Washington Post gazetesinin aktardığı bilgilere göre, İsrail'in Lübnan'a yönelik askeri operasyonlarını sürdürme ısrarı, ABD ile İran arasındaki mutabakatın önündeki en büyük engel olarak görülüyor. İstihbarat raporları, Netanyahu'nun siyasi bekası ile ABD'nin bölgesel diplomatik stratejilerinin çatıştığını ortaya koyuyor.
SİYASİ BEKA İLE DİPLOMASİ ÇATIŞMASI
ABD istihbaratının hazırladığı raporlarda, İsrail'de sonbaharda yapılacak genel seçimlerin Netanyahu üzerindeki baskıyı artırdığı belirtiliyor. Raporlara göre, Netanyahu iç kamuoyuna "Lübnan'dan asker çekmeyen ve Hizbullah'a karşı kararlı duran lider" imajı çizmek zorunda hissediyor. Bu stratejinin, ABD'nin İran ile yürüttüğü barış sürecinin temel unsurlarını ihlal edeceği değerlendiriliyor.
"AZAMİ BASKI" STRATEJİSİ ZAYIFLIYOR
İsrail cephesinde ABD-İran mutabakatının "Tahran üzerindeki azami baskıyı zayıflattığı" yönünde ciddi bir hayal kırıklığı olduğu ifade ediliyor. İstihbarat analizleri, Tel Aviv yönetiminin bu mutabakatın İsrail'in "meşru müdafaa kabiliyetini kısıtladığını" düşündüğünü gösteriyor. İsrail'in Lübnan'dan asker çekmeyi reddetme olasılığının, Washington'ın büyük çabalarla sağladığı mutabakatı "başarısızlığa mahkum edebileceği" uyarısı yapılıyor.
ATEŞKES VE BELİRSİZLİK
Haberde, üst düzey bir ABD'li yetkilinin İsrail ile Hizbullah arasındaki ateşkesin yürürlüğe girdiğine dair açıklaması hatırlatılırken, sahadaki gerçekliğin bu ateşkesin uygulanabilirliğini tehdit ettiği savunuluyor. Netanyahu'nun ateşkesi kabul etse dahi Güney Lübnan'daki askeri varlığını sonlandırmaması durumunda, ABD-İran hattındaki hassas dengelerin bozulabileceği endişesi ön plana çıkıyor.



