Türkiye ile Libya arasındaki Doğu Akdeniz deniz yetki alanları anlaşması, Libya Temsilciler Meclisi’nin onay kararının ardından yeniden uluslararası gündeme taşındı. Avrupa Birliği (AB) ve Yunanistan, 2019’da imzalanan mutabakatın onaylanmasına karşı çıkarak anlaşmanın hukuki geçerliliğini hedef alan açıklamalar yaptı. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Libya Meclisi’nin kararını “derin bir pişmanlıkla” karşıladıklarını belirtti. Anlaşmanın üçüncü devletlerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini ve Deniz Hukuku’na uymadığını ileri süren von der Leyen, Yunanistan ve Kıbrıs ile dayanışma mesajı verdi. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı ise Libya Temsilciler Meclisi’nin kararını reddettiğini duyurdu.

“DERİN BİR PİŞMANLIKLA KARŞILIYORUZ”
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Libya Temsilciler Meclisi’nin Türkiye ile imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını onaylamasına tepki gösterdi. AB’nin bu konudaki tutumunun 2019’da Avrupa Konseyi tarafından açıkça ifade edildiğini ve değişmediğini belirten von der Leyen, anlaşmanın uluslararası deniz hukukuna aykırı olduğu iddiasını yineledi. Von der Leyen, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Libya Parlamentosu'nun bugün, sözde Libya-Türkiye Denizdeki Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'nın onaylanmasını derin bir pişmanlıkla karşılıyoruz. Bu konuda AB'nin tutumunun 2019'da Avrupa Konseyi tarafından açıkça ifade edildiğini ve değişmediğini hatırlatıyoruz. Bu anlaşma, üçüncü devletlerin egemenlik haklarını ihlal etmekte, Deniz Hukuku'na uymamakta ve geçersiz ve hükümsüzdür. Yunanistan ve Kıbrıs ile dayanışmamızı yeniden teyit ediyoruz. AB'nin Libya'daki herhangi bir dış müdahaleye karşı bilinen tutumunu yineleriz.”
Von der Leyen’in açıklamasında, AB’nin anlaşmaya ilişkin mevcut tutumunu değiştirmediği vurgulanırken, Yunanistan ve Kıbrıs’a verilen destek de yeniden dile getirildi.

YUNANİSTAN’DAN AÇIK RET
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı da Libya Temsilciler Meclisi’nin kararına karşı çıktı. Atina yönetimi, Türkiye ile Libya arasında 2019’da imzalanan mutabakatın onaylanmasını kabul etmediğini bildirdi. Bakanlığın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“Yunanistan, Libya Temsilciler Meclisi'nin 2019 tarihli, deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin sözde Türk-Libya mutabakat muhtırasını onaylama kararını reddetmektedir. Bu karar, uluslararası deniz hukuku ile çelişen ve bölge devletlerinin egemenlik haklarını ihlal eden mutabakat muhtırasının hukuka aykırı, geçersiz ve hükümsüz niteliğini değiştirmemektedir.”
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Libya Meclisi’nin onay kararının deniz yetki alanlarına ilişkin hukuki durumu değiştirmediğini savundu. Açıklamada, coğrafi koşulların ve uluslararası deniz hukukunun parlamento kararlarıyla değiştirilemeyeceği ileri sürüldü. Bakanlık, bu konudaki tutumunu şu sözlerle ifade etti:
“Coğrafya ve uluslararası deniz hukuku, tek taraflı ve hukuki dayanaktan yoksun parlamento kararlarıyla değişmez.”
Yunanistan ayrıca egemenlik haklarının korunmasına yönelik gerekli tedbirlerin alınacağını ve gelişmelerin ortaklar ile müttefiklere bildirildiğini açıkladı. Atina yönetiminin Libya’ya Doğu Akdeniz’de istikrarı bozacak adımlardan kaçınma çağrısı yaptığı da aktarıldı.

LİBYA MECLİSİ 2020 TARİHLİ RET KARARINI İPTAL ETTİ
Libya Temsilciler Meclisi, Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında 2019’da imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat muhtırasını oy birliğiyle onayladı. Meclisin açıklamasında, yalnızca mutabakatın onaylanmasıyla yetinilmediği, daha önce alınan ret kararının da iptal edildiği bildirildi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Temsilciler Meclisi ayrıca Ulusal Mutabakat Hükümeti ile Türk hükümeti arasında imzalanan iki mutabakat zaptının onaylanmasının reddine ilişkin 2020 tarihli (1) sayılı Temsilciler Meclisi kararını oy birliğiyle iptal etti.”
Böylece Libya Temsilciler Meclisi, 2020’deki ret kararını kaldırarak Türkiye ile imzalanan deniz yetki alanları mutabakatına ilişkin yeni bir karar aldı. Bu gelişmenin ardından AB ve Yunanistan’dan art arda açıklamalar geldi.
TÜRKİYE-LİBYA ANLAŞMASI 27 KASIM 2019’DA İMZALANDI
Türkiye ile Libya arasındaki Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası, 27 Kasım 2019’da imzalandı. Dönemin Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başbakanı Fayiz es-Serrac ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görüşmesinin ardından imzalanan anlaşma, iki ülkenin Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarını belirlemeyi amaçlıyor. Mutabakat, tarafların belirlenen sınırlar çerçevesinde deniz yetki alanlarına ilişkin hak ve çıkarlarını korumaları bakımından önem taşıyor. Anlaşma kapsamında iki ülkenin, belirlenen deniz alanlarında doğal kaynaklara ilişkin hak iddialarını ortaya koyabilmesinin önü açılıyor. Anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte Türkiye ve Libya arasındaki ilişkilerin karşılıklı fayda temelinde geliştirilmesi, Libya’da kalıcı barış, istikrar ve güvenliğe katkı sağlanması da hedefler arasında yer aldı.

ANLAŞMA BM’YE TESCİL EDİLDİ
Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatı, 2020 yılında Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafından BM Şartı’nın 102. maddesi kapsamında tescil edildi. Türkiye ile Libya arasındaki mutabakat, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları ve tarafların hakları bakımından iki ülkenin temel anlaşmalarından biri olarak öne çıkıyor. Libya Temsilciler Meclisi’nin mutabakatı oy birliğiyle onaylaması ve 2020 tarihli ret kararını iptal etmesi, anlaşmaya ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. AB ve Yunanistan ise açıklamalarında mutabakatın uluslararası deniz hukukuna aykırı olduğu yönündeki iddialarını sürdürdü.
Libya Meclisi’nin kararı sonrasında AB ve Yunanistan, Türkiye-Libya anlaşmasının hukuki niteliğine ilişkin itirazlarını bir kez daha dile getirdi. Von der Leyen, anlaşmanın üçüncü devletlerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini savunurken Yunanistan, kararın mutabakatın hukuki geçerliliğine ilişkin tutumunu değiştirmediğini açıkladı. AB Komisyonu Başkanı’nın Yunanistan ve Kıbrıs ile dayanışmayı yinelemesi, açıklamanın öne çıkan başlıklarından biri oldu. AB ayrıca Libya’daki dış müdahalelere karşı tutumunun değişmediğini bildirdi.





