Atheer platformuna röportaj veren Bilal Erdoğan, ailesinin kültürel kodlarına ilişkin değerlendirmeler yaptı. Annesi Emine Erdoğan’ın Siirt kökenli bir Arap olduğunu ifade eden Erdoğan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Emine Erdoğan’ın evliliğinin o dönemki sosyokültürel yapı içindeki yerine değindi.
"ANNEM BİR ARAP VE ARAP KÜLTÜRÜNÜ DE ÇOK SEVER"
Bilal Erdoğan, annesi Emine Erdoğan’ın kökeni ve ev içindeki dil kullanımı hakkında şunları söyledi:
"Annem tabii ki Arap asıllı. Annemin, bu da belki çok bilinmiyor ama annem Türkiye'nin Siirt bölgesinden, Güneydoğu'dan ve Siirt Arap nüfusun olduğu bir yer. Annemin evinde anneannemle dedem aralarında Arapça konuşurlardı. Ve işte dört abisi ve kendisi aslında onların Arapça konuşmalarını anlayıp Türkçe olarak cevap verirlerdi. Dolayısıyla bizim de çocukluğumuzda evlerine gittiğimiz zaman, şimdi mesela ben ortaokulda Arapça öğrenmeye başladım ama onların konuştuğu Arapça ile benim öğrendiğim Arapça hiç birbirine uymadığı için ben onlara takılırdım. 'Anneanne, bu ne biçim Arapça? Bu dediğinizi ben hiç anlamıyorum. Siz böyle diyorsunuz ama bize böyle öğretiyorlar' diye böyle de şakalaşırdık. Ama gerçekten annem bir Arap ve Arap kültürünü de çok sever, Arap mirasını çok sever. Ve bizim açımızdan da hani o da bizim sonuçta mirasımızın getirdiğimiz şeyin parçası."
"BİR RİZELİ İLE BİR SİİRTLİNİN EVLENMESİ O DÖNEMLERDE ÇOK BEKLENMEYEN BİR ŞEY"
Anne ve babasının farklı coğrafyalardan gelerek evlenmesinin o dönem için nadir bir durum olduğunu belirten Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Dolayısıyla biz bir hani hatta şöyle derler: Cumhurbaşkanımız Rizeli, Türkiye'nin Kuzeydoğu'sundan onlar, işte annemler Güneydoğu'sundan ama ikisinin de aileleri çok eskiden İstanbul'a gelmişler. Yani yüzyılı aşkın da İstanbul'da ailelerin gelişi... Bir Rizeli ile bir Siirtlinin birbiriyle tanışıp evlenmesi o dönemlerde çok beklenmeyen bir şey. Yani şeyleri, gelenekleri farklı, efendim, kültürleri, şeyleri farklı."
"İKİSİNİN BİR ARAYA GELMESİ NE KADAR VİZYONER OLDUKLARINI GÖSTERİYOR"
Erdoğan, anne ve babasının kendi kültürlerine bağlılıklarını sürdürdüklerini vurgulayarak açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
"Bu anlamda da aslında ikisinin bir araya gelmesi, ikisinin de böyle sosyal, kültürel olarak ne kadar vizyoner olduğunu, ne kadar açık olduğunu bir yandan gösteriyor. Ama ikisi de kendi kültürel miraslarına, işte geldikleri yörenin gelenek göreneklerine, yemeklerine çok şeydir, hâlâ bağlıdır."