Ahıska Türklerinin 1944 yılında ana yurtlarından zorunlu olarak göç ettirilmelerini ve ardından farklı coğrafyalara dağılmalarını konu alan “Ahıska Türkleri-Kayıp Sürgünün İzinde” sergisi, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de açıldı.
Dışişleri Bakanlığı ile Dünya Ahıskalı Türkler Birliği (DATÜB) tarafından düzenlenen serginin ikinci durağı Azerbaycan Milli Tarih Müzesi oldu. Açılışa Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Birol Akgün, Azerbaycan Kültür Bakan Yardımcısı Saadet Yusifova, DATÜB Genel Başkanı Ziyatdin Kassanov, milletvekilleri, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı.
SÜRGÜNÜN HAFIZASI GELECEK NESİLLERE TAŞINIYOR
Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Birol Akgün, serginin yalnızca geçmişte yaşanan acı bir hadiseyi anlatmadığını, Ahıska Türklerinin hafızasını, kimliğini ve vatan hasretini de gelecek nesillere taşıdığını belirtti.
Akgün, Ahıska Türklerinin karşılaştıkları bütün güçlüklere rağmen ayakta kalma iradesine dikkat çekerek, Türkiye ve Azerbaycan’ın bu tarihi acıyı ortak bir hafızanın parçası olarak gördüğünü vurguladı.
DATÜB Genel Başkanı Ziyatdin Kassanov da Ahıska Türklerine farklı dönemlerde destek veren Türkiye, Azerbaycan ve diğer Türk devletlerine teşekkür etti.

“İKİ SAATİNİZ VAR, TOPLANIN”
Yedi bölümden oluşan sergide Ahıska Türklerinin sürgün süreci kronolojik ve interaktif bir anlatımla ziyaretçilere sunuluyor. İlk bölümde Ahıska’nın tarihsel ve siyasi geçmişine ilişkin bilgiler yer alıyor.
Serginin en dikkat çekici bölümlerinden birinde ise 14 Kasım 1944 sabahı bir Ahıska evinde yaşananlar canlandırılıyor. Askerlerin evin kapısını çalarak ailelere evlerini terk etmeleri için yalnızca iki saat süre vermesi, dönemin atmosferini ziyaretçilere hissettirecek şekilde anlatılıyor.
Ardından Ahıska Türklerinin evlerinden çıkarılarak tren istasyonlarına götürülmeleri ve nereye gideceklerini bilmeden vagonlara bindirilmeleri serginin farklı bölümlerinde aktarılıyor.
DİJİTAL SANATLA SÜRGÜN YOLCULUĞU ANLATILIYOR
Küratörlüğünü Beste Gürsu’nun üstlendiği sergi için özel müzikler sanatçı Fahir Atakoğlu tarafından bestelendi. Mekân, ses ve görüntünün birlikte kullanıldığı interaktif projede sürgünün yalnızca geçmişte kalmış tarihi bir olay olarak değil, günümüze kadar uzanan bir hafıza meselesi olarak ele alınması amaçlanıyor.
Projenin İstanbul’daki ilk gösteriminde arşiv fotoğrafları, haritalar, grafik panolar ve dönemi yansıtan çeşitli objeler kullanılmıştı. 1940’lı yıllardaki bir Ahıska evinin dönemin eşyalarıyla yeniden oluşturulduğu sergide, tren vagonları üzerinden de zorunlu yolculuğun atmosferi ziyaretçilere aktarılıyor.
Serginin sonunda yer alan güncel haritada ise Ahıska Türklerinin bugün dünyanın hangi ülkelerinde yaşadığı, nüfusları ve yaşam koşulları hakkında bilgiler bulunuyor. Böylece 1944’te başlayan sürgünün günümüzdeki etkileri de gözler önüne seriliyor.
SERGİNİN SONUNDA SÖĞÜT AĞACIYLA KARŞILAŞIYORLAR
Serginin finalinde ziyaretçileri Ahıska’da yetişen söğüt ağacı karşılıyor. Söğüt ağacı, Ahıska Türklerinin kültüründe yaşanan bütün zorlukların ardından yeniden kök salmayı ve yeşermeyi simgeliyor.
Bu bölümle sürgünün yalnızca kayıp, ayrılık ve vatan hasreti üzerinden değil, Ahıska Türklerinin farklı ülkelerde yeniden yaşam kurma mücadelesi üzerinden de anlatılması amaçlanıyor.
Serginin temel hedefleri arasında Ahıska Türklerinin kolektif hafızasının korunması, sürgünün gelecek nesillere aktarılması ve yaşananlara ilişkin uluslararası farkındalığın artırılması bulunuyor.
BAKÜ’DEN SONRA ANKARA’YA GELECEK
“Kayıp Sürgünün İzinde” sergisi ilk olarak 12 Haziran’da İstanbul’daki Atatürk Kültür Merkezi’nde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın katılımıyla açılmıştı. İstanbul’un ardından projenin ikinci durağı Bakü oldu.
Azerbaycan Milli Tarih Müzesi’nde ziyaretçilerini ağırlayan sergi, 28 Ağustos’a kadar Bakü’de açık olacak. Daha sonra ise Ahıska Türklerinin sürgününün yıl dönümü olan 14 Kasım 2026’da Eski Ankara Garı’nda ziyaretçilerle buluşturulması planlanıyor.





