ABD Başkanı Trump’ın İsrail'den Lübnan saldırılarını durdurmasını talep etmesi ve İran ile varılan anlaşma, Tel Aviv yönetimini stratejik olarak yalnızlaştırdı. İsrail kamuoyu, bu gelişmeyi "güven sarsıcı" olarak nitelendirirken, resmi kanatlar işgalin süreceğini savunuyor.
"TRUMP HİÇBİR ŞEYİNE GÜVENEMEYECEĞİN BİR ADAM"
ABD-İran arasında sağlanan mutabakatın yankıları İsrail sokaklarında derin bir hayal kırıklığı ve öfke ile karşılandı. İsrail vatandaşı Yair Forer, Trump'ın tutumunu sert bir dille eleştirerek, "Trump hiçbir şeyine güvenemeyeceğin bir adam" ifadelerini kullandı. İsrail’in İran'a karşı yalnız bırakıldığını savunan Forer, ABD Başkanı'nın İsrail'in askeri kararları üzerinde baskı kurma hakkı olmadığını öne sürdü. Bir diğer vatandaş Jana Şimonov ise anlaşmanın İsrail'in tüm güvenlik beklentilerini boşa çıkardığını, İran'ın nükleer ve ekonomik gücünü korurken İsrail'in "yapayalnız" kaldığını dile getirdi.

İSRAİL TOPLUMUNDA "SAVAŞ VE DİPLOMASİ" ÇIKMAZI
İsrail'in kendi içindeki görüş ayrılıkları da mutabakatla birlikte gün yüzüne çıktı. "Savaşa susamış" kesimin aksine, ateşkesten duyduğu memnuniyeti dile getiren Tal Marom gibi isimler, İsrail'in diplomasiyi reddeden tavrını eleştirdi. Marom, İsrail'in geçmişte Lübnan ve Gazze'de yapılan pek çok ateşkese uymadığını hatırlatarak, mutabakatın kalıcılığı konusunda şüpheci olduğunu belirtti. Bu durum, İsrail toplumunun güvenlik politikaları konusunda ciddi bir kutuplaşma yaşadığını da gözler önüne seriyor.

HÜKÜMETİN "DİRENİŞ" TAVRI SÜRÜYOR
ABD Başkanı Trump’ın Lübnan saldırılarını durdurma çağrılarına rağmen, Tel Aviv yönetimi sahadaki askeri varlığını koruma konusunda kararlı. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın "Lübnan'ın güneyinden çekilmeyeceğiz" çıkışı, İsrail’in Washington ile yaşadığı diplomatik gerilimin bir yansıması olarak görülüyor. Netanyahu hükümeti, ABD'nin bu yeni stratejisine rağmen askeri işgalin sürmesi gerektiğini savunarak, bölgedeki tansiyonu düşürmeye yönelik uluslararası baskıya karşı direniyor.
ANLAŞMANIN TEKNİK BOYUTU VE GELECEĞİ
ABD ve İran arasında varılan ve Pakistan Başbakanı Şerif tarafından duyurulan mutabakatın, 19 Haziran'da İsviçre'de resmiyete dökülmesi bekleniyor. Mutabakat kapsamında:
-
Tüm cephelerde askeri operasyonlar kalıcı olarak sona erdiriliyor.
-
Hürmüz Boğazı üzerindeki deniz ablukası kaldırılıyor.
-
İran'ın dondurulmuş fonlarına erişiminin önü açılıyor. Bu gelişmeler, Ortadoğu'daki güç dengelerini kökten değiştirirken, İsrail'in bölgedeki askeri hareket alanını ciddi ölçüde sınırlandırıyor.




