ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen Hispanik Miras Ayı etkinliğinde Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Trump'ın konuşmasının en dikkat çekici başlıklarından biri, ABD ordusunun Irak'taki askeri misyonunu resmen tamamlaması oldu.
Pentagon, ABD'nin Irak'taki askerlerini çekme sürecinin tamamlandığını 30 Eylül'de resmen duyurdu. Son Amerikan askerlerinin Irak Kürdistan Bölgesi'ndeki üsten ayrılmasıyla Washington ile Bağdat arasında 2024 yılında varılan anlaşmadaki çekilme takvimi tamamlandı.
TRUMP: IRAK'TAN DEFOLUP GİDİYORUZ
Trump, Amerikan askerlerinin Irak'tan ayrılmasını savunurken ülkesinin 2003'ten bu yana Irak'ta ödediği askeri ve ekonomik bedele dikkat çekti. ABD'nin Irak macerasını son derece pahalı bir süreç olarak tanımlayan Trump, çekilmeyi ülkesinin yanı sıra Irak için de bir zafer olarak değerlendirdi.
Trump konuşmasında oldukça sert bir ifade kullanarak “Irak'tan defolup gidiyoruz” dedi. ABD Başkanı, Amerikan askerlerinin çekilmesini DEAŞ'ın yenilgiye uğratılmasının ardından gerçekleştirilen düzenli bir çıkış olarak sunarken Irak'ın güvenlik sorumluluğunun artık kendi güçlerinde olduğunu vurguladı.

ABD'NİN IRAK'TAKİ SON ASKERLERİ DE AYRILDI
ABD ordusunun Irak'tan çekilmesi, Washington ile Bağdat arasında iki yıl önce kararlaştırılan plan doğrultusunda gerçekleştirildi. Anlaşma Joe Biden döneminde yapılırken çekilme Trump yönetimi tarafından tamamlandı.
ABD, Irak güvenlik güçlerine eğitim ve istihbarat alanlarında destek sağlamayı sürdürecek ancak Pentagon'un açıklamasına göre DEAŞ'a karşı yürütülen Doğal Kararlılık Harekâtı'nın Irak'taki askeri ayağı sona ermiş durumda. ABD'nin bölgedeki DEAŞ karşıtı faaliyetlerinin ise başka ülkelerdeki üsler ve askeri tesisler üzerinden devam etmesi bekleniyor.
23 YILLIK SAVAŞ MI SONA ERDİ?
Trump'ın açıklamalarında 2003'te başlayan Irak Savaşı ile 2014'te başlayan DEAŞ karşıtı görev arasında doğrudan bir tarihsel devamlılık kurulsa da ABD'nin Irak'taki askeri varlığı 23 yıl boyunca kesintisiz devam etmedi. Amerikan ordusu Saddam Hüseyin yönetimini devirmek amacıyla Mart 2003'te Irak'ı işgal etmiş, muharip Amerikan birlikleri ise 2011'de ülkeden çekilmişti.
DEAŞ'ın 2014'te Irak'ın geniş bölgelerini ele geçirmesinin ardından Irak hükümetinin talebiyle ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon ülkeye yeniden konuşlandırıldı. Pentagon bu nedenle 30 Eylül'de tamamlanan çekilmeyi 2003'teki savaşın değil, 2014'te başlayan 12 yıllık DEAŞ karşıtı askeri misyonun sona ermesi olarak tanımlıyor.
TRUMP BU KEZ İRAN'A DÖNDÜ: “ÇOK YAKINDA GÖRECEKSİNİZ”
Irak açıklamalarının ardından İran'la devam eden savaşa değinen Trump, çatışmanın Irak'taki Amerikan müdahalesi gibi yıllarca sürmeyeceğini savundu. ABD Başkanı, İran konusunda yakın zamanda yeni gelişmeler yaşanacağını ileri sürdü ancak bunların askeri mi yoksa diplomatik mi olacağına ilişkin ayrıntı vermedi.
Trump, savaşın geleceğine ilişkin “Bu savaşı şu ya da bu şekilde çok hızlı bir şekilde kazanacağız” mesajını verdi. Washington ile Tahran arasında dolaylı diplomatik temasların devam ettiği bir dönemde gelen açıklama, Trump'ın askeri seçeneğin yanı sıra müzakere kapısını da tamamen kapatmadığı şeklinde değerlendiriliyor.
“İRAN'IN DONANMASI VE HAVA KUVVETLERİ YOK OLDU”
Trump konuşmasında İran'ın savaş sırasında çok ağır askeri kayıplar verdiğini ileri sürdü. İran'ın “neredeyse yok edilmiş” bir ülke haline geldiğini savunan ABD Başkanı, ülkenin donanmasının, hava kuvvetlerinin ve hava savunma sistemlerinin işlevsiz hale getirildiğini iddia etti.
Bu ifadeler Trump yönetiminin savaşın sonuçlarına ilişkin değerlendirmesini yansıtıyor. İran'ın askeri kapasitesinin bütünüyle ortadan kalktığına ilişkin bağımsız bir doğrulama bulunmadığından Trump'ın “yok edildi” şeklindeki sözlerini kesinleşmiş askeri bilanço olarak değerlendirmek mümkün değil.

TRUMP'TAN İRAN'DA YÜZDE 300 ENFLASYON İDDİASI
ABD Başkanı İran ekonomisinin de savaş ve yaptırımlar nedeniyle ağır baskı altında olduğunu savundu. Trump, İran'daki enflasyonun yüzde 300'ün üzerine çıktığını ileri sürerek ülke ekonomisinin kötü durumda olduğunu söyledi.
Ancak yüzde 300'ün üzerindeki oran İran'ın yayımladığı resmî enflasyon verileriyle örtüşmüyor. İran Merkez Bankası Başkanı Abdolnaser Hemmati'nin eylül ayı için açıkladığı noktadan noktaya enflasyon oranı yüzde 83,8 seviyesindeydi. İran ekonomisinde yüksek enflasyon ve para birimindeki sert değer kaybı sürse de Trump'ın verdiği yüzde 300'ün üzerindeki rakam bağımsız biçimde doğrulanmış bir resmî enflasyon oranı değil.
“HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA NEREDEYSE TAM KONTROL BİZDE”
Trump'ın en dikkat çekici açıklamalarından biri de küresel petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı hakkında oldu. ABD Başkanı, Amerikan kuvvetlerinin boğaz üzerinde “neredeyse tamamen kontrol” sağladığını iddia etti.
Trump, “Tam kontrol diyebilirdim ancak arada bir oraya mayın bırakıyorlar ve işleri biraz aksatıyorlar” diyerek İran'ın bölgedeki faaliyetlerine gönderme yaptı. Washington ile Tahran arasındaki savaş boyunca Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği küresel enerji piyasalarının en önemli risk başlıklarından biri haline geldi.
TRUMP: SON 3 GÜNDE TARİHİ PETROL GEÇİŞİ OLDU
ABD Başkanı, Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol miktarına ilişkin de dikkat çekici bir iddiada bulundu. Son üç günde boğazdan tarihin herhangi bir döneminden daha fazla petrol çıkarıldığını söyleyen Trump, bunun savaş öncesi dönemleri de kapsadığını öne sürdü.
Petrol sevkiyatlarında son dönemde belirgin bir toparlanma olduğuna ilişkin piyasa verileri bulunmakla birlikte Trump'ın “tarihin en yüksek seviyesi” iddiasını destekleyen ayrıntılı bir veri paylaşılmadı. Piyasa analizleri Orta Doğu'dan petrol ihracatının savaşın başlangıcından bu yana en yüksek seviyelerine doğru toparlandığını ancak toplam bölgesel ihracatın hâlâ savaş öncesindeki seviyelerin altında kaldığını gösteriyor.

İRAN ABD'NİN YENİ TEKLİFİNİ İNCELİYOR
Trump'ın açıklamaları, Washington ile Tahran arasında savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik temasların yeniden hareketlendiği bir döneme denk geldi. İran yönetimi, ABD'nin Tahran'ın son ateşkes önerisine resmî bir karşılık verdiğini doğruladı ancak Washington'ın teklifinin ayrıntıları açıklanmadı.
Katar ve Pakistan'ın arabuluculuk girişimleri devam ederken Hürmüz Boğazı'nın yeniden tamamen açılması, yaptırımlar ve İran'ın nükleer faaliyetleri müzakerelerin en kritik başlıkları arasında bulunuyor. Trump ise savaşın ne zaman ve hangi koşullarda sona ereceğine ilişkin kesin bir takvim açıklamadan “çok yakında” sonuç alınacağını savunuyor.
IRAK'TAN ÇEKİLME ORTA DOĞU'DAKİ DENGELERİ DEĞİŞTİREBİLİR
ABD'nin Irak'taki son askerlerini çekmesi yalnızca Bağdat-Washington ilişkileri açısından değil, İran ile devam eden savaşın bölgesel dengeleri bakımından da önem taşıyor. Irak, uzun yıllardır Washington ile Tahran arasındaki rekabetin en önemli sahalarından biri olurken ülkedeki İran bağlantılı silahlı gruplar Amerikan üslerine yönelik çok sayıda saldırı gerçekleştirmişti.
ABD'nin çekilmesinin ardından Irak yönetimi ülke güvenliğinin doğrudan sorumluluğunu üstlenirken DEAŞ'ın uyuyan hücreleri ve devlet kontrolü dışındaki silahlı grupların geleceği yeni dönemin en önemli güvenlik başlıklarını oluşturuyor. Washington ise Irak'taki doğrudan askeri varlığını sona erdirmesine rağmen eğitim ve istihbarat desteği üzerinden Bağdat'la güvenlik ilişkisini sürdürmeyi planlıyor.






