AYM'nin süresiz nafaka düzenlemesini iptal etmesinin ardından gözler Türk Medeni Kanunu'nda yapılacak yeni düzenlemeye çevrildi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Arzu Gül, mevcut sistemde hakimlerin zaten süreli nafaka kararı verebildiğini belirterek, yeni düzenlemenin hakimlerin takdir yetkisini kısıtlamaması gerektiğini söyledi. Gül, nafakanın tamamen süreli hale getirilmesi yerine ihtiyaca göre süreli veya istisnai olarak süresiz uygulanmasının daha uygun bir model olabileceğini ifade etti.

AYM KARARI SONRASI YENİ DÜZENLEME TARTIŞMASI BAŞLADI

Anayasa Mahkemesi'nin Türk Medeni Kanunu'nun yoksulluk nafakasına ilişkin 175'inci maddesinde yer alan "süresiz" ibaresini iptal etmesinin ardından, nafaka sisteminin nasıl şekilleneceği yeniden gündeme geldi. Dokuz ay sonra yürürlüğe girecek karar sonrasında, yeni yasal düzenlemenin içeriğine ilişkin hukukçular değerlendirmelerde bulunuyor.

Özel haber kapsamında görüşlerini paylaşan Avukat Arzu Gül, mevcut düzenlemenin hakimlere her somut olay bakımından adil bir karar verme imkanı sunduğunu belirterek, "Mevcut yasal düzenlemede de süreli nafaka kararının verilmesine engel bir hukuki durum yoktu. Sahada süreli verilen nafaka kararlarına rastlıyorduk. Özellikle evliliğin süresine göre bu kararlar verilebiliyordu" dedi.

HAKİMLERİN TAKDİR YETKİSİNE DİKKAT ÇEKTİ

Gül, mevcut sistemde evliliğin süresi, tarafların yoksulluğa düşme durumu, eğitim düzeyi ve çalışma imkanları gibi unsurların dikkate alınarak süreli ya da süresiz nafaka kararı verilebildiğini aktardı.

"Nafakanın tek seferde toplu ödenmesine de karar verilebilir mevcut düzenlemede" ifadelerini kullanan Gül, "Dolayısıyla mevcut haliyle düzenleme hakimlere her somut dosya bakımından adaletli bir nafaka belirleme takdir yetkisi veriyordu. Bu şekliyle 'süresiz' kelimesine takılmak ve iptal etmenin hakimin takdir yetkisini sınırlamaya neden olacağı görülmekle, bu şekliyle daha adil bir uygulama olacağını iddia etmek güç" diye konuştu.

Hukuk

"SÜRELİ NAFAKA İLE İSTİSNAİ SÜRESİZ NAFAKA BİRLİKTE UYGULANMALIDIR"

Türk Medeni Kanunu'nda yapılacak yeni düzenlemenin nasıl olması gerektiğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gül, temel tartışmanın nafakanın ömür boyu bir destek mi yoksa geçici bir ekonomik denge aracı mı olması gerektiği noktasında toplandığını belirtti.

Gül, "Kanaatimce modern aile hukukunda doğru model, süreli nafaka ile istisnai süresiz nafakanın birlikte uygulanmasıdır" dedi.

Ankara'daki park cinayetinde iki tutuklama
Ankara'daki park cinayetinde iki tutuklama
İçeriği Görüntüle

Süreli nafaka sisteminde mahkemelerin evliliğin süresi, tarafların yaşı ve çalışma gücü, meslek ve gelir durumu ile eğitim ve iş bulma ihtimalini dikkate alması gerektiğini ifade eden Gül, örnek bir model olarak kısa süreli evliliklerde daha kısa, uzun süreli evliliklerde ise daha uzun süreli nafaka uygulamalarının değerlendirilebileceğini söyledi.

"İSTİSNAİ DURUMLARDA SÜRESİZ NAFAKA UYGULANABİLİR"

Süresiz nafakanın tamamen kaldırılmasına karşı olduğunu belirten Gül, bazı özel durumlarda bu uygulamanın devam etmesi gerektiğini ifade etti.

Gül, ağır hastalık, engellilik, yaşlılık ve çalışamayacak durumda olma gibi hallerde süresiz nafakanın sosyal devlet ilkesi çerçevesinde sürdürülebileceğini belirterek, "Sistem herkese süresiz nafaka değil, ihtiyaca göre süreli veya istisnai süresiz nafaka şeklinde olmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.

Ayrıca Gül, kadınların istihdam oranlarının düşüklüğü ve ev içi bakım emeğinin büyük ölçüde kadınlar tarafından karşılanması nedeniyle nafaka hakkının sınırlandırılmasının, özellikle ekonomik bağımsızlığı bulunmayan kadınlar açısından çeşitli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Kadınların önemli bir bölümünün şiddet nedeniyle boşanma sürecine girdiğini hatırlatan Gül, yapılacak düzenlemenin boşanma sonrası yoksulluğa düşecek tarafı koruyacak şekilde hazırlanması gerektiğini ifade etti.

Muhabir: YAREN TEKİN