KABE TARTIŞMA KONUSU YAPILAMAYACAK DEĞERİMİZDİR
Kocaeli Adliyesi önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Soner Akbal, sosyal medyaya yansıyan görüntülerdeki ifadelerinin yanlış yorumlandığını dile getirdi. Kabe’nin tüm Müslümanlar için mukaddes olduğunu vurgulayan Akbal, "Kabe bizim kıblemiz ve en ortak değerimizdir. İslam dinine tabiyiz ve bunu kimse sorgulayamaz. Eğer yanlış telaffuzlarım nedeniyle bir kırgınlık oluştuysa herkesten özür diliyorum" diyerek manevi değerlere saygısının tam olduğunu belirtti.
EĞİTİM KURUMUNUN KİMLİĞİNE TEPKİ GÖSTERDİM
Tepkisinin temel nedeninin okuldaki atmosferin değişmesi olduğunu iddia eden Akbal, kızının eğitim gördüğü okulun bir bilim yuvası olarak kalması gerektiğini savundu. Okulun tarikat veya dergah benzeri bir imaja büründürülmeye çalışıldığını öne süren veli, "Benim itirazım, çocukların eğitim gördüğü bir kamu kurumunun bu denli tek tipleştirilmesine ve bir ibadethane havasına sokulmasınaydı. Demokratik hakkımı kullanarak bu duruma dikkat çekmek istedim" dedi.
AKRAN ZORBALIĞI VE HUKUKİ SÜREÇ
Veli Soner Akbal’ın avukatı Eray Akbal ise müvekkilinin okula gitme sebebinin sadece zil sesi olmadığını, kızının inancından dolayı maruz kaldığı akran zorbalığını şikayet etmek olduğunu hatırlattı. Avukat Akbal, Anayasa ve Medeni Kanun’un ebeveynlere tanıdığı eğitim hakkına vurgu yaparak, video kaydının herhangi bir hakaret içermediğini ve sadece bir görevi kötüye kullanma iddiasına delil olarak alındığını, mahkemenin serbest bırakma kararının yerinde olduğunu ifade etti.
OKULLARDAKİ SEMBOL TARTIŞMALARINDA YENİ PERDE
Derince’de yaşanan bu olay, Türkiye genelinde okullarda kullanılan zil sesleri ve dini sembollerin sınırları konusundaki tartışmaları tekrar alevlendirdi. Akbal’ın serbest kalmasıyla hukuki sürecin bir boyutu tamamlanırken, eğitimciler ve veli dernekleri okulların pedagojik standartları üzerine görüş ayrılıklarını dile getirmeye devam ediyor. Soner Akbal, davanın takipçisi olacaklarını belirterek adliye önünden ayrıldı.




