Attilâ İlhan, 15 Haziran 1925'te İzmir'in Menemen ilçesinde dünyaya geldi. Hukukçu bir baba ve edebiyata düşkün bir aile ortamında büyüyen İlhan, küçük yaşlardan itibaren kitaplarla iç içe bir yaşam sürdü. Ancak henüz İzmir Atatürk Lisesi öğrencisiyken yazdığı bir mektup, hayatının akışını değiştirdi. Hoşlandığı bir kıza Nazım Hikmet'in şiirlerini göndermesi üzerine "yasak yayın bulundurmak ve propaganda yapmak" suçlamasıyla gözaltına alındı. Daha 16 yaşındayken tutuklanan İlhan, haftalarca cezaevinde kaldı ve okuldan uzaklaştırıldı. Bu olay, onun hayatındaki en büyük kırılma noktalarından biri oldu.

HAPSE GİRDİ AMA KALEMİNİ BIRAKMADI…

Yaşadığı hukuki sürecin ardından eğitim hakkını yeniden kazanan Attilâ İlhan, İstanbul Işık Lisesi'ni bitirdi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Ancak onun gerçek tutkusu hukuk değil, edebiyattı. Üniversite yıllarında şiirleri dergilerde yayımlanmaya başladı. Amcasının habersiz gönderdiği "Cebbaroğlu Mehemmed" adlı şiiri, CHP Şiir Armağanı'nda derece alınca genç şair bir anda edebiyat çevrelerinin dikkatini çekti. Bu ödül, profesyonel yazarlık yolunun kapısını araladı.

PARİS YILLARI ONA NE KAZANDIRDI?

1948 yılında Paris'e giden Attilâ İlhan, burada yalnızca Fransız edebiyatını değil, dönemin siyasal ve kültürel atmosferini de yakından tanıdı. Yaklaşık altı yıl boyunca aralıklarla Paris ile Türkiye arasında yaşayan İlhan, bu süreçte edindiği gözlemleri romanlarına ve denemelerine taşıdı. Batı'yı yerinde tanıması, onun düşünce dünyasını şekillendirirken eserlerine de farklı bir derinlik kazandırdı.

"BEN SANA MECBURUM" NEDEN BİR NESLİN ORTAK DUYGUSU OLDU?

Attilâ İlhan denildiğinde akla ilk gelen eserlerden biri hiç kuşkusuz "Ben Sana Mecburum" oluyor. Ancak usta şair yalnızca bu şiiriyle değil; Sisler Bulvarı, Yağmur Kaçağı, Yasak Sevişmek, Tutkunun Günlüğü, Ayrılık Sevdaya Dahil ve Elde Var Hüzün gibi eserleriyle de Türk şiirine damga vurdu. Aşkı, yalnızlığı, şehir yaşamını ve toplumsal meseleleri kendine özgü bir dille anlatan İlhan, şiirlerinde romantizm ile toplumcu bakışı buluşturan ender isimlerden biri olarak kabul edildi.

SADECE ŞAİR MİYDİ? ROMANLARI NEDEN HÂLÂ OKUNUYOR?

Attilâ İlhan, şiirin yanı sıra roman, deneme, senaryo ve gazetecilik alanlarında da üretmeye devam etti. Sokaktaki Adam, Kurtlar Sofrası, Sırtlan Payı, Fena Halde Leman, Yaraya Tuz Basmak ve Aynanın İçindekiler serisi, Türk edebiyatının önemli eserleri arasında yer aldı. Ayrıca Hangi Sol, Hangi Batı, Hangi Atatürk, Hangi Laiklik gibi deneme kitaplarıyla Türkiye'nin siyasi ve kültürel tartışmalarına yön veren isimlerden biri oldu. Uzun yıllar Milliyet, Cumhuriyet, Güneş ve çeşitli gazetelerde köşe yazıları kaleme aldı.

TÜRK TELEVİZYONUNA DA İZ BIRAKTIĞINI BİLİYOR MUYDUNUZ?

Birçok kişi Attilâ İlhan'ı yalnızca şair olarak tanısa da, o aynı zamanda başarılı bir senaryo yazarıydı. Kartallar Yüksek Uçar, Sekiz Sütuna Manşet, Yarın Artık Bugündür ve Yıldızlar Gece Büyür gibi yapımlar onun kaleminden çıktı. Senaryolarında zaman zaman Ali Kaptanoğlu takma adını kullandı.

Babası Milli Eğitim Bakanıydı, kendisi defalarca yargılandı… Can Yücel kimdir?
Babası Milli Eğitim Bakanıydı, kendisi defalarca yargılandı… Can Yücel kimdir?
İçeriği Görüntüle

HAYATININ SON YILLARINDA NELER YAŞADI?

1985 yılında geçirdiği ilk kalp krizinin ardından sağlık sorunları yaşamaya başlayan Attilâ İlhan'ın rahatsızlıkları ilerleyen yıllarda arttı. 11 Ekim 2005'te İstanbul'daki evinde 80 yaşında yaşamını yitiren usta edebiyatçı, ardında onlarca kitap, yüzlerce şiir ve unutulmaz fikir yazıları bıraktı. Vefatı, Türk edebiyatı için büyük bir kayıp olarak değerlendirildi.

NEDEN HÂLÂ MİLYONLAR TARAFINDAN OKUNUYOR?

Attilâ İlhan, yalnızca şiir yazan bir isim değil; aşkı, yalnızlığı, memleket meselelerini ve insan ruhunu aynı potada eriten çok yönlü bir edebiyatçıydı. Aradan geçen yıllara rağmen dizeleri sosyal medyada paylaşılmaya, romanları yeni baskılar yapmaya ve fikirleri tartışılmaya devam ediyor. "Ben Sana Mecburum" diyen her okur, aslında Attilâ İlhan'ın kelimelerle kurduğu o unutulmaz dünyanın bir parçası oluyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ