Küresel ısınmanın etkileri her geçen yıl daha sert hissediliyor. Kuraklık, aşırı sıcaklar, orman yangınları, ani seller ve doğal afetler dünyanın birçok bölgesinde hayatı olumsuz etkiliyor. Prof. Dr. Veysel Eroğlu, iklim değişikliğinin artık yalnızca belirli ülkelerin değil bütün insanlığın ortak sorunu olduğunu belirterek, çözümün de ancak uluslararası iş birliğiyle mümkün olabileceğini ifade etti. Eroğlu, özellikle Akdeniz Havzası'nda bulunan Türkiye'nin iklim değişikliğinden en fazla etkilenmesi beklenen ülkeler arasında yer aldığına dikkat çekti.

TÜRKİYE ORMANLARINI BÜYÜTÜYOR

Açıklamada en dikkat çekici başlıklardan biri orman varlığı oldu. Birçok ülkede orman alanları azalırken Türkiye'nin son yıllarda ormanlarını artıran nadir ülkelerden biri olduğu belirtildi. Son 22 yılda 5,5 milyar fidanın toprakla buluşturulduğu ifade edilirken, 2003 yılında 20,8 milyon hektar olan orman alanının 22,9 milyon hektara çıkarıldığı vurgulandı. Uzmanlara göre ormanlar, karbon emisyonlarını azaltan en önemli doğal yutak alanlar arasında bulunuyor. Bu nedenle ağaçlandırma çalışmaları iklim değişikliğiyle mücadelede kritik rol oynuyor.

Whatsapp Image 2026 06 05 At 13.51.37 (1)

10 BİNİ AŞKIN SU TESİSİ HAYATA GEÇİRİLDİ

İklim değişikliğinin en ciddi etkilerinden biri de su kaynakları üzerinde görülüyor. Eroğlu'nun açıklamalarına göre son yıllarda Türkiye genelinde 10 bin 295 su tesisi hizmete alındı. Bu yatırımlar sayesinde içme suyu, sulama ve enerji alanlarında önemli adımlar atıldı. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Gaziantep ve Konya gibi büyük şehirlerin uzun vadeli içme suyu ihtiyaçlarının karşılandığı belirtildi. Kuraklığın giderek büyüyen bir tehdit haline geldiği günümüzde suyun verimli kullanılmasının stratejik önem taşıdığına dikkat çekildi.

Whatsapp Image 2026 06 05 At 13.51.36 (1)

Sınav stresi derin yaralar açmasın! Aileler dikkat: Uzmandan kritik uyarılar
Sınav stresi derin yaralar açmasın! Aileler dikkat: Uzmandan kritik uyarılar
İçeriği Görüntüle

YENİLENEBİLİR ENERJİDE BÜYÜK SIÇRAMA

Enerji alanında da çevre dostu yatırımların öne çıktığı ifade edildi. Türkiye'nin mevcut enerji kapasitesinin yarısından fazlasının yenilenebilir kaynaklardan oluştuğu belirtilirken, yenilenebilir enerji kurulu gücünün son yıllarda önemli ölçüde artırıldığı kaydedildi. Hidroelektrik, rüzgâr ve güneş enerjisindeki yatırımların sera gazı emisyonlarının azaltılmasına katkı sunduğu vurgulandı.

SIFIR ATIK HAMLESİ VE GERİ DÖNÜŞÜM ATAĞI

Çevre politikalarının önemli ayaklarından biri olan geri dönüşüm ve atık yönetimi konusunda da dikkat çekici veriler paylaşıldı. Sıfır Atık Projesi kapsamında milyonlarca ton atığın ekonomiye kazandırıldığı belirtilirken, geri dönüşüm sayesinde milyonlarca ton sera gazı salımının önüne geçildiği ifade edildi. Atık su arıtma hizmetlerinden yararlanan nüfus oranının da önemli ölçüde arttığı kaydedildi.

Whatsapp Image 2026 06 05 At 13.51.37

TBMM'DE İKLİM SEFERBERLİĞİ

İklim değişikliğiyle mücadele konusunda yalnızca yatırımların değil, yasal düzenlemelerin de önem taşıdığı belirtiliyor. Bu kapsamda TBMM bünyesinde kurulan İklim Değişikliği Araştırma Komisyonu'nun yüzlerce öneri içeren kapsamlı bir rapor hazırladığı ve bu raporun Türkiye'nin gelecekteki iklim politikalarına yol gösterecek nitelikte olduğu ifade edildi.

“SORUMLULUĞUMUZ AZ AMA MÜCADELEMİZ BÜYÜK”

Açıklamada Türkiye'nin tarihsel sera gazı emisyonlarındaki payının gelişmiş ülkelere kıyasla oldukça düşük olduğu vurgulanırken, buna rağmen çevre ve iklim yatırımlarına devam edildiği belirtildi. Türkiye'nin küresel emisyonlardaki payının yüzde 0,6 seviyesinde olduğu ifade edildi.

Whatsapp Image 2026 06 05 At 13.51.38

GELECEK NESİLLERE NASIL BİR DÜNYA BIRAKACAĞIZ?

Dünya Çevre Günü dolayısıyla yapılan değerlendirmelerin ortak noktası ise çevrenin korunmasının artık bir tercih değil zorunluluk olduğu gerçeği oldu. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkilerinin önümüzdeki yıllarda daha da belirgin hale geleceğini belirtirken, su kaynaklarının korunmasından enerji dönüşümüne, geri dönüşümden ağaçlandırmaya kadar her alanda sürdürülebilir politikaların hayata geçirilmesinin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Çünkü bugün alınacak kararlar, yarının dünyasını şekillendirecek. Gelecek nesillere bırakılacak en büyük miras ise dengesi bozulmamış, yaşanabilir bir çevre olacak.

Kaynak: HABER MERKEZİ