Yeni düzenlemeyle birlikte Avrupa Birliği'nin kamu ihalelerinde uyguladığı korumacı politikalara karşı Türkiye'nin elini güçlendirecek mütekabiliyet (karşılıklılık) mekanizması hayata geçiriliyor. Düzenleme, Türk firmalarının AB ülkelerinde karşılaştığı ihale kısıtlamaları ve fiyat dezavantajlarına karşı Türkiye'nin de benzer uygulamaları devreye alabilmesine imkân tanıyacak.
CUMHURBAŞKANI'NA KAMU ALIMLARINDA MÜTEKABİLİYET YETKİSİ
4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu'na eklenen yeni maddeyle Cumhurbaşkanı'na kamu alımlarında karşılıklılık esasına göre düzenleme yapma yetkisi verildi.
Buna göre Cumhurbaşkanı, Türkiye'de yerli isteklilere sağlanan fiyat avantajı ve benzeri uygulamaları, mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde yabancı ülke firmaları ve ürünleri için de şekillendirebilecek. Böylece Türkiye, kamu alımlarında diğer ülkelerin Türk şirketlerine yönelik uygulamalarına göre karşılık verebilecek.

HEDEF TÜRK ŞİRKETLERİNİ GÜÇLENDİRMEK
Avrupa Birliği'nin son yıllarda kamu alımlarında yerli firmaları önceleyen uygulamaları nedeniyle Türk şirketleri bazı ihalelerde rekabet dezavantajı yaşayabiliyor. Yeni düzenleme, bu engellerin aşılmasına katkı sağlamayı ve Türk firmalarının Avrupa pazarındaki rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.
Yaklaşık 2 trilyon euroluk AB kamu alımları pazarı, dünyanın en büyük kamu ihale piyasalarından biri olarak gösteriliyor. Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte Türk şirketlerinin bu pazara erişiminin kolaylaştırılması amaçlanıyor.
SEKTÖR KISITLAMASI OLMAYACAK
Yeni sistem herhangi bir sektörle sınırlandırılmadı. Kamu İhale Kurumu'nun (KİK) hazırlayacağı teklifler doğrultusunda uygulamalar ürün veya sektör bazında esnek şekilde hayata geçirilebilecek. Bu sayede ihtiyaç duyulan alanlarda hızlı karar alınabilecek ve farklı sektörlerde faaliyet gösteren Türk şirketlerinin karşılaştığı sorunlara özel çözümler geliştirilebilecek.

Yasal düzenleme yalnızca yabancı ülkelerin olumsuz uygulamalarına karşı yaptırım uygulanmasını öngörmüyor. Aynı zamanda Türkiye'ye eşit ve adil yaklaşan ülkelere yönelik pozitif mütekabiliyet uygulamalarının da önünü açıyor. Böylece kamu alımları politikası, sadece kısıtlayıcı tedbirlerden ibaret olmaktan çıkıp, karşılıklı iş birliğini teşvik eden daha esnek ve stratejik bir yapıya kavuşacak.
BİRÇOK SEKTÖR İÇİN YENİ FIRSATLAR DOĞABİLİR
Ekonomi çevreleri, düzenlemenin özellikle müteahhitlik, savunma sanayii, enerji, teknoloji, sağlık, ulaştırma ve altyapı alanlarında faaliyet gösteren Türk şirketleri açısından önemli fırsatlar doğurabileceğini değerlendiriyor.
Uzmanlara göre yeni yasal altyapı, Türkiye'nin kamu alımları alanındaki müzakere gücünü artırırken, Türk firmalarının Avrupa pazarındaki rekabet imkanlarını da önemli ölçüde güçlendirebilir.


