Tasfiye sürecine alınan 131 yatırım fonunda gözler, yatırımcıların birikimlerinin akıbetine ve olası zararların nasıl karşılanacağına çevrildi. Fon varlıklarının tasfiye sırasında değer kaybetmesi ya da soruşturma sonucunda manipülatif işlemlerin tespit edilmesi halinde yatırımcıların hangi haklara sahip olduğu merak konusu oldu. Avukat Iyaz Çimen, fon malvarlığının ayrılığı ilkesinden sorumlulara yöneltilebilecek davalara kadar hukuki sürecin temel başlıklarını değerlendirdi.

FON VARLIKLARI ŞİRKETİN MALVARLIĞINDAN AYRI TUTULUYOR

Avukat Iyaz Çimen, yatırımcıların en temel güvencelerinden birinin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 53. maddesinde düzenlenen fon malvarlığının ayrılığı ilkesi olduğunu belirtti. Çimen, bu ilkenin fon varlıklarını kurucu portföy yönetim şirketi ve saklayıcı kuruluşun malvarlığından bağımsız hale getirdiğini ifade etti. Çimen, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

Suat Toktaş Halk TV Genel Yayın Yönetmenliği’nden istifa etti
Suat Toktaş Halk TV Genel Yayın Yönetmenliği’nden istifa etti
İçeriği Görüntüle

"Tasfiyeye alınan yatırım fonlarında yatırımcıların en temel güvencesi 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 53. maddesinde düzenlenen fon malvarlığının ayrılığı ilkesidir. Bu ilke gereğince fon varlıkları, kurucu portföy yönetim şirketi ile saklayıcı kuruluşun malvarlığından tamamen bağımsız olup haczedilemez, iflas masasına dâhil edilemez ve tasfiye neticesinde yalnızca katılma payı sahiplerine payları oranında ödenir."

Fon soruşturmasında yeni adım: TMSF’den şüphelilere para iadesi tebligatı

OLAĞAN DEĞER KAYBI İLE USULSÜZ İŞLEM AYRIMI

Fonların tasfiyesi sırasında yaşanabilecek her değer kaybının aynı hukuki kapsamda değerlendirilmediğine dikkat çeken Çimen, piyasa koşullarından kaynaklanan kayıplarla usulsüz işlemlerden doğan zararların birbirinden ayrılması gerektiğini belirtti. Çimen, "Fonun tasfiyesi esnasında makroekonomik dalgalanmalardan doğan olağan değer kayıpları yatırım riski kapsamında kalıp Yatırımcı Tazmin Merkezi tarafından karşılanmazken, değer kaybının usulsüz işlemlerden veya piyasa manipülasyonundan kaynaklanması hâlinde zararın tazmini amacıyla doğrudan adli yollara başvurulabilir" dedi.

SORUMLULUK KİMLERE YÖNELTİLEBİLİR?

Soruşturma sonucunda piyasa bozucu eylem, manipülasyon veya fon iç tüzüğüne aykırı işlemlerin tespit edilmesi halinde sorumluluğun farklı kişi ve kuruluşlara yöneltilebileceğini belirten Çimen, portföy yönetim şirketi, portföy saklayıcısı, kusurlu yöneticiler ve manipülatörlerin hukuki sorumluluğunun gündeme gelebileceğini söyledi. Çimen, sorumluluğa ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Soruşturma neticesinde piyasa bozucu eylem, manipülasyon veya fon iç tüzüğüne aykırı işlemler tespit edilirse sorumluluk; fonu basiretli bir vekil gibi yönetmekle yükümlü olan PYŞ’ye, mevzuata aykırı portföy işlemlerini denetleme yükümlülüğünü ihlal eden portföy saklayıcısına kusurlu yöneticilere ve haksız fiil faili konumundaki manipülatörlere müştereken ve müteselsilen yöneltilebilir. Yatırımcılar SPKn m. 56/3 uyarınca saklayıcı kuruluşa doğrudan dava açma hakkına haizdir."

Fon Mağdurlarına 1 Milyon Tl Ara Ödeme Garanti Değil

TAZMİNAT DAVASINDA HANGİ YOLLAR İZLENEBİLİR?

Çimen, yatırımcıların zararlarının telafisi için ceza soruşturması ve davalarında elde edilen bulguların da hukuki süreçte önem taşıyabileceğini belirtti. Sermaye Piyasası Kurulunun yazılı başvurusu üzerine açılacak ceza davasına katılma talebinde bulunulabileceğini aktaran Çimen, bu süreçte ortaya çıkacak tespitlerin ve bilirkişi raporlarının tazminat davalarında delil olarak kullanılabileceğini kaydetti. Avukat Çimen, izlenebilecek hukuki yola ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Zararın telafisi için Sermaye Piyasası Kurulu’nun yazılı başvurusu üzerine açılacak ceza davasına katılma talebinde bulunularak elde edilecek tespitler ve bilirkişi raporları, Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılacak tazminat davalarında delil olarak kullanılabilir."

Fon soruşturmasında gizli belgeleri paylaşanlara adli işlem2

MAL VARLIĞININ KAÇIRILMASINI ÖNLEMEK İÇİN TEDBİR TALEBİ

Tazminat sürecinde yalnızca zararın belirlenmesinin değil, sorumluların malvarlığının korunmasının da önem taşıdığına işaret eden Çimen, sorumluların mal kaçırmasını önlemek amacıyla ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararlarının talep edilebileceğini ifade etti. Zamanaşımı konusunda da değerlendirmede bulunan Çimen, manipülasyon eyleminin aynı zamanda suç oluşturması halinde haksız fiil tazminatında uzamış ceza zamanaşımı hükümlerinin uygulanabileceğini belirtti. Çimen, bu konuda şu ifadeleri kullandı:

"Bu süreçte sorumluların mal kaçırmasını önlemek adına şahsi malvarlıklarına yönelik ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararları talep edilebilir; davanın dayanağını teşkil eden manipülasyon eylemi aynı zamanda suç oluşturduğundan, haksız fiil tazminatında iki yıllık kısa süre yerine uzamış ceza zamanaşımı hükümleri tatbik edilir."

Muhabir: Sema Ersoy