Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in Rusya'nın Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ile kurumsal iş birliği geliştirmesine yönelik önerisinin ardından, Moskova'nın teşkilata hangi statüde katılabileceği tartışılmaya başlandı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov'un Rusya'nın TDT'ye katılmasına ilişkin "uygun ve doğal" olacağı açıklamalarıyla gündeme gelen konuya ilişkin Türkinform Medya muhabiri Zehra Aligül, TDT'ye yakın kaynaklardan özel bilgiler edindi.
Kaynaklar, Rusya'nın mevcut hukuki koşullarda teşkilata gözlemci olarak katılmasının mümkün olmadığını, buna karşılık TDT+ veya belirli alanlarda ortaklık modellerinin değerlendirilebileceğini bildirdi.

GÖZLEMCİLİK İÇİN GEREKLİ DİL ŞARTI
TDT'ye yakın kaynakların aktardığı bilgilere göre, 2021 yılında İstanbul'da kabul edilen gözlemci statüsüne ilişkin belge, teşkilata gözlemci olarak katılabilecek devletler için belirli dil kriterleri öngörüyor.
Buna göre yalnızca Türk dillerinden veya Türk dilleriyle akraba kabul edilen dillerden birini devlet dili ya da resmî dil olarak tanıyan ülkeler gözlemci statüsü için başvuruda bulunabiliyor.
Kaynaklar, söz konusu dil kriterinin teşkilatın Türk dünyası temelindeki kurumsal kimliğini korumayı amaçladığını belirtti.
Rusya Federasyonu sınırları içerisinde Tatarca, Başkurtça ve Yakutça gibi Türk dilleri konuşulmasına rağmen bu dillerin federasyon genelinde resmî dil statüsüne sahip olmadığına dikkat çekildi.
Tatarca ve Başkurtça gibi dillerin ilgili cumhuriyetlerde resmî statüye sahip olmasının, TDT'nin gözlemcilik kriterini karşılamak bakımından yeterli görülmediği ifade edildi.
Kaynaklar, Rusya'nın mevcut koşullarda 2021 tarihli belgede belirtilen şartları yerine getirmediğini ve bu nedenle gözlemci statüsüne başvurmasının önünde hukuki engel bulunduğunu vurguladı.

TATARCA, FEDERASYON GENELİNDE RESMÎ DİL OLABİLİR Mİ?
TDT'ye yakın kaynaklar, Rusya'nın gözlemci statüsü elde edebilmesi için Türk dillerinden birini federasyon düzeyinde resmî dil olarak kabul etmesi gerektiğini belirtti.
Bu kapsamda Tatarca, Başkurtça veya Rusya'da konuşulan diğer Türk dillerinden birinin gerekli resmî statüyü kazanmasının gözlemcilik başvurusu açısından yeni bir hukuki zemin oluşturabileceği aktarıldı.
Ancak kaynaklar, Moskova'nın böyle bir anayasal veya hukuki düzenlemeye gitmesinin mevcut koşullarda oldukça düşük bir ihtimal olduğunu değerlendirdi.
Rusya'nın Türk dünyasıyla kurumsal ilişkilerini geliştirmek istemesi halinde dil şartını karşılamaya yönelik somut adımlar atabileceği ifade edildi.
RUSYA İÇİN TDT+ FORMÜLÜ MASADA
Gözlemci statüsünün aksine TDT+ mekanizmasının daha esnek bir iş birliği modeli sunduğunu belirten kaynaklar, Rusya'nın bu format üzerinden teşkilatla ilişkilerini geliştirebileceğini aktardı.
TDT+ kapsamında iş birliği yapılacak ülkelerin belirlenmesinde üye devletlerin dışişleri bakanlarının kararları belirleyici oluyor.
Bu mekanizmanın yalnızca Türk devletleriyle veya Türk dillerini konuşan ülkelerle sınırlı olmadığı, Rusya'nın yanı sıra ABD, Çin ve Avrupa Birliği ülkeleri gibi farklı uluslararası aktörlerle de iş birliğine imkân tanıdığı belirtildi.
Kaynakların verdiği bilgilere göre TDT+ çerçevesinde iş birliği yapılmasına karar verilen ülkeler, dışişleri bakanları toplantılarına davet edilebiliyor.
Bu toplantılarda tarafların ortak gündemleri ele alınırken karşılıklı çıkarlar doğrultusunda geliştirilebilecek iş birliği alanları belirleniyor.
Böylece Rusya'nın gözlemci statüsü elde etmeden de teşkilatla kurumsal düzeyde temas geliştirmesinin mümkün olabileceği ifade edildi.
ORTAKLIK MODELİ GÜNDEMDE
TDT'ye yakın kaynaklar, Rusya ile iş birliği için değerlendirilebilecek bir diğer seçeneğin ise belirli sektörlere veya projelere dayalı ortaklık modeli olduğunu bildirdi.
Bu model kapsamında tarafların karşılıklı çıkarlarına hizmet eden alanlarda somut projeler geliştirebileceği belirtildi.
Hayvancılık, bilgi teknolojileri ve yapay zekâ gibi sektörlerin olası iş birliği başlıkları arasında yer alabileceği ifade edildi.
Kaynaklar, gözlemci statüsünün belirli dil kriterlerine bağlı olduğunu ancak ortaklık modellerinde aynı şartın aranmadığını vurguladı.
Bu yaklaşımın, TDT'nin Türk dünyası merkezli kurumsal yapısını korurken farklı ülkelerle uluslararası iş birliğini geliştirmesine imkân sağladığı belirtildi.
RUSYA'YA TÜRKSOY HATIRLATMASI
Kaynaklar, Rusya'nın Türk dünyasıyla ilişkilerini geliştirme konusundaki yaklaşımının değerlendirilmesinde geçmişte atılan adımların da dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Bu kapsamda 2015 yılında Türkiye ile Rusya arasında yaşanan uçak krizinin ardından Moskova'nın Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) faaliyetlerine yönelik uyguladığı kısıtlamalar hatırlatıldı.
Rusya Federasyonu'na bağlı Tataristan gibi Türk topluluklarının geçmişte TÜRKSOY çalışmalarında yer aldığına dikkat çekildi.
Kaynaklar, Moskova'nın Türk dünyasıyla tarihî ve kültürel bağlarını kurumsal iş birliğine dönüştürmek istemesi halinde öncelikle TÜRKSOY'a yönelik kısıtlamaları kaldırabileceğini ifade etti.
Rusya'nın bu yönde atacağı bir adımın, Türk dünyasıyla ilişkilerini geliştirme konusundaki yaklaşımını somutlaştırabileceği belirtildi.

"RUSYA, TÜRK DÜNYASIYLA İŞ BİRLİĞİNİN SONUÇLARINI DEĞERLENDİRMELİ"
TDT'ye yakın kaynaklar, Rusya'nın teşkilatla geliştireceği olası bir iş birliğinin yalnızca diplomatik temaslarla sınırlı kalmayacağına dikkat çekti.
Böyle bir yakınlaşmanın Rusya Federasyonu içerisinde yaşayan Türk halklarıyla kültürel ve toplumsal ilişkilerin geliştirilmesini de gündeme getirebileceği ifade edildi.
Kaynaklar, Tataristan gibi bölgelerde Türk dünyasının ortak dil, tarih ve kültür mirasına yönelik faaliyetlerin artırılmasının Moskova tarafından nasıl karşılanacağının önemli bir soru olduğunu belirtti.
Bu çerçevede, Türk dünyasının ortak kültürel anlayışını yansıtan "Dilde, fikirde, işte birlik" düşüncesinin Rusya Federasyonu içerisindeki Türk topluluklarıyla yürütülecek çalışmalara da yansıyabileceği kaydedildi.
Kaynaklar, Kremlin'in böyle bir yakınlaşmanın kendi çıkarları açısından doğurabileceği sonuçları değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.
TDT'NİN KURUMSAL KİMLİĞİ KORUNACAK
Rusya'nın teşkilatla ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerde, gözlemcilik ile esnek iş birliği mekanizmaları arasındaki farkın korunmasının önemine işaret edildi.
TDT'ye yakın kaynaklar, gözlemci statüsüne yönelik dil şartının teşkilatın Türk dünyası temelindeki aile niteliğini korumak amacıyla benimsendiğini belirtti.
Buna karşılık TDT+ ve proje temelli ortaklık modellerinin farklı ülkelerle iş birliği yapılmasına olanak sağladığı aktarıldı.
Böylece teşkilatın bir yandan ortak dil ve kültür temelindeki yapısını sürdürürken diğer yandan Rusya, Çin, ABD ve Avrupa ülkeleri gibi aktörlerle karşılıklı menfaatlere dayalı ilişkiler geliştirebileceği ifade edildi.
Turkinform'un TDT'ye yakın kaynaklardan edindiği bilgiler, Rusya'nın mevcut koşullarda gözlemci statüsü için gerekli kriterleri karşılamadığını, ancak TDT+ ve proje temelli ortaklık mekanizmaları üzerinden Türk devletleriyle kurumsal iş birliği geliştirmesinin mümkün olduğunu ortaya koyuyor.




