TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Gaziantep Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yıl Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sürecin devlet politikası haline geldiğini belirten Kurtulmuş, gelinen aşamadan sonra atılacak adımların önemine dikkati çekti.
“DEVLET AKLIYLA MİLLET VİCDANI BULUŞTU”
Terörsüz Türkiye sürecinin toplumsal karşılığına değinen Kurtulmuş, devlet aklıyla millet vicdanının buluşmasının güçlü bir toplumsal iklim oluşturduğunu söyledi. Sürecin başlangıcından bu yana bu iklimin daha olumlu bir noktaya ilerlediğini ifade etti.
Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye hedefiyle ülkenin iç güvenliğinin güçlendirilmesinin yanı sıra terörsüz bir bölgenin kurulmasını da amaçladıklarını belirtti. Bu hedefin bölge halklarının birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde yaşamasına katkı sunmasını temenni etti.
“RAPOR KAPININ ARALANMASIYDI, YASA KAPININ AÇILMASIDIR”
Sürecin bundan sonraki aşamasında gelinen mesafenin gereklerinin yerine getirilmesi gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, rapor ve yasa aşamalarını kapı benzetmesiyle anlattı.
Kurtulmuş, “Rapor kapının aralanmasıydı; yasa ise kapının sona kadar açılmasıdır” ifadelerini kullandı. Önlerinde barış, kardeşlik, beraberlik ve bölge ülkelerinin halklarıyla birlikte kalkınma imkânı sunan yeni bir kapı açıldığını dile getirdi.

“SİLAHLAR TAMAMEN GERİDE KALMALI”
Terörsüz Türkiye hedefinde silahların tamamen bırakılması gerektiğini belirten Kurtulmuş, ülkede hiçbir terör örgütünün silahlı mücadele yürütmesine fırsat verilmeyeceğini söyledi.
Kurtulmuş, silahların bırakılmasının ardından demokrasi ve hukukun üstünlüğü çerçevesinde siyaset yapılmasının önemine işaret ederek, Türkiye siyasetinin bu koşullarda çözemeyeceği bir mesele bulunmadığını ifade etti.
“BARIŞ EKONOMİSİ ORTAYA ÇIKACAK”
Terörün sona ermesinin ekonomik ve bölgesel sonuçlarına da değinen Kurtulmuş, çatışma ekonomisinden kazanç sağlayan kesimlerin barış ortamıyla birlikte kaybedeceğini belirtti.
Kurtulmuş, terörün sona ermesi ve terörsüz bölgenin kurulmasıyla yeni bir kavram olarak “barış ekonomisi”nin ortaya çıkacağını söyledi. Barış ekonomisinin sağlayacağı kazanımların bütün dünyaya örnek olabileceğini kaydetti.





