Terör örgütü YPG’nin sözde eski yöneticilerinden Ahmet Osman, ABD ile PKK/YPG arasındaki ilişkilere dair kamuoyunda yankı uyandıracak iddialar ortaya attı. “Ali” kod adını kullanan Osman, örgütün sahadaki gücünün bilinçli şekilde abartıldığını ve bu sayede büyük miktarda maddi kazanç sağlandığını iddia etti.
ŞİŞİRİLEN KADRO SAYILARIYLA MAAŞ ALINDI
Ahmet Osman, 2015 yılında yaklaşık 800 kişiyle birlikte YPG saflarına katıldığını belirterek, örgütün en kalabalık döneminde dahi 35 bin kişiyi geçmediğini öne sürdü. Buna rağmen ABD’ye 80-90 bin kişilik kadro varmış gibi listeler sunulduğunu savunan Osman, ölü ve hayali isimler üzerinden maaş alındığını iddia etti.
“ABD’Lİ YETKİLİLER BU DÜZENİ BİLİYORDU”
Osman’a göre bu sistem yalnızca örgütle sınırlı kalmadı. Bazı ABD’li yetkililerin de bu düzenden çıkar sağladığını ileri süren Osman, DEAŞ’la mücadele sürecinde kurulan lojistik hatlar üzerinden Irak’tan Suriye’ye kaçak petrol taşındığını, bu petrolün Esad rejimine satıldığını iddia etti. Washington’un bu durumu 2022 yılında fark ettiği ancak sahadaki dengeler nedeniyle müdahale edemediği öne sürüldü.
“ABD’DEN GELEN SİLAHLAR SATILDI”
Sözde eski yönetici, YPG’nin ABD’den aldığı silahların bir bölümünü sattığını ve örgütün aynı anda ABD, Rusya ve Esad rejimiyle gizli temaslar yürüttüğünü iddia etti. Osman, ABD’nin maaş ödemelerini yaklaşık 7 ay önce durdurduğunu, bunun ardından örgütün bölgede fabrikalara el koyduğunu ve militanlar arasında etnik temelli maaş ayrımı yapıldığını söyledi.
RAKKA VE DEYRİZOR İDDİALARI
Osman, Rakka ve Deyrizor’un örgüt açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayarak, Rakka kuşatması sırasında Kandil’den üst düzey isimlerin bölgeye gönderildiğini ileri sürdü. Kuşatılan örgüt elebaşlarının tüneller aracılığıyla El-Aktan Hapishanesi’ne ulaştığı, ardından ABD ve koalisyon güçlerinden yardım istendiği iddia edildi. Koalisyon uçaklarının bölgede 24 saat devriye uçuşu yaptığı da öne sürülen detaylar arasında yer aldı.
“ABD’NİN ASIL HEDEFİ DEAŞ DEĞİL”
Osman, ABD’nin bölgedeki temel hedefinin DEAŞ’la mücadele olmadığını savunarak, asıl amacın İran’a karşı bir cephe oluşturmak ve Rusya’nın etkisini sınırlamak olduğunu iddia etti. Bu stratejinin sahada beklenen sonucu vermediğini de sözlerine ekledi.
“TÜRKİYE’DEN ÖRGÜTE MALİ KAYNAK AKTARILDI”
Ahmet Osman, Türkiye’den bazı DEM-HDP yöneticilerinin Irak üzerinden Kamışlı ve Ayn el-Arab’a geçtiğini, bu ziyaretlerin örgüt denetiminde gerçekleştiğini ileri sürdü. Ayrıca DEM’li bazı belediyelerin bütçelerinden PKK-SDG hattına dolaylı pay aktarıldığını iddia etti.




