WASHINGTON'DAN MİLYON DOLARLIK İHBAR ÇAĞRISI

ABD Dışişleri Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren "Adalet Ödülleri Programı" (Rewards for Justice), İran'ın yönetim kademesini hedef alan radikal bir adım attı. Sosyal medya üzerinden yapılan resmi açıklamada, aranan isimlerin yer tespitine veya yakalanmasına yardımcı olacak kritik bilgileri sağlayan kişilerin 10 milyon dolara kadar ödüllendirileceği belirtildi. Açıklamada ayrıca, ihbarda bulunan kişilere kimlik gizliliği ve güvenli yer değiştirme (relokasyon) imkânı sunulacağı da vurgulandı.

Mucteba

LİSTENİN BAŞINDA MÜCTEBA HAMANEY VAR

Yayımlanan arananlar listesinin en dikkat çekici ismi, babası Ali Hamaney'in ardından göreve gelen İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney oldu. ABD yönetimi, Hamaney'in yanı sıra Dini Liderlik Ofisi Başkan Yardımcısı Ali Asgar Hicazi ve Ali Hamaney'in stratejik danışmanı Tümgeneral Yahya Rahim Safavi gibi kilit isimleri de hedef tahtasına koydu. Paylaşımda bu isimlerin fotoğraflarına yer verilerek, uluslararası kamuoyundan yardım talep edildi.

Trump'tan kritik açıklamalar: İran ile nükleer anlaşmada sona doğru
Trump'tan kritik açıklamalar: İran ile nükleer anlaşmada sona doğru
İçeriği Görüntüle

İRAN KABİNESİ VE GÜVENLİK BÜROKRASİSİ HEDEFTE

ABD'nin hazırladığı listede sadece dini liderlik makamı değil, İran'ın yürütme ve istihbarat organları da yer alıyor. Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, İçişleri Bakanı İskender Mumini ve İstihbarat Bakanı İsmail Hatib, yakalanması istenen isimler arasında açıkça belirtildi. Washington'ın bu hamlesi, İran devlet mekanizmasının karar alıcı mekanizmalarını felç etmeye yönelik bir "açık takip" stratejisi olarak nitelendiriliyor.

Rnn E O 1773429795 5656

GİZEMLİ ÜNVANLAR VE GENİŞ KAPSAMLI TAKİP

Bakanlık tarafından yayımlanan listede isimlerin yanı sıra bazı kritik makamlar da "kimliği belli olmayanlar" kategorisinde listelendi. İran Savunma Konseyi Sekreteri, Dini Liderlik Askeri Ofis Başkanı ve İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) Komutanı gibi unvanlar, bu mevkilerde bulunan kişilerin doğrudan hedefte olduğunu gösteriyor. Bu hamle, Orta Doğu'da devam eden gerilimin ardından ABD'nin Tahran yönetimi üzerindeki baskıyı en üst seviyeye çıkarma girişiminin bir parçası olarak görülüyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ