Ekonomi Uzmanı, Öğretim Görevlisi ve Uluslararası İşbirliği Boğaziçi Zirvesi Başkan Yardımcısı Öğr. Gör. Yahya Özdemir, ekonomiye ve yatırım kararlarına ilişkin Türkinform’a değerlendirmelerde bulundu.
Ekonomide en büyük risklerden birinin bilgi eksikliği olduğunu vurgulayan Özdemir, piyasalarda kararların duygularla değil, veriler ışığında alınması gerektiğini ifade etti.
"KISA VADELİ SÖYLENTİLER YERİNE GÖSTERGELERE BAKILMALI"
Yatırımcıların piyasalardaki kısa vadeli gelişmelere ve söylentilere göre hareket etmemesi gerektiğini belirten Özdemir, ekonomik kararların daha geniş bir perspektifle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Özdemir, sağlam bir yatırım anlayışının üç temel unsura dayandığını belirterek bunları "sabır, disiplin ve risk yönetimi" olarak sıraladı.
Ekonomik gelişmelerin yalnızca anlık piyasa hareketleri üzerinden değerlendirilmesinin sağlıklı sonuçlar veremeyebileceğine dikkat çeken Özdemir, uzun vadeli ekonomik göstergelerin dikkate alınmasının önemine işaret etti.
"EKONOMİ YALNIZCA RAKAMLARDAN İBARET DEĞİL"
Ekonominin yalnızca finansal göstergelerden oluşmadığını ifade eden Özdemir, güven ve istikrarın yanı sıra üretim kapasitesi ve uzun vadeli vizyonun da ekonomik başarının temel unsurları arasında yer aldığını söyledi.
Özdemir, Türkiye'nin gelecekteki ekonomik konumuna ilişkin değerlendirmesinde ise bilim ve teknolojinin merkeze alınması gerektiğini vurguladı.
Katma değerli üretimin artırılması ve nitelikli insan kaynağına yatırım yapılmasının Türkiye'nin küresel ekonomideki konumunu güçlendirebileceğini belirten Özdemir, Türkiye'nin yeni küresel ekonomik düzende daha güçlü bir aktör olabilecek potansiyele sahip olduğunu ifade etti.
"GELECEĞİ İNŞA EDENLER KAZANACAK"
Türkiye'nin ekonomik geleceğinde bilim, teknoloji, üretim ve insan kaynağının belirleyici olacağını savunan Özdemir, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
"Ben inanıyorum ki Türkiye, bilim ve teknolojiyi merkeze alan, katma değerli üretimi önceleyen ve insan kaynağına yatırım yapan bir anlayışla, yeni küresel ekonomik düzende çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır."
Özdemir, ekonomik geleceğe ilişkin mesajını ise "Geleceği bekleyenler değil, geleceği inşa edenler kazanacaktır. Türkiye de bu geleceğin inşasında söz sahibi olabilecek potansiyele sahiptir" sözleriyle verdi.




