AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarına ilişkin 9 maddelik kanun teklifinde ödemeler için Hazineden ya da başka bir kamu kaynağından katkı kullanılmayacağını açıkladı. Güler, tasfiye sürecinin fonların teminatları, menkul ve gayrimenkul varlıkları ile hisse senedi ve tahvil gibi kendi varlıklarıyla yürütüleceğini söyledi.
"Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi"ni TBMM Başkanlığı'na sunduktan sonra Meclis'te basın toplantısı düzenleyen Güler, "Gerek bu kanun teklifimizde gerekse daha sonra sermaye piyasasına ilişkin alınacak kararlarda ne Hazineden bir katkı ne de başka bir kamu kaynağı bu süreçte kullanılacaktır" dedi.
Güler'in açıkladığı takvime göre teklif 14 ya da 15 Ekim'de Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülecek, ardından Genel Kurul gündemine gelecek.
1 MİLYON LİRALIK ARA ÖDEME NİHAİ TAZMİNAT SAYILMAYACAK
Teklifin 4'üncü maddesiyle fon varlıklarının tamamı nakde dönüştürülmeden yatırımcılara ara ödeme yapılmasının önü açılıyor. Güler'in anlattığına göre ara ödeme, fon pay sahibinin fiili nakit giriş ve çıkışlarını esas alan net yatırım tutarı üzerinden belirlenecek ve kişi başına en fazla 1 milyon lira olacak.
Güler, "Bu tutar, herkese koşulsuz veya peşin ödenecek bir meblağ ya da nihai tazminat vaadi değildir" dedi. Dağıtılabilir nakit yetmediğinde mevcut paranın pay sahipleri arasında bölüştürülmesi ve en fazla sayıda yatırımcıya ödeme yapılmasını sağlayacak yöntemin belirlenmesi için Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) yetki verilecek. Teklif metnine ilişkin basına yansıyan ayrıntılara göre net yatırım tutarı, TÜFE ve Yİ-ÜFE değişimlerinin ortalamasıyla güncellenerek hesaplanacak.
FON VARLIKLARI ACELEYLE SATILMAYACAK
Teklifin 3'üncü maddesine göre tasfiye işlemleri SPK'nın gözetim ve denetimi altında yürüyecek. Merkezi Kayıt Kuruluşu, Takasbank ile saklama ve dağıtım kurumlarının kayıtları karşılaştırılarak her fonun gerçek mal varlığı ve gerçek hak sahipleri tek tek belirlenecek.
Güler, portföydeki varlıkların değer kaybına yol açacak biçimde aceleyle satılması yerine en yüksek ekonomik değerin elde edilmesinin hedeflendiğini söyledi. Gerekli durumlarda SPK kararıyla hakim ortağa satma hakkı, toptan satış, özel emir, geçici farklı fiyat marjı ve borsa dışı satış yollarına başvurulabilecek.
HAKSIZ KAZANÇ TMSF ARACILIĞIYLA TAHSİL EDİLECEK
Teklifin 5'inci maddesiyle hukuka aykırı işlemlerde şahsi sorumluluk ve teminatlar üzerinden cebri tahsilat imkanı getiriliyor. Sorumlulukta önce fonun kurucusu portföy yönetim şirketi esas alınacak, tahsilat sağlanamazsa sorumluluğu belirlenen diğer gerçek ve tüzel kişilere başvurulacak. SPK'nın tespit ettiği tutarları TMSF takip edip tahsil edecek, bu alacaklara 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uygulanacak.
Gerçeğe aykırı fiyatlarla fondan çıkıp piyasanın üzerinde kazanç elde edenler, objektif emsal getiriyi aşan tutarları özel hesaplara gönüllü olarak iade edebilecek. Teklifin 6'ncı maddesi uyarınca ceza soruşturmalarında el konulan ya da müsadere edilen ve fonla bağlantısı hukuken belirlenen mal varlıklarının değeri de fonlara geri kazandırılacak. Geri kazanılan tutarlar TMSF'de her fon için ayrı hesapta izlenecek ve yalnızca o fonun yatırımcılarına yapılacak ödemelerde kullanılacak.
Piyasa dolandırıcılığı ya da bilgi suistimali yapan veya bu kişilerle birlikte hareket ettiği tespit edilenler mekanizmanın tamamen dışında tutulacak. Güler, "Suç işleyenin, suistimal yapanın bu kanunun sağladığı ödeme imkanlarından faydalanması asla ve kata mümkün değildir" dedi.
DÜZENLEME YALNIZCA TASFİYEDEKİ FONLARI KAPSAYACAK
Teklifin genel ya da sürekli bir tasfiye rejimi getirmediğini belirten Güler, düzenlemenin yalnızca SPK'nın 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen ve kanunun yayımlandığı tarihte tasfiyesi tamamlanmamış fonlar için geçerli olacağını söyledi.
Güler'in verdiği bilgilere göre tasfiyedeki fonların toplam portföy büyüklüğü hane halkının finansal varlıklarının yüzde 2,4'üne, 131 fon da sistemdeki toplam fon sayısının yüzde 4,6'sına karşılık geliyor. Sorunun fon piyasasının "belirli ve sınırlı bir alanında" yaşandığını savunan Güler, "Üstüne gideceğiz, kararlılıkla mücadele edeceğiz, bu virüsü bünyeden söküp atacağız" ifadesini kullandı.
SORUŞTURMADA 85'İN ÜZERİNDE GÖZALTI
Güler, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmalarda şu ana kadar 85'in üzerinde gözaltı işlemi yapıldığını ve tutuklamalar olduğunu açıkladı. Süreci Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında, Hazine ve Maliye Bakanı ile Adalet Bakanı'nın da katıldığı Fon İzleme ve Koordinasyon Kurulu yürütüyor. Devlet Denetleme Kurulu da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın görevlendirmesiyle inceleme yapıyor.
"Kim bu olaylara karışmışsa ve bir suç işlemişse gereği sonuna kadar yapılacaktır" diyen Güler, Devlet Denetleme Kurulu raporuyla ihmali olanların ortaya çıkacağını söyledi. Güler, YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale'nin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın babasıyla ilgili 830 milyon liralık fon işlemi iddiasını da eleştirdi ve Türkiye'de Hasan Özdemir adını taşıyan yaklaşık 4 bin kişi bulunduğunu belirterek isimlerin karıştırıldığını öne sürdü.




