekleşiyor. Çetin, BES'i kısa vadeli bir araç olarak değil, ortalama 20 yıl süren bir ürün olarak tarif etti.
Uzun vadeli birikimin borsaya ve tahvil piyasalarına yansımasına değinen Çetin, "Uzun süre sistemde kalan para, borsaya da tahvil piyasasına da güçlü bir denge unsuru olarak giriyor. Bugün tam olarak bunun sonuçlarını görüyoruz ve etkinin güçleneceğine inanıyorum" dedi.
PARANIN KAYNAĞI BORSA İÇİN FARK YARATMIYOR
Emeklilik fonlarındaki birikimin bir kısmı hisse senedine yatırılıyor. SPK'nın 2019 kararıyla standart emeklilik fonlarında birikimin en az yüzde 10'unun Borsa İstanbul hisselerine ayrılması zorunlu hale gelmişti.
Sermaye piyasasına giren paranın hangi yoldan geldiğini ikinci planda gören Çetin, "Sermaye piyasası için önemli olan paranın içeri girmesi. O paranın fon kapısından mı, emeklilik kapısından mı geldiği sonucu pek değiştirmiyor" diye konuştu.
Bireysel emeklilik sisteminin güven sınavını geçtiğini savunan Çetin, "Güven meselesinde BES sınavını çoktan verdi. O yüzden bu yıldan başlayarak birikimlerin azımsanmayacak bir kısmının emeklilik tarafına akacağını öngörüyorum" dedi.
Çetin, fon piyasasının geleceğine dair iyimserliğini de korudu. "Fon piyasasının hikayesi bitmedi, uzun vadede yeniden yatırımcı çekecek ve büyüyecek" diyen Çetin, kısa vadeye dair tahminini ise "Yine de yakın dönemde, birkaç yıl boyunca büyüme yarışında BES'in bir adım önde olacağını tahmin ediyorum" sözleriyle paylaştı.
Emeklilik Gözetim Merkezi'nin 21 Eylül verisi, BES ile Otomatik Katılım Sistemi'nde biriken toplam tutarın 2,6 trilyon lirayı aştığını gösteriyor. İki sistemdeki katılımcı sayısı da 18,3 milyona yaklaştı. Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, tasfiye sürecinde emeklilik fonlarında nakit sıkışıklığı görülmediğini açıklamıştı.
Haberimizde yatırım tavsiyesi verilmemektedir.



