Bypass ameliyatının ardından ağrıların azalması ve günlük yaşamın kolaylaşması, hastalarda “Damarlarım yenilendi, artık riskim kalmadı” düşüncesini oluşturabiliyor. Ancak ameliyatla kan akışının yeniden sağlanması, damarların tıkanmasına neden olan hastalığın tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Ameliyat sonrası tedavinin ve kontrollerin ihmal edilmesi, damarların yeniden daralmasına veya tıkanmasına zemin hazırlayabiliyor.

Türkinform muhabiri Almila Kerküklü’ye verdiği özel röportajda bypass sonrası sürece ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Nihat Baysal, ameliyatın başarısının uzun vadede korunmasında hastanın tedaviye uyumunun ve yaşam alışkanlıklarının belirleyici olduğunu vurguladı. Baysal, hastaların kendilerini iyi hissetseler bile damar hastalığına yönelik takibi sürdürmeleri gerektiğini söyledi.

BYPASS YENİ BİR YOL AÇIYOR, HASTALIĞI ORTADAN KALDIRMIYOR

Bypass ameliyatının işlevini anlatan Baysal, “Damarlarım yenilendi, artık riskim kalmadı” yaklaşımının doğru olmadığını belirtti. Ameliyatın, tıkalı damarın ötesine kan ulaştırmak için alternatif bir yol oluşturduğunu ifade eden Baysal, bunun damar tıkanıklığına yol açan hastalığın tamamen tedavi edildiği şeklinde yorumlanmaması gerektiğini söyledi.

Baysal, süreci şu benzetmeyle açıkladı:

“Şöyle düşünelim: Bir yolumuz tıkanmış ve biz trafiğin akışını sağlamak için alternatif bir yol açmışız. Trafiği yeniden akıtmışız ama şehirdeki trafik sorununu oluşturan nedenleri ortadan kaldırmamışız. Eğer gerekli önlemleri almazsak yeni yolumuz da zamanla tıkanabilir.”

Bu nedenle bypass sonrasında yalnızca kan akışının sağlanmasına değil, damar hastalığını ilerleten nedenlerin kontrol altına alınmasına da odaklanılması gerektiğini vurgulayan Baysal, ameliyatın tedavi sürecinin sonu olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.

AMELİYATTA KULLANILAN DAMAR DA YENİDEN TIKANABİLİR

Ameliyat geçirmiş olmanın hastayı damar hastalığı açısından risksiz hâle getirmediğini dile getiren Baysal, özellikle sigara kullanımı ve kontrol altında tutulmayan hastalıkların süreci olumsuz etkileyebildiğini anlattı.

Baysal, bypass sonrasında da önemini koruyan risk faktörlerini şöyle sıraladı:

“Özellikle sigara kullanımı, yüksek kolesterol, kontrolsüz diyabet, hipertansiyon ve hareketsiz yaşam, damar hastalığının ilerlemesine neden olabilir. Üstelik bypass için kullanılan damar da zamanla daralabilir veya tıkanabilir.”

Bypass için kullanılan damarın da zaman içinde daralabilmesi veya tıkanabilmesi, ameliyat sonrasında tedavinin neden sürdürülmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Baysal’ın açıklamalarına göre damar hastalığını ilerleten etkenler devam ettiğinde, ameliyatla oluşturulan yeni yol da bu süreçten etkilenebiliyor.

Bypass Oldum, Kurtuldum Demeyin! Açılan Damar Neden Yeniden Tıkanıyor 1

KENDİNİ İYİ HİSSEDİNCE İLAÇLARI BIRAKMAK EN ÖNEMLİ HATALARDAN

Baysal, ameliyat sonrası dönemde yapılan önemli hatalardan birinin, şikâyetleri azalan hastanın tedaviye artık ihtiyaç duymadığını düşünmesi olduğunu söyledi. İlaçların bırakılması, sigara kullanımının sürdürülmesi ve kontrollerin aksatılması, bu dönemde öne çıkan yanlışlar arasında yer alıyor.

“Ameliyattan sonra yapılan en önemli hataların başında, hasta kendisini iyi hissedince ilaçlarını bırakması, sigaraya devam etmesi ve kontrollerini ihmal etmesi geliyor.”

Özellikle ağrının geçmesinin veya yürüme mesafesinin artmasının, damar hastalığının tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğini belirten Baysal, hastanın günlük yaşamındaki iyileşmeyle hastalığın sona ermesini birbirinden ayırması gerektiğine dikkat çekti.

Ameliyatın sağladığı rahatlama, tedaviyi bırakma gerekçesi olmamalı. Baysal, bu noktada hastalarına verdikleri mesajı şu sözlerle aktardı:

“Ameliyatla yeni bir yol açıyoruz; o yolun açık kalması için tedaviye ve takibe devam etmemiz gerekiyor.”

UZUN VADELİ BAŞARI İÇİN TEDAVİ VE YAŞAM ALIŞKANLIKLARI BİRLİKTE ÖNEMLİ

Bypass sonrasında damarların açık kalmasını desteklemek için yalnızca ameliyatın yeterli olmadığını belirten Baysal, düzenli ilaç kullanımıyla birlikte risk faktörlerinin kontrol altında tutulmasının önemini vurguladı.

Kolesterol, tansiyon ve kan şekeri kontrolünün yanı sıra sigaranın bırakılması, uygun egzersiz ve düzenli hekim takibi, ameliyatın uzun vadeli başarısını korumada öne çıkıyor.

Baysal, hastaların dikkat etmesi gerekenleri şöyle anlattı:

“Doktorun önerdiği ilaçları düzenli kullanmak, kolesterolü, tansiyonu ve kan şekerini kontrol altında tutmak, sigarayı bırakmak, uygun egzersiz yapmak ve düzenli kontrollere gitmek, ameliyatın başarısını uzun vadede korumak açısından çok önemlidir.”

Kışın cilt neden kurur? Yüz ve eller için etkili bakım önerileri
Kışın cilt neden kurur? Yüz ve eller için etkili bakım önerileri
İçeriği Görüntüle

Baysal’ın açıklamaları, ameliyat sonrası bakımın yalnızca şikâyet ortaya çıktığında başvurulacak bir süreç olmadığını gösteriyor. Hastanın kendisini iyi hissettiği dönemde de önerilen tedaviyi ve kontrollerini sürdürmesi gerekiyor.

BACAK AĞRISI, SOĞUKLUK VE İYİLEŞMEYEN YARALAR İHMAL EDİLMEMELİ

Baysal, damar dolaşımındaki sorunlara işaret edebilecek belirtiler konusunda da uyarılarda bulundu. Özellikle yürürken yeniden ortaya çıkan bacak ağrısının, ayakta soğukluğun, renk değişikliğinin veya iyileşmeyen yaraların göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

“Yürürken yeniden başlayan bacak ağrısı, ayakta soğukluk veya renk değişikliği, iyileşmeyen yaralar kesinlikle ihmal edilmemeli. Özellikle ani gelişen şiddetli ağrı, soğukluk veya his kaybı acil değerlendirme gerektirir.”

Ani başlayan şiddetli ağrı, soğukluk veya his kaybının acil değerlendirme gerektirdiğini özellikle vurgulayan Baysal, hastaların ameliyat geçirmiş olmalarını bu belirtileri önemsememek için bir gerekçe olarak görmemesi gerektiğine dikkat çekti.

“BYPASS AMELİYATI BİR SON DEĞİL, YENİ BİR BAŞLANGIÇTIR”

Baysal, bypass sonrası dönemin, hastanın damar sağlığını korumaya yönelik alışkanlıklarını sürdürmesi gereken bir süreç olduğunu belirtti. Ameliyatla sağlanan kan akışının uzun yıllar korunabilmesi için tedavi, takip ve yaşam biçiminin birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.

Hedefin yalnızca tıkalı damarın ötesine kan ulaştırmak değil, sağlanan iyileşmeyi uzun vadede korumak olduğunu vurgulayan Baysal, mesajını şu sözlerle tamamladı:

“Unutmayalım; bypass ameliyatı bir son değil, yeni bir başlangıçtır. Önemli olan yalnızca damarları açmak değil, o damarların uzun yıllar açık kalmasını sağlayacak yaşam biçimini de kazanmaktır.”

Muhabir: Almila İrem Kerküklü