2026 Nobel Barış Ödülü'nün sahibi olan Güney Afrika doğumlu hukukçu Navanethem “Navi” Pillay, ödül haberini Almanya'nın Nürnberg kentindeki Adalet Sarayı'nda katıldığı toplantı sırasında öğrendi. Haberi ilk duyduğunda “Bu bir şaka olmalı” diyen Pillay, basın mensuplarının karşısına çıktığında kendisini alkışlayanlara ABD Başkanı Donald Trump üzerinden espri yaptı. Uluslararası hukuk ve insan hakları alanındaki çalışmalarıyla tanınan Pillay, ödülün kendisine verildiğine inanmakta zorlandığını belirterek kararın doğrulanmasını istedi.

Navi Pillay

TRUMP GÖNDERMESİ GÜLDÜRDÜ

Toplantı sırasında dışarıya çağrılan Pillay'a 2026 Nobel Barış Ödülü'nü kazandığı bildirildi. Haberi şaşkınlıkla karşılayan hukukçu, basın mensuplarının bulunduğu alana alkışlar eşliğinde girdi. Kendisini alkışlayanlara seslenen Pillay, “Biraz daha alkışlarsanız ödülü (ABD Başkanı Donald) Trump ile paylaşabilirim” ifadelerini kullandı. Esprisi, salonda bulunan çalışma arkadaşları ve gazeteciler arasında gülüşmelere neden oldu. Ödül haberini henüz doğrulatmak istediğini belirten Pillay, “Bu konuda hiçbir şey bilmiyorum. Dolayısıyla sorum şu, bu doğru mu?” diye konuştu. Pillay, ödülün kendisine layık görülmesine ilişkin ilk değerlendirmesinde ise şu ifadeleri kullandı:

“İnsanların ödülü hak ettiğinizi düşündüğünden emin olmadan bir ödül ya da takdir almak istemezsiniz. Bu nedenle alkışlarınızı çok değerli buluyorum. Ama bir avukat ve bir yargıç olarak yine de doğrulamak istiyor olmamı anlarsınız.”

Abd Başkanı Trump Yakında İran’dan Ayrılacağız Ve Petrol Fiyatları Hızla Düşecek

“GAZZE'DEKİ YAŞANANLARI SOYKIRIM OLARAK NİTELENDİRDİĞİMİZ RAPORU SUNDUM”

Uluslararası hukuk ve insan hakları alanındaki çalışmalarına değinen Pillay, son görevlerinden birinin Gazze'de yaşananlara ilişkin hazırlanan rapor olduğunu söyledi. Pillay, “İnsan haklarını destekleyen dostlarım ve meslektaşlarımla birlikte olmanın çok manalı olduğunu düşünüyorum. Son yaptığım iş, Gazze'de yaşananları soykırım olarak nitelendirdiğimiz raporu sunmak oldu” dedi. Pillay'ın açıklaması, uluslararası hukuk ve insan hakları alanındaki çalışmalarının Nobel Barış Ödülü haberinin ardından yaptığı değerlendirmelerde de öne çıktığını gösterdi.

“GERÇEĞİ SÖYLEMEK İÇİN NEDEN CESARETE İHTİYAÇ DUYULSUN?”

Pillay, daha önce yaptığı bir açıklamada, Gazze'deki olaylara ilişkin raporun ardından kendisine gösterilen tepkileri değerlendirmişti. ABD'nin, İsrailli liderler hakkında yakalama kararı çıkaran Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne yönelik yaptırımlar duyurduğu gün yaptığı açıklamada, rapora ilişkin değerlendirmelerin kendisini şaşırttığını belirtmişti. Pillay, açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:

“Bu rapora verilen başlıca tepkilerden biri, cesaretimden dolayı bana takdirlerini sunmalarıydı. Buna çok şaşırdım. Neden cesarete ihtiyacım olsun ki? Gerçeği söylemek için neden cesarete ihtiyaç duyulsun ki? Hukuku yorumluyorsunuz, bütün olguları inceliyorsunuz, dolayısıyla tarafsız bir karar verme süreci yürütüyorsunuz.”

Almanya-Fransa tank projesinde ayrılık: Berlin çekildi
Almanya-Fransa tank projesinde ayrılık: Berlin çekildi
İçeriği Görüntüle

Gazze1-16

85 YAŞINDA ULUSLARARASI ADALET İÇİN ÇALIŞIYOR

1941 doğumlu olan Pillay, 85 yaşında olmasına rağmen uluslararası hukuk alanındaki çalışmalarını sürdürüyor. Hukukçu, Gambiya'nın Myanmar'a karşı açtığı Rohingya Soykırımı davasında özel hakim olarak görev yaptığını belirtti. Kendisine mesleği ne zaman bırakacağının sık sık sorulduğunu söyleyen Pillay, “Herkes bana ‘Ne zaman bırakacaksın?’ diye soruyor. Geçen ay 85 yaşına girdim” ifadelerini kullandı. Pillay, ödül haberinin ardından düzenlediği basın toplantısında şaşkınlığının devam ettiğini söyledi. Hayatı boyunca pek çok ödül aldığını ancak 85 yaşında böyle bir onur beklemediğini belirten hukukçu, Nobel Barış Ödülü'nü uluslararası suçların mağdurlarına ve adalet mücadelesi verenlere ithaf etti. Pillay, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Hala hayretimi üzerimden atabilmiş değilim. Hiç beklemiyordum. Hayatım boyunca pek çok ödüle layık görüldüm ancak insan 85 yaşına geldiğinde artık böyle bir beklenti içinde olmuyor. Bu şimdiye kadar bana layık görülen en büyük ve en değerli onur. 2026 Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüş olmaktan büyük onur ve minnettarlık duyuyorum. Bu ödülü uluslararası suçların kurbanları ile uluslararası adalet savunucuları ve çalışanlarına ithaf etmek istiyorum.”

Uluslararası hukukun ve insan haklarının ciddi siyasi saldırılarla karşı karşıya olduğunu belirten Pillay, özellikle Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne yönelik girişimlerin bu tablonun açık örneklerinden biri olduğunu ifade etti.

NOBEL HABERİNİ NAZİ SAVAŞ SUÇLULARININ YARGILANDIĞI SALONDA ALDI

Pillay'ın ödül haberini aldığı yer de açıklamalarında öne çıktı. Hukukçu, Nobel Barış Ödülü'nü kazandığını, Nazi savaş suçlularının yargılandığı Nürnberg Adalet Sarayı'ndaki 600 numaralı duruşma salonunda bulunduğu sırada öğrendi. Bu tesadüfün anlamına değinen Pillay, Nürnberg yargılamalarından bu yana uluslararası adalet alanında elde edilen ilerlemenin tehlikede olduğunu söyledi. Pillay, “Belki bu kaderin bir cilvesiydi. Günümüzde tanık olduğumuz uluslararası adaleti zayıflatmaya yönelik girişimler, Nürnberg'den bu yana büyük emeklerle elde ettiği ilerlemeyi tehlikeye atıyor. Bu ödül, hukukun üstünlüğünü savunmak için birlikte durmamız gerektiğine dair inancımı güçlendiriyor” ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA