Ruhi Çenet'in ABD'de yaşayan Hasidik Yahudilerin günlük hayatını konu alan yaklaşık 40 dakikalık belgeseli kısa sürede 39 milyon izlenmeye ulaştı. Belgeselde topluluğun yaşam biçimi ve teknolojiye yaklaşımı ele alınırken, ortaya çıkan tartışmaların ardından Hasidik toplumun ABD'deki siyasi ağırlığı da yeniden gündeme geldi.
BELGESEL MİLYONLARA ULAŞTI
Çenet'in belgeselinde New York'un merkezinde yaşayan Hasidik toplulukların gündelik hayatına odaklanıldı. Bazı cemaatlerde akıllı telefon ve televizyon kullanılmadığı, internet ve teknolojinin dini gerekçelerle sınırlandırıldığı aktarıldı. Geniş aile yapısının toplumsal hayatın merkezinde olduğu belirtilen belgeselin ardından, Hasidik ailelerin yararlandığı kamu destekleri de tartışılmaya başlandı. Ortalama 8 ila 10 çocuk sahibi olan bazı ailelerin sosyal yardım programlarından daha fazla yararlandığı ve aile başına yıllık kamu desteğinin 75 bin ila 100 bin dolar seviyesine çıkabildiği öne sürüldü. İnternet yayıncısı Asmongold başta olmak üzere bazı Amerikalılar, vergi gelirlerinin ekonomik hayata sınırlı katılım gösterdiklerini düşündükleri topluluklara aktarılmasına tepki gösterdi.
![]()
TARTIŞMANIN DİĞER BOYUTU: SİYASİ GÜÇ
Hasidik toplumla ilgili tartışmalar yalnızca kamu destekleriyle sınırlı kalmadı. Cemaat liderlerinin siyasi tercihleri ve toplulukların özellikle yerel seçimlerde blok halinde oy kullanabilmesi, Hasidik toplumun siyasi etkisini de gündeme taşıdı. Bu durum bazı Amerikalılar tarafından, siyasetçilerin cemaatlerin oylarını kazanmak amacıyla taviz verdiği iddiaları üzerinden eleştiriliyor.
TRUMP, HASİDİK LİDERLERİNİ BEYAZ SARAY'DA AĞIRLADI
Tartışmalar devam ederken ABD Başkanı Donald Trump, aralarında Satmar, Skver, Bobov ve Vizhnitz Hasidik hanedanlarının liderlerinin de bulunduğu önemli bir ultra-Ortodoks heyeti Beyaz Saray'da kabul etti. Görüşmede Haredi toplumunu ilgilendiren meselelerin yanı sıra İsrail'deki ultra-Ortodoks Yahudilerin zorunlu askerlik uygulamasına alınması gibi konuların da gündemde olması bekleniyordu. Toplantıya Başkan Yardımcısı JD Vance, Jared Kushner ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun da katıldığı bildirildi.

Görüşmenin en dikkat çeken anlarından biri Satmar cemaatindeki uzun süredir devam eden ayrılığın sembol isimlerinin aynı odada bir araya gelmesi oldu. Reb Aharon Teitelbaum ile Reb Zalman Leib Teitelbaum, kardeş olmalarına rağmen 2006 yılında babaları Rabbi Moshe Teitelbaum'un ölümünün ardından iki ayrı Satmar grubunun liderliğini üstlendi. Yıllardır ayrı duran iki lider, Trump'ın görüşmesinde el sıkışarak yüz yüze konuştu.
SATMAR CEMAATİNDEKİ BÖLÜNME
Satmar hareketindeki ayrılığın temeli, Rabbi Moshe Teitelbaum'un ardından cemaatin liderliğini kimin üstleneceği tartışmasına dayanıyor. Rabbi Moshe Teitelbaum, vasiyetinde Zalman Leib'i halefi olarak göstermiş ve Williamsburg'daki cemaatin liderliğini ona bırakmıştı. Ancak Aharon'un destekçileri, ağabey olması nedeniyle liderliği onun üstlenmesi gerektiğini savundu. Moshe Teitelbaum'un 2006'daki ölümünün ardından iki kardeş de kendi destekçileri tarafından Rebbe ilan edildi. Bunun sonucunda Satmar cemaati, New York'taki Williamsburg merkezli Zalman Leib ve Kiryas Joel merkezli Aharon olmak üzere iki ana gruba ayrıldı.

Her iki Satmar liderinin de açık biçimde Siyonizm karşıtı bir çizgide bulunduğu belirtiliyor. Skverer Rebbe de Siyonizm karşıtı olarak tanımlanırken, Vizhnitzer Rebbe daha çok geleneksel Haredi ve Siyonist olmayan bir konumda değerlendiriliyor. Bobov Rebbe ise Siyonist olmayan ancak İsrail'e düşmanca olmayan bir çizgide görülüyor.




