Enişte İsmey Akarçay, olayın tamamen bir “yan bakma” tartışması sonucu geliştiğini belirterek, “Hiçbir husumeti yoktu, tanıdık değiller, bu semtin çocuğu değil. Onlar kafede oturuyordu, her zaman camiden çıkıp kafeye giden çocuklar. Çay bahçesinde oturduklarında bu çocuklar laf atıyorlar ve sonrasında videolarda gördüğünüz gibi olay gelişiyor,” dedi.

"DEVLET BÜYÜKLERİMİZ YANIMIZDA"
Akarçay, devlet yetkililerinin sürece müdahil olduğunu ve şu anki süreçte her türlü desteği verdiklerini de vurgulayarak şöyle devam etti:
“Kaymakam bey geldiler, Emniyet Müdürümüz buradaydı, ilçe başkanımız da oradaydı. Vali bey yolda. Gereken devlet büyüklerinden desteği görüyoruz, süreç şu an kontrol altında,” ifadelerini kullandı.
"4 KİŞİLİK BİR ÇETE GRUBU BUNLAR"
Enişte Akarçay, olayın faillerinin durumuna dair şunları söyledi:
“Katil çocuk şu an kapalı cezaevinde. Çocuğun yanındakilerin de sabıkaları var. Dört kişilik bir grup bu şekilde cezaevinde tutuluyor. Biz adaletin yerini bulmasını bekliyoruz.”

BİR YIL ARAYLA İSTANBUL'DA 2. MİNGUZZİ OLAYI
Güngören’deki bu acı olay, kısa süre önce yaşanan başka bir trajediyi de akıllara getirdi. Daha önce Mattia Ahmet Minguzzi cinayeti olarak bilinen olayda da gençler arasında çıkan bir 'tartışma' kanlı bir sona yol açmıştı. Atlas’ın hayatını kaybettiği bıçaklı kavga, bu tür gençler arası şiddet olaylarının ne kadar hızlı ve ölümcül sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. 15 yaşındaki şüphelinin ifadesinde “ne bakıyorsun” sözlerinin tartışmayı başlattığı belirtilirken, olayın hemen ardından polis ekipleri tarafından yakalanması ve tutuklanması, yetkililerin olaya hızlı müdahale ettiğini gösteriyor.
Tehdit mesajları aldığını ve yılmadan, boyun eğmeden süreci takip edeceğini belirten Atlas Çağlayan'ın acılı annesi Gülhan Ünlü, bu tür trajedilerin önüne geçilmesi ve adaletin sağlanması için hem toplumu hem de yetkilileri sorumluluk almaya çağırdı.





