Sağlık

Tripofobi nedir, belirtileri nelerdir ve neden olur?

Tripofobi, halk arasında delik korkusu olarak bilinen ve birbirine yakın kümelenmiş küçük deliklere ya da gözenekli yapılara karşı duyulan yoğun bir rahatsızlık hissidir. Sosyal medyada paylaşılan görsellerle sıkça gündeme gelen bu durum, bireylerde kaşıntıdan mide bulantısına kadar pek çok farklı fiziksel ve psikolojik tepkiye yol açabiliyor. Peki, bu durumun bilimsel açıklaması nedir ve neden olur? Tripofobi hakkında merak edilen tüm detaylar haberimizde...

Tripofobi, modern dünyada internetin ve görsel paylaşım platformlarının yaygınlaşmasıyla birlikte daha fazla konuşulur hale gelmiştir. Birçok insan, bal peteği, sünger, çilek yüzeyi ya da sabun köpüğü gibi masum görünen yapılara baktığında kontrol edemediği bir tiksinti veya korku hissettiğini fark etmektedir. Bilim dünyasında hala tartışılan bir konu olan bu durum, kişinin yaşam kalitesini etkileyecek seviyeye ulaştığında profesyonel destek gerektirebilir.

TRİPOFOBİ NEDİR?

Tripofobi, düzensiz veya kümelenmiş küçük deliklerin, tümseklerin veya desenlerin oluşturduğu görsellere karşı duyulan aşırı hassasiyettir. Teknik olarak bir "fobi" olarak adlandırılsa da, Amerikan Psikiyatri Birliği'nin Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı'nda (DSM-5) henüz resmi bir ruhsal bozukluk olarak tanımlanmamıştır. Ancak uzmanlar, bu durumun milyonlarca insanı etkileyen gerçek bir fenomen olduğunu kabul etmektedir.

Bu durumu yaşayan kişiler, rahatsız edici görsellerle karşılaştıklarında sadece korku değil, genellikle yoğun bir tiksinti duygusu hissederler. Görsel uyarıcıya verilen tepki anlıktır ve bazen dakikalarca süren bir huzursuzluğa neden olabilir.

TRİPOFOBİ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Tripofobisi olan bir birey, tetikleyici bir görselle karşılaştığında hem duygusal hem de fiziksel belirtiler gösterebilir. En yaygın görülen tripofobi belirtileri şunlardır:

  • Ciltte kaşınma veya karıncalanma hissi,
  • Tüylerin diken diken olması (ürperme),
  • Mide bulantısı ve kusma isteği,
  • Yoğun tiksinti ve iğrenme duygusu,
  • Kalp atış hızının artması ve nefes darlığı,
  • Gözü görsele odaklamada zorluk çekme veya bakamama,
  • Terleme ve titreme.

Bu belirtiler, kişinin hassasiyet derecesine göre değişkenlik gösterir. Bazı kişiler sadece hafif bir huzursuzluk duyarken, bazıları ciddi bir panik atak benzeri durum yaşayabilir.

TRİPOFOBİ NEDEN OLUR?

Bilim insanları tripofobinin nedenleri üzerine çeşitli teoriler geliştirmektedir. En güçlü teori, bu durumun evrimsel bir hayatta kalma mekanizması olduğudur. Bazı araştırmacılar, delikli ve benekli yapıların doğadaki zehirli hayvanların (yılanlar, ahtapotlar, örümcekler) deri desenlerine benzediğini savunur. Bu teoriye göre, beynimiz bu tür desenleri bir tehlike sinyali olarak algılar ve bizi uzak tutmak için tiksinti tepkisi üretir.

Bir diğer teori ise, delikli yapıların bulaşıcı hastalıkları veya parazitlerin deri üzerinde bıraktığı izleri anımsatmasıdır. İnsan beyni, sağlığını korumak adına bu tür "hastalıklı" görünümlerden kaçınma eğilimi gösterir. Bu durum, evrimsel psikoloji çerçevesinde bir savunma yöntemi olarak değerlendirilir.

TRİPOFOBİ TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

Tripofobi günlük hayatı kısıtlamıyorsa genellikle bir tedaviye ihtiyaç duyulmaz. Ancak görsellerden kaçınma hali sosyal yaşamı etkiliyorsa veya ciddi kaygıya yol açıyorsa uzman desteği alınmalıdır. En etkili yöntemlerden biri Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) yöntemidir. Bu terapi sürecinde kişi, korku duyduğu uyarıcıya kontrollü bir şekilde maruz bırakılarak duyarsızlaştırılır.

Ayrıca, maruz bırakma terapisi sayesinde birey, tetikleyici görsellere baktığında hissettiği tepkiyi kontrol etmeyi öğrenir. Kaygı seviyesi çok yüksek olan durumlarda psikiyatrist kontrolünde destekleyici ilaç tedavileri de uygulanabilmektedir. Yaşam tarzı değişiklikleri, nefes egzersizleri ve stres yönetimi de bu süreçte iyileşmeye yardımcı olan faktörler arasındadır.