Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, fon soruşturmasında yatırımcılara yapılacak ödemeler için hukuki süreci yürüttüklerini açıkladı. Ankara'da AK Parti Kongre Merkezi'nde düzenlenen Milletvekilleri ile Yasama Yılı Açılış Toplantısı'nda konuşan Erdoğan, "Kamuya yük getirmeden, vatandaşlarımızın birikimlerinin bir an önce ödenmesi için gerekli adımları atıyoruz" dedi.

Erdoğan, milletin hakkına girenlerin ve haksız kazanç sağlayanların bunun hesabını "hem bu dünyada Türk mahkemelerine hem de Mahkeme-i Kübra'da yaradana" vereceğini söyledi. "Türk sermaye piyasaları safralarından kurtulacak, küçük yatırımcının birikiminden beslenen açgözlü parazitlerden arınacak" diyen Erdoğan, ülkeye gelen yatırım ve sermayenin artacağını savundu.
FON SORUŞTURMASINDA KURUMLAR GÖREVLENDİRİLDİ
Erdoğan, yargının meselenin hukuki yönüyle ilgili gerekeni yaptığını, idari yönü için de kurumları görevlendirdiklerini belirtti. Meselenin siyasi tarafındaki yükün kendi omuzlarında olduğunu ifade eden Erdoğan, "Herkesin bir planı, bir senaryosu varsa emin olunuz ki bizim de bir hareket planımız, bizim de bir takvimimiz var. Sabır ve kararlılıkla bu planı adım adım, hamle hamle hayata geçireceğiz" ifadelerini kullandı.

"Siyasetin tek limanı ahlaktır" ilkesini hatırlatan Erdoğan, 24 yıl boyunca yozlaşmayı partiye yaklaştırmadıklarını öne sürdü. Erdoğan, eleştirilere de yanıt vererek "Baklava kutusunda rüşvet alanlara, haram parayla kule yapanlara sahip çıkan güruhtan ne ders alırız, ne de onları muhatap alırız" dedi.
ERDOĞAN'DAN CEMİL TUGAY'A "HOŞ GELDİN"
Erdoğan, toplantıda AK Parti'ye geçen İzmir'in büyükşehir belediye başkanı Cemil Tugay'a seslendi. "Aramıza katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a AK Parti ailesine hoş geldin, sefalar getirdin diyorum" diyen Erdoğan, İzmir'e hizmet konusunda Tugay'a destek olacaklarını söyledi. Konuşmasının girişinde de "İzmir bugün bir başka. Çok coşkulu" diyen Erdoğan, belediye başkanlarının AK Parti'yi "en güvenli adres" olarak gördüğünü öne sürdü.
18 Haziran'da CHP'den istifa eden Tugay'ın AK Parti'ye geçeceği iddiası eylül başından bu yana gündemdeydi.
MUHALEFETE "SAVAŞ BALTALARI" ÇAĞRISI
Erdoğan, 10 Ağustos'ta kabul edilen çerçeve yasada 467 oyla sağlanan uzlaşının yeni yasama yılında da sürmesini istedi. Muhalefetin "yeri geldiğinde savaş baltalarını da yana koyarak" ortak paydada buluşması gerektiğini belirten Erdoğan, başta Terörsüz Türkiye süreci olmak üzere diyalogdan kaçınmayacaklarını kaydetti.
1 Ekim'deki Meclis açılışında Yeni Parti milletvekilleri, Erdoğan konuşurken Genel Kurul'u terk etmişti. Erdoğan, açılıştaki tavrı "çirkin olduğu kadar nezaket yoksunu" olarak nitelendirerek "İyi niyet yaklaşımımıza karşılık görmezsek şikayeti edeceğimiz yer yine milletimiz olacaktır" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "hizmette rekabet, istiklalde vahdet, istikbalde gayret" çağrısını anlamlı bulduğunu söyleyen Erdoğan, Bahçeli'ye teşekkür etti.
ERDOĞAN ENFLASYONDA SAVAŞ ETKİSİNİ 7 PUAN OLARAK VERDİ
Erdoğan, bölgedeki çatışmalar nedeniyle yükselen petrol fiyatlarının en çok enflasyonu etkilediğini belirtti. Merkez Bankası'nın hesabıyla çatışmaların yıllık enflasyona katkısının 7 puan dolayında olduğunu söyleyen Erdoğan, "Enflasyonda arzu ettiğimiz yerde değiliz" dedi. Erdoğan'ın paylaştığı veriler aşağıdaki gibi.
- Yıllık enflasyon yüzde 29,73 ile son 5 yılda ilk kez yüzde 30'un altına indi
- Eylülde tüketici fiyatları yüzde 1,84, üretici fiyatları yüzde 2,07 arttı
- Eylül ihracatı yıllık yüzde 15,4 artışla 26 milyar dolar oldu
- 9 aylık ihracat yüzde 5,2 artışla 211 milyar dolara ulaştı
- Ağustosta işsizlik oranı yüzde 7,8'e, genç işsizlik yüzde 13'e geriledi
- İstihdam ağustosta 136 bin kişi artarak 32 milyon 507 bine çıktı
Erdoğan konuşmasında yaklaşık 3,5 yıldır TBMM Başkanvekili olarak çalışan Bekir Bozdağ'a teşekkür etti, görevi Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt'ın üstleneceğini duyurdu.

Erdoğan'ın konuşmasının tamamı şu şekilde:
Aziz milletim, değerli milletvekili arkadaşlarım, kıymetli belediye başkanlarımız, istikbalimizin güvencesi sevgili gençler, saygıdeğer hanımefendiler, beyefendiler, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Sizlerin vasıtasıyla cennet vatanımızın dört bir yanındaki vatandaşlarıma saygılarımı, sevgilerimi gönderiyor, yurt dışında gurbeti sılaya çeviren tüm kardeşlerimi hasretle kucaklıyorum.
İzmir bugün bir başka. Çok coşkulu. Toplantımıza teşrif eden tüm kardeşlerime yeni yasama yılının heyecanını bizlerle paylaştıkları için teşekkür ediyor, kendilerine hoş geldiniz diyorum. 1 Ekim Perşembe günü itibaren başlayan Yeni Yasama Yılının hayırlı olmasını diliyorum. Aynı şekilde parlamentomuza siyasi partilere hiçbir ayrım yapmadan herkese başarılar diliyorum.
Meclis Genel Kurulu hitabımda altını çizdiğim bir hususu bugün tekrar hatırlatmak isterim. Gazi Meclisimiz tatile, siyasi tarihimizde görülmemiş bir mutabakat örneği sergileyerek girmişti. Çerçeve yasaya verilen 467 kabul oyunun temsil ettiği uzlaşı ruhunun yeni yasama yılında da canlı tutulmasına büyük önem veriyoruz. Ülkemizde farklı kesimler arasındaki mesafeleri kapatacak bir toplumsal zeminin oluşmasına her şeyden daha ivedilikle ihtiyacımız var.
Her zaman söylüyorum. İşleyen bir demokrasi için iktidar kadar, iktidarın tasarrufları kadar muhalefetin ne yaptığı, nasıl davrandığı da çok önemlidir. Bunlar karşı yakamı göz tepemin, bizim çabalarımıza muhalefetin de yapıcı tutumuyla destek olması, katkı sunması, yeri geldiğinde savaş baltalarını da yana koyarak ortak hedefler doğrultusunda ortak bir paydada buluşabilme erdemini göstermesi gerekir. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak başta Terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere milletin hayrına olacak hiçbir meselede uzlaşmadan, diyalogdan, mutabakat arayışından kaçınmadık. Bundan sonra da kaçınmayız.
Dün Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin siyasi partilere yaptığı "hizmette rekabet, istiklalde vahdet, istikbalde gayret" çağrısını, bizi onore eden açıklamalarıyla birlikte bu bakımdan son derece anlamlı buluyorum. Kendisine şahsımızla ilgili açıklamaları için de ayrıca teşekkür ediyorum. Meclis açılışındaki çirkin olduğu kadar nezaket yoksunu tavra rağmen yeni yasama yılında muhalefetten daha sorumlu bir üslup görmek istiyorum. En azından bu konudaki umudumu muhafaza ediyorum.
AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak başta Terörsüz Türkiye olmak üzere milletin hayrına olacak hiçbir meselede diyalogdan kaçınmadık, kaçınmayız. Diyalog kapılarını ardına kadar açık tutacak, genel kurul çalışmalarında yine yapıcı bir dil kullanacak uzlaşma kültürünü elden bırakmayacağız. İyi niyet yaklaşımımıza karşılık görmezsek şikayeti edeceğimiz yer yine milletimiz olacaktır.
Kıymetli yol ve dava arkadaşlarım, son toplantımızdan bu yana AK kadrolar olarak milletimize karşı görevimizi yerine getirmek için hepimiz yoğun bir çaba içindeyiz. Sizler Yüce Meclis'in çatısı altında, bizler Cumhurbaşkanlığı'nda, belediye başkanlarımız il ve ilçelerinde hep beraber tam bir adanmışlık ruhuyla Türkiye'nin yolunu ve ufkunu açmak için ter döküyoruz. 10 Ağustos'ta başlayıp 1 Ekim'de biten tatil dönemini de en verimli şekilde değerlendirmeye gayret ettik. Bakanlarımızdan Genel Başkan yardımcılarımıza, milletvekillerimizden kurul üyelerimize, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarımıza kadar tüm kadrolarımızla şehir şehir, ilçe ilçe, sokak sokak dolaştık. Durmak yok, yola devam dedik. Türkiye buluşmalarıyla her kesimden insanımızın sesine kulak verdik, eleştirilerini not ettik, onlara daha iyi hizmet etme noktasında tavsiyelerini aldık.
AK kadrolar olarak milletimize hizmet ettiğimiz için mutluyuz. Gençler, merhum Namık Kemal ne diyor? "Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten, mürüvvet mend olan mazluma el çekmez ihanetten." Yani kendini bilen, insan bilenler halka hizmetten usanmaz. Mert olanlar mazluma yardımdan el çekmez.
İnşallah Rabbim ömür verdikçe bizlerde bıkmadan usanmadan millete ve devlete hizmetten el çekmeyeceğiz. Tüm Milletvekillerimizin gece gündüz demeden yaptığınız hizmetler dolayısıyla ayrı ayrı tebrik ediyorum.
Grubumuzdaki tüm milletvekillerimizi, yani sizleri de gerek Meclis çatısı altında gerekse il ve ilçelerinizde gece gündüz demeden Türkiye'ye yaptığınız hizmetler dolayısıyla ayrı ayrı tebrik ediyorum. Bu vesileyle, yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekilliği görevini yaklaşık üç buçuk yıldır büyük bir fedakârlıkla yürüten dava arkadaşım Bekir Bozdağ kardeşime en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Başkanvekilliği vazifesini devralacak Tokat milletvekilimiz Yusuf Beyazıt kardeşimize de Cenab-ı Allah'tan başarılar diliyorum.
Gündem ile ilgili değerlendirmelerime geçmeden önce ekonomiye dair verileri sizlerle paylaşmak istiyorum. 3 Ekim'de Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından eylül ayına ait dış ticaret rakamları açıklandı. Eylül ayında ihracatımız bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,4 arttı ve 26 milyar dolar olarak gerçekleşti. Dokuz aylık ihracatımız yüzde 5,2 artışla 211 milyar dolara, 12 aylık ihracatımız 283,7 milyar dolara ulaştı. Yıllıklandırılmış mal ve hizmetler ihracatının toplamı ise 410 milyar dolara yaklaştı. Çevremizdeki çatışmalara ve küresel ekonomideki durgunluğa rağmen bu rakamlarla bir kez daha tüm zamanların rekorunu kırdık. 2002 yılında 36 milyar dolarla devraldığımız ihracatımızı 284 milyar dolar seviyesine getirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Büyük bir aksilik olmazsa inşallah 2026 yılı için belirlediğimiz hedeflerimizi gerçekleştireceğiz. İhracat rakamlarımız hayırlı olsun diyor, bu başarıda emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı iş gücü verileri de umutlarımızın artmasına vesile oldu. Buna göre 15 ve daha yukarı yaş grubundaki işsiz sayısı ağustosta bir önceki aya kıyasla 106 bin azalarak 2 milyon 740 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puan azalışla yüzde 7,8'e geriledi. 15-24 yaş grubu genç nüfustaki işsizlik oranı ise bir önceki aya göre 1,1 puan düşüşle yüzde 13 olarak gerçekleşti. Ağustos ayında istihdam sayımız 136 bin kişi artarak 32 milyon 507 bin kişiye ulaştı. Temmuz'un ardından ağustos ayında yaşanan toparlanmayı önemsiyoruz. Milletimizin işini ve aşını koruma noktasında irademiz tamdır. Ne pahasına olursa olsun bundan taviz vermemekte kararlıyız.
Son olarak pazartesi günü eylül ayına ait enflasyon verileri açıklandı. Öncelikle bir hususu dikkatinize getirmek durumundayım. Maalesef bölgemizdeki çatışmalar sebebiyle tırmanan petrol fiyatlarının olumsuz etkisini en fazla hissettiğimiz alanlardan biri enflasyondur. Merkez Bankamızın hesaplamalarına göre savaşın enflasyona yıllık etkisi 7 puan bandında. İstikrarsızlığın ve artan akaryakıt fiyatlarının makroekonomik göstergeler açısından tüm dünyayı zorladığı bir gerçektir. Bu parametreler ışığında eylülde aylık bazda tüketici fiyatları yüzde 1,84, üretici fiyatları yüzde 2,07 artış göstermiştir. Yıllık enflasyon ise yüzde 29,73'e gerilemiş. Böylece son 5 senede ilk defa yüzde 30'un altına inmiştir. Hizmet enflasyonu Mart 2020'den, kira enflasyonu ise Ekim 2022'den bu yana en düşük seviyesine gerilemiştir.
Milletimizi zorlayan kira, eğitim ve gıda fiyatları enflasyonundaki ateşin düşmeye başlamasından memnuniyet duyuyoruz. Ama enflasyonda arzu ettiğimiz yerde değiliz. Disiplinli duruşumuzdan ödün vermeden hedeflerimize ulaşacağız.
Reel ekonomi ile ilgili süreçleri yakından takip ederken Fon piyasasındaki ortaya çıkan soruna da kararlılıkla adımlar atıyoruz. Yargı meselenin hukuki yönüne dair, anayasalarımız yasalarımız çerçevesinde yapılması gerekeni zaten yapıyor. Milletin hakkına girenler haksız kazanç sağlayanlar bunun hesabını hem bu dünyada Türk mahkemelerine hem de Mahkeme-i Kübra'da yaradana verecekti. Kamuya yük getirmeden, vatandaşlarımızın birikimlerinin biran önce ödenmesi için gerekli adımları atıyoruz. İlgili birimlerimiz fon soruşturmasını takip ediyor. Türk sermaye piyasaları safralarından kurtulacak, küçük yatırımcının birikiminden beslenen açgözlü parazitlerden arınacak. Türkiye'ye yatırım ve sermaye girişi daha da hızlanacaktır. Türk ekonomisini yıpratmaya çalışanlar kaybedecek, ülkemiz ve milletimiz kazanacaktır. Fon soruşturmasında ödemeler için yasal süreçleri işletiyoruz.
Bağımsız yargı kendi işini yapar, orada süreç ilerliyor. Ekonominin aktörleri kendi sorumluluk alanlarında gerekli adımları atıyor. Meselenin siyasi cephesinde yük bizlerin omuzunda. Sorunun idari yönleri ile ilgili kurumlarımızı görevlendirdik.
Meselenin siyasi yönü bizim için vicdandan, ahlaktan ve inançtan asla ayrı değildir. Biz bu partiyi kurarken çok temel bir ilkeyi hareketi unsurumuz yaptık. Siyasetin tek limanı ahlaktır dedik. Bundan tam 24 sene önce ilk AK Parti hükümetini kurduğumuzda bize ne dediler? "İktidar yozlaştırır" dediler. "Bunlar da çözülecek" dediler. 24 yıl boyunca yozlaşmayı, çözülmeyi, çürümeyi partimize yaklaştırmadık, yanaştırmadık. Gençler, ne vicdanımızla yüzleşmekten taviz verdik, ne nefis muhasebesinden vazgeçtik, ne ahlaki değerlerimizi esnettik, ne de inancımızın sarsılmasına müsaade ettik. Çok sınamayla karşılaştık. Çok teste tabi tutulduk ama Allah'a hamdolsun, dünyaya sızmaya çalışan her habis mikrobu çelik gibi ahlakımızla, kale gibi vicdanımızla, sarsılmaz imanımızla bertaraf etmeyi başardık.
Siyasetimizin tek limanı ahlaktır. Bu parti o limandan hiç liman almamıştır. Asla almayacaktır. Şimdi bakıyoruz kürsüden konuşmayı milletinin içine çıkmayacak tipler ahkam kesiyor. Düne kadar hırsızlara arsızlara milletin malını yağmayanlar bizlere ahlak dersi vermeye çalışıyor. AK Parti'ye gönül vermiş milyonlarca kişiye hadsizce dil uzatıyorlar. Biz baklava kutusunda rüşvet alanlara para kuleleri yapanlardan ders almayız. Yan kesicilere buradan ekmek çıkmaz. Boşuna hevesleniyorlar. Partimiz bu kadro hepsinin hevesini kursağında bırakır, bırakacaktır. Tayyip Erdoğan söylenti ile medyanın rüzgarıyla iş yapmaz. Bunu anlaşmışlardır. Biz milletin çizdiği istikamette iş tutarız.




