Son yıllarda gelişen üretken yapay zekâ teknolojileri, yalnızca birkaç saniyelik bir ses örneğinden gerçeğe çok yakın konuşmalar üretebiliyor. Uzmanlara göre sosyal medya videoları, sesli mesajlar veya telefon görüşmelerinden elde edilen kısa kayıtlar bile bir kişinin sesinin taklit edilmesi için yeterli olabiliyor. Bu durum, aile bireylerini veya iş arkadaşlarını hedef alan dolandırıcılık girişimlerini daha ikna edici hâle getiriyor.

HEDEFTE AİLELER VE ŞİRKETLER VAR

Dolandırıcılar çoğu zaman mağdurları panik yaratacak senaryolarla karşı karşıya bırakıyor. Yakın bir akrabanın zor durumda olduğu, acil para gerektiği veya resmi bir kurum adına arandıkları izlenimi verilerek kısa sürede para transferi yapılması isteniyor. Uzmanlar, bu saldırılarda psikolojik baskının teknolojiden daha etkili olduğuna dikkat çekiyor.

WhatsApp'ta yeni dönem! Artık telefon numaranızı paylaşmak zorunda değilsiniz!
WhatsApp'ta yeni dönem! Artık telefon numaranızı paylaşmak zorunda değilsiniz!
İçeriği Görüntüle

TÜRKİYE'DE DİJİTAL DOLANDIRICILIĞA KARŞI YENİ DÖNEM

Türkiye'de dijital dolandırıcılıkla mücadele kapsamında yapay zekâ destekli DOLUNAY Projesi hayata geçirildi. Proje; emniyet, jandarma, MASAK, BTK, BDDK ve adli birimleri ortak dijital altyapıda buluşturarak ihbarların hızlı analiz edilmesini ve operasyon süreçlerinin hızlandırılmasını hedefliyor. Sistemin dolandırıcılık ihbarlarını analiz ederek kısa sürede operasyon dosyası oluşturabildiği belirtiliyor.

UZMANLAR NEDEN ENDİŞELİ?

Yapay zekâ tabanlı ses üretim teknolojileri her geçen gün daha gerçekçi sonuçlar veriyor. Son akademik çalışmalar, otomatik sesli kimlik avı (vishing) saldırılarının düşük maliyetle çok daha geniş kitlelere uygulanabilir hâle geldiğini ortaya koyuyor. Araştırmacılar, ses taklit teknolojilerinin ölçeklenebilir dolandırıcılık faaliyetlerini kolaylaştırabileceği uyarısında bulunuyor.

Abd Hazine Bakanligi Yapay Zeka Dolandiriciligi Kolaylastirdi Vz2U

Bunun yanında, ses klonlarının gerçek kişilere yanlış şekilde atfedilmesi veya tespit sistemlerinin her durumda kesin sonuç verememesi gibi teknik riskler üzerinde de duruluyor.

VATANDAŞLAR NASIL KORUNABİLİR?

Uzmanların ortak tavsiyesi, telefonda duyulan sese güvenerek işlem yapılmaması yönünde. Acil para talebi içeren aramalarda farklı bir iletişim kanalıyla ilgili kişiye ulaşılması, kimlik doğrulaması yapılması ve mümkünse aile içinde yalnızca yakınların bileceği bir doğrulama parolası belirlenmesi öneriliyor. Ayrıca zaman baskısı oluşturan para transferi taleplerine karşı temkinli olunması gerektiği vurgulanıyor.

DİJİTAL GÜVENLİKTE YENİ MÜCADELE BAŞLADI

Yapay zekâ, hayatı kolaylaştıran uygulamaların yanı sıra siber suç yöntemlerini de dönüştürüyor. Türkiye'de geliştirilen yeni teknolojik altyapılar ve uluslararası alanda yürütülen akademik çalışmalar, dijital dolandırıcılıkla mücadelenin artık yalnızca kolluk kuvvetlerinin değil, vatandaşların bilinçli hareket etmesini de gerektiren çok yönlü bir süreç olduğunu gösteriyor.

CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM BAŞKANLIĞI: DOĞRULANMAYAN MESAJLARA İTİBAR ETMEYİN

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, yapay zekâ destekli dolandırıcılık girişimlerine ilişkin yaptığı bilgilendirmede, özellikle sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden tanıdık kişiler ya da kamu kurumları adına hazırlanmış gibi görünen içeriklere karşı vatandaşları uyardı. Açıklamada, sahte bağlantılar aracılığıyla kişisel ve finansal bilgilerin ele geçirilmeye çalışıldığı belirtilirken, kaynağı doğrulanamayan mesajlara itibar edilmemesi ve şüpheli bağlantılara tıklanmaması gerektiği vurgulandı.

FTC: SES KLONLAMA TEKNOLOJİSİ TÜKETİCİLER İÇİN YENİ RİSKLER DOĞURUYOR

ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC), yapay zekâ destekli ses klonlama teknolojilerinin dolandırıcılık amacıyla kullanılmasının tüketiciler açısından giderek büyüyen bir tehdit oluşturduğunu belirtiyor. Kurum, bu nedenle "Voice Cloning Challenge" adlı programı başlatarak ses klonlama kaynaklı dolandırıcılıkların önlenmesine yönelik teknolojik çözümleri destekledi. FTC, tek bir çözümün yeterli olmayacağını, doğrulama sistemleri, gerçek zamanlı tespit mekanizmaları ve sonradan inceleme yöntemlerinin birlikte geliştirilmesi gerektiğini ifade ediyor.

FTC YETKİLİLERİ: TÜM ARAÇLAR KULLANILACAK

FTC Tüketiciyi Koruma Bürosu Direktörü Samuel Levine, yapay zekâ ile gerçekleştirilen ses klonlama dolandırıcılıklarına karşı tüm yasal araçların kullanılacağını belirterek, bu teknolojilerin kötüye kullanımını önlemenin öncelikleri arasında yer aldığını söyledi. FTC Teknolojiden Sorumlu Yetkilisi Stephanie T. Nguyen ise yalnızca teknolojik çözümlerin yeterli olmayacağını, yapay zekâ geliştiren şirketlerin de ürettikleri sistemlerin oluşturabileceği risklerden sorumluluk taşıması gerektiğini dile getirdi.

AKADEMİK ARAŞTIRMALAR: İNSANLAR YAPAY ZEKÂ SESİNİ AYIRT ETMEKTE ZORLANIYOR

Son dönemde yayımlanan akademik araştırmalar, insanların yapay zekâ tarafından oluşturulan sesleri gerçek insan seslerinden güvenilir biçimde ayırt etmekte zorlandığını ortaya koyuyor. Çalışmalarda katılımcıların önemli bölümünün yapay sesleri gerçek sanması, dolandırıcılık girişimlerinin ikna ediciliğini artıran en önemli etkenlerden biri olarak değerlendiriliyor. Araştırmacılar, bu nedenle bireysel farkındalığın yanı sıra gelişmiş doğrulama sistemlerine ihtiyaç bulunduğuna dikkat çekiyor.

SİBER GÜVENLİK UZMANLARI: EN ETKİLİ SAVUNMA DOĞRULAMA

Siber güvenlik uzmanları, yapay zekâ destekli ses dolandırıcılığına karşı en etkili yöntemin ikinci bir doğrulama kanalı kullanmak olduğunu belirtiyor. Özellikle para talebi, banka işlemi veya acil yardım çağrısı içeren telefon görüşmelerinde, konuşan kişinin kimliğinin farklı bir telefon numarası ya da görüntülü görüşme yoluyla doğrulanması öneriliyor. Uzmanlara göre aile içinde yalnızca yakınların bildiği bir "güvenlik parolası" belirlemek de bu tür dolandırıcılık girişimlerine karşı etkili yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Tuğba Güner