KAAN’ın kabiliyetlerini değerlendiren Kırlıkovalı, yerli motorun projeyle birlikte kazanılacak yetenekler açısından önemine işaret etti:
“F-35 5. nesil, hâlbuki KAAN 1-2 dokunuşla 6. nesile doğru gidiyor. KAAN’ın kabiliyetleri hakikaten çok etkileyici ve bence bu proje olgunluğa eriştiği zaman, yani kendi motorlarımızı koyduğumuz zaman 6. nesil olarak hepsiyle gurur duyabiliriz.”
KAAN’ın millî motorunu 2030 yılına yetiştirmek için 1.200’den fazla mühendis çalışmalarını sürdürüyor.

ANKA-3 İLE B-2 KARŞILAŞTIRMASI
ANKA-3’ü ABD’nin B-2 Spirit bombardıman uçağıyla karşılaştıran Kırlıkovalı, iki platformun farklı görev anlayışlarına sahip olduğunu vurguladı:
“ANKA-3 daha yeni ve daha akıllı görevler için üretilmiş. Değişen şartlara en iyi uyum sağlayan bence ANKA-3. Zaten bu yüzdendir ki B-2’nin şimdi daha yeni bir versiyonu yapılıyor. O B-21 oluyor. Daha küçük, daha kıvrak, daha yüksekten uçuyor. Demek ki ANKA-3’ün görevi başka, B-2’nin görevi başka. Bence ikisi de kendi kulvarlarında çok başarılı uçaklar.”

TUSAŞ tarafından geliştirilen ANKA-3’ün ilk teslimatlarının 2027 yılında yapılması hedefleniyor. Düşük görünürlük özellikleriyle öne çıkan insansız savaş uçağı, Türkiye’nin insansız hava araçları alanındaki kabiliyetlerini ileri taşıma hedefinin önemli projeleri arasında yer alıyor.





