Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, dijital dolandırıcılığın artık teknik saldırılardan çok insan psikolojisini hedef aldığını belirterek, “Dolandırıcılar korku ve acele duygusunu kullanıyor. Sakin kalan kazanır” uyarısında bulundu.
Sahte linkler, klon siteler ve mesaj yoluyla yapılan dolandırıcılıklar her geçen gün artıyor. Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, TÜRKİNFORM’a yaptığı değerlendirmede, dijital dolandırıcılığın artık çok daha organize ve profesyonel hale geldiğini söyledi.
EN YAYGIN YÖNTEM: SOSYAL MÜHENDİSLİK
Prof. Dr. Kırık, günümüzde en sık karşılaşılan dolandırıcılık türünün “sosyal mühendislik” olduğunu vurguladı:
“Artık klasik anlamda hack’ten çok, insanı kandırmaya dayalı yöntemler öne çıkıyor. Sahte SMS’ler, WhatsApp mesajları, e-postalar ve kendini banka, savcı ya da polis olarak tanıtan aramalar en bilinen örnekler. Amaç, kişide panik yaratıp düşünmeden işlem yaptırmak.”
“Hesabınız askıya alındı”, “Adınıza dava açıldı”, “Kargonuz yolda” gibi ifadelerin bilinçli olarak seçildiğini belirten Kırık, bu mesajların temel hedefinin vatandaşın kendi bilgilerini gönüllü olarak paylaşması olduğunu söyledi.
GENÇLER YATIRIM VAADİYLE KANDIRILIYOR
Genç yaş grubunun daha çok yatırım ve kripto dolandırıcılığıyla hedef alındığını aktaran Kırık, özellikle 18–35 yaş arasının sosyal medya üzerinden tuzaklara çekildiğini ifade etti:
“Instagram ve benzeri platformlarda görülen ‘kısa sürede yüksek kazanç’ vaatleriyle sahte sitelere yönlendiriliyorlar. Önce küçük bir kazanç sağlatılarak güven oluşturuluyor, sonra daha büyük meblağlar yatırılıyor ve bir noktada tüm para kayboluyor.”
YAŞLILAR KORKU SENARYOLARIYLA MAĞDUR EDİLİYOR
Orta yaş ve üzerindeki bireylerin ise daha çok telefon dolandırıcılığına maruz kaldığını söyleyen Kırık, şu ifadeleri kullandı:
“40 yaş üstü ve özellikle 60 yaş üzeri bireyler, ‘terör soruşturması’, ‘savcılık incelemesi’, ‘altınlarınızı güvenceye almalıyız’ gibi korku ve otorite içeren senaryolarla kandırılıyor. Dijital okuryazarlığın düşük olması, dolandırıcıların işini kolaylaştırıyor.”
EN TEMEL KURAL: ACELE ETME, DOĞRULA
Vatandaşların en büyük hatasının paniklemek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kırık, şu uyarıyı yaptı:
“Devlet kurumları ve bankalar telefonla ya da mesajla para istemez. ‘Hemen’, ‘son uyarı’, ‘acil’ gibi ifadeler varsa bu neredeyse kesin dolandırıcılıktır. Şüpheli bir durumda, linke tıklamak yerine kurumun resmi numarası bizzat aranmalıdır.”
KAYIP YAŞAYANLAR NE YAPMALI?
Dolandırıcılık sonrası hızlı hareket edilmesi gerektiğini belirten Kırık, “Önce bankaya bildirim yapılmalı, ardından savcılığa suç duyurusunda bulunulmalı. Erken bildirim, paranın izinin sürülmesi açısından kritik öneme sahip” dedi.
Birçok mağdurun utanma duygusuyla susmayı tercih ettiğini söyleyen Kırık, bunun dolandırıcıların işine yaradığını vurguladı:
“Bu suçlar bireysel zafiyet değil, organize yapılardır. Konuşuldukça ve paylaşıldıkça önlenebilir.”
DİJİTAL KORUNMA İÇİN ALTIN KURALLAR
Prof. Dr. Kırık, dijital dolandırıcılıktan korunmak için şu önerilerde bulundu:
-
Tanımadığınız numaralardan gelen mesajlara şüpheyle yaklaşın
-
Beklemediğiniz kargo ve ödeme bildirimlerine tıklamayın
-
Banka ve e-Devlet bilgilerinizi asla mesajla paylaşmayın
-
Güçlü ve farklı şifreler kullanın
-
İki aşamalı doğrulamayı aktif edin
-
Açık Wi-Fi ağlarında bankacılık işlemi yapmayın
“DOLANDIRICILAR TEKNOLOJİYİ DEĞİL, PSİKOLOJİYİ HEDEF ALIYOR”
Prof. Dr. Ali Murat Kırık, dijital dolandırıcılığın özünü şu sözlerle özetledi:
“Dolandırıcılar teknolojiden çok insan psikolojisini hedef alıyor. En güçlü savunma; sakin kalan, sorgulayan ve doğrulayan vatandaşın refleksidir.”