Türkiye dış politikada ekonomiye mi, güvenliğe mi yoksa bağımsızlığa mı öncelik vermeli? Türkinform olarak Ankara sokaklarında vatandaşlara sorduk. Kimi ekonomik ilişkileri, kimi savunma sanayisini, kimi de bağımsızlığı ön plana çıkardı. Bazı vatandaşlar ise üç alanın da birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirtti.

“BAĞIMSIZLIK KADAR ÖNEMLİ BİR ŞEY YOK”

Ankara sokaklarında mikrofon uzattığımız bir vatandaş, Türkiye’nin dış politikada önceliğinin uluslararası bağımsızlık olması gerektiğini söyledi.

“Bence uluslararası bağımsızlık. Çünkü atamız bile kaç yıl ne için mücadele etmiş. Bağımsızlık kadar önemli bir şey yok bence ülkemizde.”

Türkiye’nin geçmişte verdiği bağımsızlık mücadelesine dikkat çeken vatandaş, dış politikada bağımsız karar alabilmenin önemini vurguladı. Bir başka vatandaş da Türkiye’nin başka ülkelerin etkisi altında kalmadan uluslararası alanda söz sahibi olması gerektiğini savundu.

“Kesinlikle uluslararası bağımsızlık. Çünkü bir ülkenin benliğini sağlayan asıl şey uluslararası bağımsızlığıdır.”

Vatandaş, bir ülkenin kendi kararlarını verebilmesinin uluslararası ilişkiler açısından belirleyici olduğunu ifade etti.

“Başka ülkelerin etkisi altında kalmadan sesini duyurabiliyorsa bu ülkenin aslında varlığı uzun bir süre…”

Bağımsızlığın güvenlikten daha öncelikli olduğunu düşünen vatandaş, Türkiye’nin uluslararası alanda kendi iradesiyle hareket etmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye’nin Önceliği Ne Olmalı?

“SAVUNMA SANAYİMİZ GÜÇLÜ OLMAZSA RİSK ALTINDA OLURUZ”

Röportajda güvenliği öncelikli gören vatandaşlar da görüşlerini paylaştı. Bir vatandaş, Türkiye’nin dış politikadaki en önemli hedefinin ülke güvenliğini sağlamak olması gerektiğini savundu.

“Bizim her zaman ilk hedefimiz, milletimizin de önemli olan en büyük şey, her zaman bizim güvenliğimizdir.”

Savunma sanayisine yapılan yatırımların önemine dikkat çeken vatandaş, güçlü bir savunma sisteminin ülkenin güvenliği açısından gerekli olduğunu söyledi.

“Eğer bizim güvenlik yapılanmamız, savunma sanayimiz güçlü olmazsa biz en ufak bir savaşta kaybetme riskimiz de olabilir.”

Türkiye’nin savunma alanındaki gelişmelerini olumlu değerlendiren vatandaş, yerli savunma projelerini örnek gösterdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bölgesel diplomasi faaliyetlerine de değinen vatandaş, Türkiye’nin uluslararası ilişkilerde güçlü bir konumda olduğunu düşündüğünü ifade etti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Rusya-Ukrayna Savaşı kapsamında yürüttüğü diplomatik temasları hatırlatan vatandaş, güçlü savunma kapasitesinin diplomatik ilişkileri de desteklediğini savundu.

“Türkiye savunma sistemi güçlü olan, kendi silahları, mesela uçağı… KAAN ve daha çok birçok silah, uçak, araç…”

Vatandaş, Türkiye’nin dış politikada etkili olabilmesi için savunma sanayisine verilen desteğin sürdürülmesi gerektiğini düşündüğünü belirtti.

“ÖĞRENCİYİM, PARAM YOK”

Dış politika önceliklerini ekonomik koşullarla ilişkilendiren vatandaşlar ise hayat pahalılığına dikkat çekti. Bir grup gençten bazıları güvenliği öncelikli gördüğünü söylerken bazıları ekonomiyi işaret etti. Ekonominin öncelikli olması gerektiğini belirten bir genç, artan fiyatlardan şikâyet etti.

“Öğrenciyim, param yok.”

Maddi durumunu anlatan genç, günlük yaşamda ekonomik zorluklar yaşadığını ifade etti.

“Sıfır TL.”

Gençlerin verdiği yanıtlar, dış politika tercihlerinin vatandaşların gündelik ekonomik koşullarından bağımsız değerlendirilmediğini ortaya koydu. Aynı röportajda güvenliği tercih eden bir başka genç ise Türkiye’de yaşanan şiddet olaylarına ve kadınların güvenliğine ilişkin endişelerini dile getirdi.

“İHRACAT, TARIM VE TURİZM İÇİN EKONOMİ ÖNEMLİ”

Türkiye’nin dış politikada ekonomik ilişkilerini güçlendirmesi gerektiğini savunan bir başka vatandaş, ihracat, tarım ve turizme dikkat çekti.

“Ekonomiye verilmeli bence. Hem ihracat, tarım, turizm gibi şeyler için daha önemli bence ekonomi.”

Vatandaş, Türkiye’nin diğer ülkelerle geliştireceği ekonomik ilişkilerin farklı sektörlere katkı sağlayabileceğini düşündüğünü ifade etti. Bir başka katılımcı ise güvenliğin öncelikli olduğunu ancak ekonomik refahın da ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

“Önceliğimiz bence ekonomik olmalı. Aslında güvenlik olmalı.”

Görüşünü açıklayan vatandaş, iki alanın birbirini tamamladığını belirtti.

“Güvenliği sağladıktan sonra ekonomik refahı da artırmamız gerektiğini düşünüyorum ben şahsen.”

Türkiye’nin dış ticaret ilişkilerine değinen vatandaş, ithal ürünlerin ekonomiye etkisi konusunda da değerlendirmelerde bulundu.

Ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve güvenliğin sağlanması, röportajda birbirini tamamlayan iki öncelik olarak da ele alındı.

“EKONOMİ DAHA AĞIRLIKLI OLMALI”

Dış politikada ekonomi, güvenlik ve bağımsızlığın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savunan bir başka vatandaş, üç alanın da ülke açısından önemli olduğunu söyledi.

“Bence hepsi çünkü hepsinin bence ülke için bir önemi var, değeri var.”

Bu alanların birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirten vatandaş, ekonomik ilişkilerin biraz daha ön planda tutulması gerektiğini savundu.

“Yani birbiriyle bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Ama genel olarak ekonominin bence daha ağırlıklı olması gerekiyor.”

Vatandaşın bu değerlendirmesi, ekonomiyi öncelikli görenlerin de güvenlik ve bağımsızlığın önemini kabul ettiğini ortaya koydu.

“77 YAŞINDAYIM, HÂLÂ YOKLUKLA UĞRAŞIYORUZ”

Röportajda dış politika sorusuna ekonomik sıkıntılarını anlatarak yanıt veren vatandaşlar da oldu. Yaşlı bir vatandaş, ekonomi, güvenlik ve bağımsızlığın tamamının önemli olduğunu belirtti.

“Hepsi de önemli yavrucuğum. Vallahi üçü de önemli.”

Ancak günlük yaşamda karşılaştığı ekonomik sorunların kendisi açısından daha belirleyici olduğunu söyledi.

Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun hakkında tutuklama talebi!
Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun hakkında tutuklama talebi!
İçeriği Görüntüle

“Sağlık da önemli. Varlık da önemli. Bak ama yokluk çok.”

Maddi sıkıntılar yaşadığını belirten vatandaş, ilerleyen yaşına rağmen geçim koşullarının kendisini zorladığını ifade etti.

“77 yaşında hâlâ yokluğuyla uğraşıyoruz. Azıcık da gayri varlık olsun.”

Vatandaş, ekonomik koşulların iyileştirilmesini istediğini belirterek yaşam şartlarının düzelmesi gerektiğini söyledi. Bu yanıt, dış politika önceliklerinin vatandaşların kişisel yaşam koşulları ve ekonomik beklentileriyle de ilişkilendirildiğini gösterdi.

“BİRİ OLMAZSA HİÇBİRİ OLMAZ”

Ankara sokaklarında bazı vatandaşlar ise ekonomi, güvenlik ve bağımsızlık arasında bir tercih yapmak istemedi. Bir katılımcı, üç alanın da Türkiye açısından aynı derecede önemli olduğunu belirtti.

“Üçü de. Hepsi önemli.”

Bir başka vatandaş da benzer görüşünü şu sözlerle dile getirdi:

“Gerçekten ekonomi de önemli, güvenliğimiz de önemli, her şeyimiz de önemli.”

Üç başlıktan yalnızca birini seçemeyen başka bir vatandaş ise bunların birbirini tamamladığını savundu.

“Bence hepsi. Biri olmazsa hiçbiri olmaz.”

Vatandaşların bu yanıtları, dış politika önceliklerinin tek bir alanla sınırlandırılmaması gerektiği yönündeki görüşleri yansıttı.

“ULUSLARARASI İLİŞKİLER BAĞIMSIZLIĞIMIZDAN ÖNEMLİ DEĞİL”

Türkiye’nin uluslararası bağımsızlığını öncelikli görmesi gerektiğini savunan bir başka vatandaş, dış ilişkilerin ülkenin kendi kararlarını alma yetkisini zayıflatmaması gerektiğini ifade etti.

“Uluslararası ilişkiler bizim bağımsızlığımızdan önemli değil diye düşünüyorum.”

Ekonomik bağımsızlığın da önemine dikkat çeken vatandaş, ekonomik sorunların çözümünün bağımsızlıkla bağlantılı olduğunu savundu.

“Ekonomide bağımsızlık sağlanmadan toparlanabilecek bir şey değil bence.”

Bir başka katılımcı ise Türkiye’nin güçlü ve kendi içinde birlik sağlayabilen bir ülke olması gerektiğini söyledi.

“Ayrı ve bağımsız, güzel, güçlü, kuvvetli, kendi içinde bir olabilen bir ülke olması gerekiyor.”

Bu açıklamalar, bazı vatandaşların bağımsızlığı yalnızca siyasi bir kavram olarak değil, ekonomik ve diplomatik karar alma özgürlüğü açısından da değerlendirdiğini ortaya koydu.

Muhabir: Almila İrem Kerküklü