Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı ve İl Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda, 14 Mart 2006 tarihinde Samsun’un Bafra ilçesi Ozan Mahallesi yakınlarındaki Ozan Çayı’nda bulunan ve kimliği tespit edilemeyen cesedin yeniden incelenmesi talep edildi. Cesedin başından 7,65 milimetre çapında bir mermi ile vurulduğu değerlendirildi. Kaybolan ve hakkında binlerce kayıp ihbarı yapılan kadın arasından yapılan detaylı analizler sonucu, cesedin Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği üzerinde duruldu.
KIZININ DOĞUM GÜNÜ İÇİN GELMİŞ
Yapılan detaylı DNA çalışmaları kapsamında, Yazıcı’nın dini nikahla birlikte yaşadığı Osman O.’dan olan kızı Sultan O.'dan alınan örneklerle karşılaştırma yapıldı. Sonuçlarda yüzde 99,99’luk yüksek bir ihtimalle cesedin Gülcan Yazıcı olduğu kesinleşti. Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü nedeniyle Yalova’dan Samsun’un Bafra ilçesine, Darboğaz Mahallesi'ne geldiği ve çocukları Sultan ile Selim’i ziyaret ettiği belirlendi. Buradan sonra kendisinden haber alınamamıştı.
Soruşturma sırasında, Yazıcı’nın ailesine dair görseller ve ifadeler incelendi. Kızı Sultan O.’nun anlatımlarına göre, Yazıcı doğum günü ziyaretinin ardından çocuklarının babası Osman O. ve onun arkadaşı Bayram A.’nın evinde çocuklarıyla birkaç gün kalmış ve daha sonra bir telefon numarası vererek köyden ayrılmıştı. Yazıcı’nın emekli maaşını çocuklarına bakması için Osman O.’nun arkadaşı Bayram A.'ya verdiği ve çocukların şu anda Yalova’da olduğu bilgisi de dosyaya eklendi.
BABA VE ARKADAŞI GÖZALTINA ALINDI
Şüpheliler Osman O. ve Bayram A., kolluk kuvvetlerince gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi. Gülcan Yazıcı’nın kardeşi N.Y. de sürece dahil edildi. Öte yandan, Yazıcı’nın İstanbul’da defnedildiği ve olay yerindeki cesedin bir zamanlar üzerinde yaşadığı yakın yerlerde bulunması önemli detaylar arasında.
Cesedin bulunmasına katkı sağlayan bölge sakinlerinden Nejdet Demir (72), cesedi fark ettiğinde hemen yetkilileri bilgilendirdiğini belirtti. Diğer tanık Fatih Demir (43) ise cesedin bulunduğu yerin iki derenin birleştiği nokta olduğunu ve cesedin oraya nasıl geldiğinin net olmadığını aktardı. Tüm bu gelişmeler ışığında, Gülcan Yazıcı cinayeti 20 yıl sonra kapsamlı bir şekilde çözülmüş oldu.




