Haluk Levent imzasıyla yayımlanan beş sayfalık metinde, kumar bağımlılığı nedeniyle yüksek miktarda kişisel borca girdiğini ve Ahbap Derneği bünyesinde usule uygun olmayan borçlanmalar yaptığını kabul etti. Buna karşılık Ahbap’a yapılan bağışlardan kişisel menfaat sağlamadığını savunan Levent; borçlarını kapatmak için 50 milyon liralık altın, 20 konut ve 140 milyon liralık ödeme hazırladığını öne sürdü. Levent, gözaltına alınma süreciyle ilgili olarak da Bakan Akın Gürlek, iş insanı Yüksel Ersoy ve soruşturmayı yürüten görevlilere yönelik çeşitli iddialarda bulundu.
Haluk Levent imzası taşıyan ve “Veda Öncesi” başlığıyla başlayan beş sayfalık bir metin yayımlandı. Levent, mektupta kişisel borçları, kumar alışkanlığı, Ahbap Derneği’ndeki mali işlemler ve hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin kapsamlı açıklamalar yaptı.
Metinde zaman zaman “son mektup” ve “veda” ifadelerini kullanan Levent, dolandırıcılıktan hüküm giymediğini belirterek, borç aldığı kişilere ödemelerini gecikmeli de olsa iki veya üç katıyla yaptığını savundu.
KUMAR BAĞIMLILIĞINI VE BORÇLANMA YÖNTEMİNİ ANLATTI
Kumar oynama isteğinin özellikle battığı ve iflas ettiği dönemlerde ortaya çıktığını anlatan Levent, bu süreçlerde çok yüksek miktarlarda borçlandığını söyledi. Kumar bağımlılığını “çok kötü bir hastalık” olarak nitelendiren Levent, çocukların kendi hayatından ders çıkarmasını umduğunu ifade etti.
Borçlanma döngüsünü bir örnekle anlatan Levent, 50 lira borcu bulunan bir kişinin, başka birinden 20 lira alabilmek için 50 lira geri ödeme sözü verdiğini; aldığı parayı kumarda kaybetmesi hâlinde toplam borcun 100 liraya yükseldiğini belirtti. Bu döngünün bir süre sonra sona erdiğini ve kişinin toplum önünde zor durumda kaldığını dile getirdi.
Levent, borçlarını ödeyebilmek için insanlardan para alırken iki ya da üç katını geri ödemeyi teklif ettiğini, ortaya çıkmamış çok sayıda alacaklı bulunduğunu ve yüzlerce kişiden borç aldığını açıkladı. Bazı kişilerin faiz istemediğini, bazılarına ise aldığının üç veya dört katını ödemeyi kabul ettiğini belirten Levent, “35 milyon lira borç altı ayda 250 milyon lira olur mu?” ifadelerini kullandı.
Ailesinin ve arkadaşlarının kendisinden utanabileceğini söyleyen Levent, kendisinin borçları, alacaklıları ve insanlara yaşattığı üzüntüler nedeniyle yargılanabileceğini; ancak Ahbap Derneği’ne yapılan bağışlar üzerinden suçlanmaması gerektiğini savundu.
“AHBAP BAĞIŞLARINDAN BİR LİRA DAHİ ALINMADI”
Levent, Ahbap Derneği’ne olan kişisel borcunun tamamının derneğin karar defterinde kayıtlı olduğunu öne sürdü. Dernekten para çalmadığını belirten Levent, söz konusu borçlanmanın özellikle son bir yıl içinde gerçekleştiğini kabul etti.
MASAK yetkililerine de çağrıda bulunan Levent, 2017 ile 2026 yılları arasında kullandığı kişilerin hesaplarının incelenmesini istedi. Kendi hesabına göre kişisel servetinden 400 milyon liranın üzerinde yardım yaptığını, 1.520 aileye karşılıksız para verdiğini ve bu ödemelere ilişkin 10 bin, 30 bin ve 100 bin liralık banka transferlerinin bulunduğunu ileri sürdü.
Levent ayrıca şiddete veya cinsel istismara uğrayan 17 kız çocuğu ile bir erkek çocuğun dokuz yıl boyunca eğitim masraflarını karşıladığını, bu çocukları iyi okullarda okuttuğunu ve ailelerinin kiralarını ödediğini anlattı. Yardım alan kişileri incitmemek için bu çalışmaları kamuoyuna açıklamadığını belirtti.
Söz konusu ödemelerin örgüt üyelerine yapıldığı yönünde iddialar bulunduğunu aktaran Levent, para gönderilen kişilerin hasta, yoksul ve mağdur aileler olduğunu savundu ve MASAK’tan konuyla ilgili açıklama yapılmasını istedi.
Kendisini “yeterince iyi bir insan olmayan” ve “kötü bir baba” olarak tanımlayan Levent; şöhretine, hırslarına ve zaaflarına yenildiğini, son bir yılda büyük acılar yaşadığını ifade etti. Kendisi affedemediği için başkalarının da kendisini affetmesini beklemediğini söyledi.
AHBAP BÜNYESİNDE USULE AYKIRI BORÇLANDIĞINI KABUL ETTİ
Haluk Levent, mektubun devamında son bir yılda Ahbap Derneği bünyesinde usule uygun olmayan borçlanmalara girdiğini açıkça kabul etti. Söz konusu işlemlerin yaptırımının belli olduğunu belirten Levent, borca karşılık 50 milyon lira değerinde altın alımı ile bir arazi teminatının bulunduğunu öne sürdü.
İçişleri Bakanlığı denetiminin hemen gerçekleşmeyeceğini düşündüğünü ifade eden Levent, borçlarını farklı kaynaklardan aldığı paralarla çevirmesi nedeniyle borcun yaklaşık beş katına çıktığını söyledi. Levent, yaptığı işlemlerin usulsüz olduğunu kabul ederek, denetimden önce borcunu kapatabileceğini düşündüğünü belirtti.
Kişisel çekleri nedeniyle bir mahkemede ceza aldığını da açıklayan Levent, kardeşinin Şile Belediyesi dosyası kapsamında tutuklandığını söyledi. O sırada yurt dışında bulunduğunu ancak sıranın kendisine geleceğini düşündüğü için Türkiye’ye döndüğünü ifade etti.
Levent, Ahbap’tan usulsüz biçimde aldığı paraları geri ödemek amacıyla 10 Temmuz 2026 Cuma günü harekete geçtiğini ileri sürdü. Pasaportuna tahdit konulması nedeniyle gözaltına alınacağını önceden tahmin ettiğini belirtti.
50 MİLYON LİRALIK ALTIN, 20 KONUT VE 140 MİLYON LİRA İDDİASI
Levent’in açıklamasına göre Ahbap’a olan borcun kapatılması amacıyla 50 milyon liralık altın hazırlanmıştı. Ayrıca Ahbap Derneği’nden bir çalışanın Çerkezköy’deki ilgili müdürlüğe gönderildiğini belirten Levent, güncel toplam değerinin yaklaşık 150 milyon lira olduğunu söylediği 20 adet 3+1 konutun Ahbap adına devredilmesi için işlem başlatıldığını öne sürdü.
Konutların tapu işlemlerinin cuma akşamına yetişmediğini ve pazartesi gününe kaldığını söyleyen Levent, HTS kayıtlarıyla tapu müdürlüğündeki kamera görüntülerinin bu anlatımı doğrulayacağını savundu.
Eksik kalan 140 milyon liranın da hazırlandığını belirten Levent, 10 Temmuz Cuma günü Halkbank’ta bulunan Zafer Yay adına kayıtlı hesaba 140 milyon lira yatırıldığını ileri sürdü. Söz konusu para transferinin MASAK kayıtlarından doğrulanabileceğini ifade etti.
YÜKSEL ERSOY VE AKIN GÜRLEK HAKKINDA İDDİALAR
Levent, hazırlıkların tamamlanmasının ardından iş insanı Yüksel Ersoy’un kendisini aradığını ve Ersoy’a da borcu bulunduğunu söyledi. Ersoy’un kendisine ne yaptığını sorması üzerine, Ahbap’ın eksiklerini tamamladığını ve bu nedenle artık içinin rahat olduğunu söylediğini aktardı. Pazartesi günü Ersoy’un yanına giderek kendi borcunu yapılandırmayı planladığını belirtti.
Levent, cumartesi akşamı Bakan Akın Gürlek’in Yüksel Ersoy’un bulunduğu mekâna gittiğini ve görüşmede Ahbap’ın hesaplarının kapatılması sürecinin konuşulduğunu iddia etti. Bu görüşmenin tesadüf olabileceğini belirten Levent, daha sonra kendisine yönelik sürecin hızlandırıldığını öne sürdü.
Pazartesi günü yapılması gereken işlemlere rağmen pazar günü Bursa’da gözaltına alındığını söyleyen Levent, bunun Ahbap çalışanlarının tapu işlemlerini tamamlamasını engellemek amacıyla yapıldığını iddia etti.
Akın Gürlek’e doğrudan seslenen Levent, Beylerbeyi’ne gitmediğini ve Yüksel Ersoy ile görüşmediğini söyleyip söyleyemeyeceğini sordu. Bu görüşmenin HTS kayıtlarıyla belirlenebileceğini savundu.
Levent, gözaltına alınmasından önce Yüksel Ersoy ile yapılan görüşmenin içeriğinin açıklanmasını istedi. Gözaltına alınmamış ve pazartesi günü Ahbap’a olan borçlarını kapatmış olması hâlinde, Ahbap’tan para çaldığı yönündeki iddiaların ileri sürülemeyeceğini iddia etti.
“7 MİLYAR LİRA KUMARDA KAYBEDİLDİ” HABERLERİNE TEPKİ
Gözaltına alındığı akşam bazı haberlerde Ahbap’a ait 7 milyar liranın kumarda kaybedildiğinin öne sürüldüğünü belirten Levent, bu haberlerin MASAK raporlarına dayandırıldığını aktardı.
Daha sonraki günlerde iddia edilen rakamların önce 990 milyon liraya, ardından 80 milyon liraya indirildiğini söyleyen Levent, süreç nedeniyle kendisinin yanı sıra Ahbap çalışanlarının, gönüllülerin, bağışçıların, derneğe destek veren sanatçıların ve aile üyelerinin zarar gördüğünü savundu.
Levent, Ahbap Derneği’ne ait bir liranın dahi kumarda kullanılmadığını ve soruşturma kapsamında masum kişilerin tutuklandığını ileri sürdü.
ECE GÜNER İLE İLGİLİ AÇIKLAMA
Mektupta hukukçu Ece Güner’in de adına yer veren Levent, Güner’i Türkiye’nin en iyi hukukçularından biri olarak nitelendirdi. Ece Güner’in kendisine borç verdiğini ve bu parayı parça parça, güçlükle geri alabildiğini söyleyen Levent, Güner’in kendisi hakkında sert konuşmakta haklı olduğunu ifade etti.
Ece Güner’in Ahbap Derneği ile herhangi bir bağlantısı bulunmadığını savunan Levent, Güner’in İmamoğlu’nun hukuk danışmanlığını yaptığı gerekçesiyle sürece dâhil edildiğini iddia etti.
SORGU SIRASINDA YAŞANDIĞINI SÖYLEDİĞİ OLAYLARI ANLATTI
Levent, sorgu sırasında Akın Gürlek ve Yüksel Ersoy hakkında açıklama yapmak istediğini ancak polis müdürü Ertan’ın bu ifadeleri tutanağa geçirmediğini ileri sürdü.
Polis müdürünün kendisini dışarı çıkardıktan sonra savcıyı telefonla aradığını iddia eden Levent, Yüksel Ersoy meselesinin savcıya aktarıldığını söyledi. Levent’in anlatımına göre daha sonra Akın Gürlek, Yüksel Ersoy’a ulaştı ve Ersoy’dan Levent hakkında suç duyurusunda bulunması istendi.
Levent, aynı gece Ersoy’un evine polislerin gönderildiğini, ifadesinin alındığını ve ertesi gün suç duyurusunda bulunulduğunu öne sürdü. Yüksel Ersoy’un aynı akşam ayrıca suç duyurusunda bulunduğunu belirten Levent, yaşananları “kumpas” olarak nitelendirdi.
MART 2025’TE YAPILAN DENETİME İLİŞKİN İDDİA
Haluk Levent, Mart 2025’te şüphelilere ilişkin MASAK raporu hazırlanmasının ardından İçişleri Bakanlığına bağlı ve ismini “İ.S.” olarak açıkladığı bir başmüfettiş ile dört denetçinin Ahbap Derneği’nde habersiz denetim yaptığını söyledi.
Denetçilerin üç ay boyunca dernekte kaldığını ve tüm hesapları incelediğini belirten Levent; Alper Çelik, Zafer Yay ve Emrah Gödeliner’in hesaplarındaki para giriş ve çıkışlarının Ahbap Derneği ile ilgisi bulunmadığının tespit edildiğini öne sürdü.
Bu işlemlerin kendi kişisel borç ve alacak ilişkileri kapsamında olduğunun Bakanlığa raporlandığını savunan Levent, söz konusu raporları hazırlayan müfettişlerin neden tutuklanmadığını sordu.
Ahbap’ın 7 milyar lirayı kumarda kaybettiği yönünde kamuoyunda oluşturulan algının düzeltilmesini isteyen Levent, İçişleri Bakanlığının bu konuda açıklama yapması gerektiğini belirtti.
DEPREM YARDIMLARININ BELGELERİNİN AÇIKLANMASINI İSTEDİ
Levent, deprem döneminde yapılan yardımların valilikler ve kaymakamlıklardaki kayıtlarda bulunduğunu belirtti. Yapılan harcamaların makbuz, fatura ve diğer belgelerle kamuoyuna açıklanmasını istedi.
Ahbap’ın deprem dönemindeki çalışmaları sırasında bir lira çalınmış olması hâlinde, işlemlerin kamu kurumlarının bilgisi ve denetimi altında yapılması nedeniyle bunun ilgili kurumlarla birlikte gerçekleştirilmiş olması gerekeceğini savundu.
Metnin sonunda bağışçılara seslenen Levent, valiliklere ve İçişleri Bakanlığına e-posta göndererek deprem dönemindeki tüm harcamaların fatura ve makbuzlarıyla açıklanmasını talep etmelerini istedi.
AHMET MİNGUZZİ DAVASI VE KIZI ELA ÜZERİNDEN TEPKİ GÖSTERDİ
Levent, Ahmet Minguzzi cinayeti sanıklarının aileleriyle görüntülü görüşme yapabildiğini belirterek, kendi hakkındaki suçlamalar kesinleşmemişken neden başka bir cezaevine gönderildiğini sordu.
Kızı Ela’nın davranış bozukluğu bulunduğunu ve kendisine ihtiyaç duyduğunu ifade eden Levent, yaşanan sürecin ailesini de olumsuz etkilediğini belirtti.
22 MİLYON DOLARLIK TAŞINMAZ İŞLEMİYLE İLGİLİ AÇIKLAMA
Levent, değeri 22 milyon dolar olduğunu söylediği bir taşınmazın Hüseyin Başaran tarafından 60 milyon dolara satıldığı bir işlem nedeniyle dolandırıcılık suçlamasıyla tutuklandığını öne sürdü.
Söz konusu işlem kapsamında 4 milyon dolarlık peşinat ödediğini ve bu ödemenin banka kayıtlarında bulunduğunu belirten Levent, bir yıllık senet vadesi dolmadan ve hukuk ya da icra mahkemelerinde herhangi bir takip başlatılmadan tutuklandığını savundu.
Bu durumun stajyer avukatları dahi şaşırttığını ifade eden Levent, tutuklamanın hangi hukuki düzenlemeye dayandırıldığını sordu.
ÖZEL TELEFON YAZIŞMALARININ BASINA VERİLDİĞİNİ İDDİA ETTİ
Gözaltına alınan kişilerin cep telefonu şifrelerini devlete emanet ettiğini belirten Levent, suç unsuru içermeyen özel mesajlarının telefonunun alınmasından yaklaşık üç saat sonra Yeni Şafak gazetesinden Burak Doğan’a servis edildiğini ileri sürdü.
Özel mesajların magazinleştirilerek toplumun gündeminin değiştirildiğini savunan Levent, bu uygulamanın devletin mahremiyetine ve vatandaşların güven duygusuna zarar verdiğini söyledi.
BORÇLARININ ARTMASINDA 2023 DEPREMİNİN ETKİLİ OLDUĞUNU SÖYLEDİ
Levent, yüksek miktarda borçlanmasının nedenlerinden birinin 2023 yılında meydana gelen depremler olduğunu belirtti. Ahbap’a el konulmasından korktuğu için çeşitli kişilere para verdiğini, ancak bu ödemelerin açıklanmasının istenmediğini ileri sürdü. Hiçbir şeyin gizli kalmayacağını söyleyen Levent, kişisel borç ilişkilerini ve tefecilik kapsamında kimlerin ne kadar para verdiğini ve ne kadar geri aldığını açıklayacağını belirtti.
Borsa işlemleri yaptığını, iddia oynadığını ve kumar oynadığını açıkça kabul eden Levent, battığını ve yeniden toparlanamadığını söyledi. Kendi hayatını “iyi yaşamadığını” ifade eden Levent, tüm kişisel hatalarını kamuoyu önünde kabul ettiğini dile getirdi.
“İDDİANAMEYİ DEĞİŞTİRMEYİN” ÇAĞRISI
Levent, soruşturma makamlarına seslenerek hazırlanacak iddianamede suçlamaların değiştirilmemesini istedi. Kamuoyunda kendisinin “deprem paralarını kumarda kaybettiği ve 7 milyar lirayı iç ettiği” şeklinde yargılandığını savunan Levent, iddianamenin de bu suçlama üzerinden hazırlanmasını talep etti.
Daha sonra “Böyle söylemedik, yalnızca şüpheler vardı” şeklinde bir açıklama yapılmamasını isteyen Levent, hakkında toplum önünde kesin bir suçlu algısı oluşturulduğunu iddia etti.
Akın Gürlek’e seslenmeyi sürdüren Levent, kendisinin yalnızca belirli bir siyasi partinin değil, tüm vatandaşların bakanı olduğunu ifade etti. Toplumun kendisini hedef aldığı sırada neden müdahale edilmediğini sordu.
Levent, açıklamalarından sonra hakkında 350-400 yıl hapis cezası istenebileceğini, borç ve alacak ilişkisi bulunan kişilerin soruşturmaya dâhil edilebileceğini ve yeni suçlamalar üretilebileceğini öne sürdü. Buna rağmen susmayacağını söyledi.
AHBAP YÖNETİCİLERİNİN SERBEST BIRAKILMASINI İSTEDİ
Mektubunda Ahbap Derneği üyeleri ve yönetim kurulu üyelerinin serbest bırakılmasını isteyen Levent, bu kişilerin masum olduğunu savundu. Malatya’da devam eden tadilat çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu belirten Levent, Nurdağı’nın ardından Malatya’daki evlerin de ihtiyaç sahiplerine teslim edileceğini söyledi. Ahbap’ın önünde okul ve gençlik merkezi projeleri bulunduğunu aktaran Levent, derneğin çalışmalarına devam etmesi gerektiğini ifade etti.
Kendisinin uzun yıllar cezaevinde tutulabileceğini söyleyen Levent, buna karşılık Ahbap yöneticilerinin serbest bırakılmasını istedi ve derneğe başkalarının el koymasına izin verilmemesi çağrısında bulundu.
“HAKSIZ MENFAAT İÇİN PARA AKTARILMADI”
Mektubun son bölümünde kendisini “kumar tutkunu bir müzisyen” olarak tanımlayan Levent, aylar boyunca hakkında yeni işlemler yapılacağını düşündüğünü söyledi.
Battığını, toparlanamadığını, borsa işlemleri yaptığını, iddia ve kumar oynadığını kabul eden Levent, kişisel hayatında sevilecek bir yanının kalmadığını ifade etti. Ancak Ahbap’tan kişilere haksız menfaat sağlamak amacıyla herhangi bir para aktarılmadığını bir kez daha savundu.
Yapılan tüm işlemlerin dernek karar defterine bağlandığını belirten Levent, Ahbap bağışçılarına karşı kurulduğunu öne sürdüğü sürecin bir parçası olmadığını söyledi.
Deprem döneminde Ahbap çatısı altında bir araya gelen sanatçılara, bağışçılara, arkadaşlarına ve yakınlarına seslenen Levent, kimsenin başını öne eğmemesi gerektiğini belirtti. Ahbap’a yapılan bağışlara ihanet etmediğini ve deprem döneminde toplanan paraların bir lirasının dahi çalınmadığını savundu.
Beş sayfalık metin, “Haluk Levent” imzasıyla sona erdi.




