Uganda Halk Savunma Kuvvetleri (UPDF), Türkiye ile tüm savunma ve askeri iş birliğini askıya aldığını 20 Eylül'de açıkladı. Uganda Ordu Sözcüsü Chris Magezi, kararın derhal yürürlüğe girdiğini ve iki ülke arasındaki "karşılıklı savunma ve askeri iş birliğine ilişkin sorunlar halledilene kadar" geçerli kalacağını bildirdi. Uganda Savunma Kuvvetleri Komutanı General Muhoozi Kainerugaba ise kararın gerekçesi olarak Türkiye'de yaşayan Ugandalı muhalif Fred Kajubi Lumbuye'nin iade edilmemesini gösterdi. Türkiye tarafından haberin yayımlandığı saat itibarıyla resmi bir açıklama yapılmadı.

Magezi'nin açıklaması şu ifadeleri içerdi: "Uganda Halk Savunma Kuvvetleri, Türkiye Cumhuriyeti ile olan bütün savunma ve askeri iş birliğini şu andan itibaren geçerli olmak üzere askıya almıştır. Bu, iki ülke arasındaki karşılıklı savunma ve askeri iş birliğine ilişkin sorunlar halledilene kadar yürürlükte kalacaktır." Açıklamada askıya alınan iş birliğinin hangi program ve anlaşmaları kapsadığı belirtilmedi.
KARARIN MERKEZİNDEKİ İSİM FRED LUMBUYE
Fred Kajubi Lumbuye, sosyal medya paylaşımlarıyla Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni yönetimini eleştiren ve Türkiye'de yaşayan bir siyasi yorumcu. Euronews'un aktardığına göre Uganda makamları Lumbuye hakkında şiddete teşvik ve dezenformasyon yayma dahil 15 ayrı suçlama yöneltti ve Türkiye'den iadesini talep etti. Uganda basınında 2021'de Lumbuye'nin İstanbul'da gözaltına alındığı ve Uganda'ya gönderileceği yönünde haberler çıktı, ancak iade gerçekleşmedi ve Lumbuye Türkiye'de kalmaya devam etti.
Türkiye ile Uganda arasında iade konusunu düzenleyen bir suçluların iadesi anlaşması bulunup bulunmadığı ve Lumbuye'nin Türkiye'deki hukuki statüsü açıklamalarda yer almadı. Uganda tarafı iade talebinin yerine getirilmemesini kararın tek gerekçesi olarak sundu. Türk hukukunda iade, 6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu uyarınca ağır ceza mahkemesinin kararıyla gerçekleşti, siyasi nitelikli suçlara ve düşünce açıklamasına dayanan taleplerde iade yapılmadı. Uganda'nın Lumbuye hakkındaki suçlamaları ifade ve paylaşımlara dayandığı için talebin bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilmediği açıklanmadı.
KAINERUGABA NİSANDA 1 MİLYAR DOLAR İSTEMİŞTİ
1986'dan bu yana Uganda'yı yöneten ve Afrika'nın en uzun süredir görevde olan liderlerinden Yoweri Museveni'nin oğlu olan ve Mart 2024'ten bu yana Uganda ordusunun komutanlığını yürüten General Muhoozi Kainerugaba, sosyal medya paylaşımlarıyla sık sık uluslararası gündeme geldi ve Uganda basınında "Twitter Generali" olarak anıldı. Euronews, Museveni'nin halefi olarak görülen Kainerugaba'yı ülkenin fiili lideri olarak tanımladı. Euronews'a göre Kainerugaba nisan ayında Türkiye'den Uganda'ya "güvenlik temettüsü" adı altında 1 milyar dolar ödenmesini istedi, talebin karşılanmaması halinde diplomatik ilişkilerin kesileceğini ileri sürdü. Aynı dönemde Lumbuye'nin iadesi için de baskıyı artırdı.
Kainerugaba'nın nisan ayındaki talepleri kişisel sosyal medya paylaşımı olarak kaldı. 20 Eylül'deki askıya alma kararı ise ordu sözcüsü tarafından resmi olarak duyurulduğu için kişisel paylaşımdan kurumsal karara dönüştü.
ON YILLIK İŞ BİRLİĞİ SOMALİ'DEN EĞİTİME UZANIYORDU
Euronews'un derlemesine göre Türkiye ile Uganda arasındaki askeri ilişkiler yaklaşık on yıllık bir geçmişe sahip ve askeri eğitim, silah satışı, gözetleme ekipmanı tedariki ile ortak güvenlik operasyonlarını kapsadı. İş birliğinin en somut alanı Somali oldu. Uganda, 2007'den bu yana Afrika Birliği'nin Somali'deki barış gücüne en fazla asker gönderen ülke konumunda, Türkiye ise Mogadişu'daki askeri eğitim tesisi üzerinden Somali ordusunu eğiten ve donatan başlıca ülkelerden biri. İki ülkenin askerleri Somali'de aynı sahada faaliyet gösterdi. Türkiye 2024'te Somali ile 10 yıllık savunma ve ekonomik iş birliği çerçeve anlaşması imzalayarak ülkedeki askeri varlığını genişletti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2016'da Kampala'ya yaptığı ziyaret, iki ülke arasındaki ilişkilerin ivme kazandığı dönem olarak kayda geçti. Türkiye'nin Afrika açılımı kapsamında kıtadaki büyükelçilik sayısı 2002'deki 12'den 44'e çıktı, Uganda'da büyükelçilik, Türk Hava Yolları uçuşları ve kalkınma projeleri hayata geçirildi. Askeri iş birliğinin askıya alınması, bu ilişkinin savunma ayağını etkiledi, diplomatik ve ticari ilişkilere dair bir karar açıklanmadı.
ASKIYA ALMA KARARI NEYİ DEĞİŞTİRECEK?
Uganda ordusunun açıklaması iş birliğinin "sorunlar halledilene kadar" askıda kalacağını belirtti, bu ifade kararın geri alınabilir nitelikte olduğunu ortaya koydu. Diplomaside askıya alma, ilişkinin sona erdirilmesinden farklı olarak mevcut anlaşmaların yürürlükte kalıp uygulamanın durdurulması anlamına geldi, taraflar anlaşmaya vardığında iş birliği yeni bir anlaşma imzalanmadan kaldığı yerden devam etti. Askıya alınan başlıklar arasında Uganda'daki Türk askeri eğitim programları, devam eden silah ve ekipman tedarik sözleşmeleri ve Somali'deki koordinasyon bulundu. Hangi sözleşmelerin fiilen durdurulacağı ve Uganda'da görev yapan Türk askeri personelinin durumu açıklanmadı. Somali'deki Afrika Birliği gücü ile Türkiye'nin eğitim misyonu ayrı komuta yapılarına bağlı olduğu için Uganda'nın kararının Somali sahasındaki fiili etkisi, iki ülkenin oradaki koordinasyonunun hangi düzeyde yürütüldüğüne bağlı kalacak.
Türkiye, Afrika'da savunma sanayii ihracatını son yıllarda hızla artıran ülkeler arasında yer aldı ve Uganda, Türk savunma ürünlerinin alıcıları arasında bulundu. Türkiye Dışişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı'nın konuya ilişkin tutumu, gündemdeki gelişmenin bir sonraki aşamasını belirleyecek.





