Çin'in Hangzhou kentinde yaşayan ve yalnızca Jin adıyla tanınan bir adam, spor salonundan para kazanma vaadiyle aldığı üyelikler nedeniyle yaklaşık 121 bin dolar kaybettiğini öne sürdü. İki ay içerisinde toplam 300 yıllık spor salonu üyeliği ve 1.200 özel ders satın alan Jin, vaat edilen ödemeleri alamayınca polise başvurdu.
SPOR SALONUNDAN KÂR VAADİYLE ÜYELİK SATIN ALDI
Üç yıldır aynı spor salonuna giden Jin'e, 2025 yılında bir satış görevlisi tarafından özel bir yatırım fırsatı sunuldu.
İddiaya göre spor salonu, sadık müşterilerine indirimli üyelik satın alma ve bunları daha yüksek fiyatla başka kişilere satma imkânı tanıyordu.
Jin'e bir yıllık üyeliğin 8 bin 888 yuana alınabileceği, daha sonra 16 bin 666 yuana satılacağı ve salonun satıştan yüzde 10 komisyon alacağı söylendi.
Ayrıca iki ay içerisinde satılamayan üyeliklerin ücretinin tamamen iade edileceği vaat edildi.
İKİ AYDA 300 YILLIK ÜYELİK ALDI
Teklifin kazançlı olduğunu düşünen Jin, kısa süre içerisinde daha fazla üyelik satın almaya başladı.
Satış görevlisinin yönlendirmesiyle salon müdürüyle de görüşen Jin'e daha büyük bir yatırım yapması önerildi.
10 Mayıs ile 9 Temmuz 2025 tarihleri arasında toplam 871 bin 273 yuan harcayan adam, 300 yıllık spor salonu üyeliği ve yaklaşık 1.200 özel ders satın aldı.
Ancak imzaladığı 26 sözleşmede, satın alınan üyelik haklarının başka kişilere devredilemeyeceği belirtiliyordu. 
PARASINI GERİ İSTEDİĞİNDE KİMSEYE ULAŞAMADI
Temmuz 2025'te vaat edilen iade süresi geldiğinde Jin, satış görevlisine ve spor salonu yönetimine ulaşmaya çalıştı.
Ancak iddiaya göre satış görevlisi, salon müdürü ve işletme sahibi ortadan kayboldu. Telefonlarına da ulaşılamadı.
Böylece Jin, kâr elde etmeyi beklerken parasını geri alamadı ve kullanması mümkün olmayan uzun süreli üyeliklerle karşı karşıya kaldı.
DOLANDIRILDIĞINI ANLAYINCA POLİSE BAŞVURDU
Yaşadıklarının ardından Hangzhou polisine başvuran Jin, ödediği paranın en azından bir bölümünü geri alabilmek için hukuki süreç başlattı.
Ancak avukatlar, sözleşmelerde üyeliklerin devredilemeyeceğinin açıkça belirtilmesi ve olayla bağlantılı kişilere ulaşılamaması nedeniyle sürecin zorlu olabileceğine dikkat çekti.
2025 yılında yaşanan olay, 14 Ekim 2026'da yeniden gündeme geldi.




