AK Parti tarafından Meclis’e sunulan ve suça sürüklenen çocuklara ilişkin önemli değişiklikler içeren 18 maddelik kanun teklifi, çocuk suçları ve ceza sistemi tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Teklifle birlikte “suça sürüklenen çocuk” ifadesinin yerine “adli süreçteki çocuk” kavramının getirilmesi, ağır suçlarda ceza indirimlerinin yeniden düzenlenmesi, tekerrür hükümlerinde değişikliğe gidilmesi ve çocukların infaz sistemine ilişkin yeni düzenlemeler yapılması öngörülüyor.
Düzenlemeyi hukuki açıdan değerlendiren Avukat Ferhat Can Atıcı, teklifin çocuk ceza adalet sisteminde önemli bir yön değişikliğine işaret ettiğini söyledi.
Atıcı, “Mevcut sistemde çocuğun korunması, eğitilmesi ve topluma yeniden kazandırılması esas alınırken, yeni düzenlemeyle özellikle ağır suçlar bakımından cezalandırma, caydırıcılık ve toplum güvenliği daha fazla ön plana çıkıyor” ifadelerini kullandı.

ÇOCUK ADALET SİSTEMİNDE YENİ DÖNEM Mİ BAŞLIYOR?
AK Parti’nin teklifinde özellikle 15-18 yaş grubundaki çocukların ağır suçlarda ceza sorumluluğuna ilişkin değişiklikler dikkat çekiyor. Düzenlemeyle kasten öldürme ve ağır yaralama gibi suçlarda hakime daha geniş takdir yetkisi verilmesi planlanıyor.
Teklifi değerlendiren Avukat Ferhat Can Atıcı, çocukların ağır suçlara karışması ve suç örgütleri tarafından kullanılmasının mevcut sistemin yeniden ele alınmasını zorunlu hale getirdiğini belirtti. Atıcı, “Son yıllarda çocukların kasten öldürme, ağır yaralama, uyuşturucu ticareti ve örgütlü suçlarda kullanıldığı görülüyor. Özellikle suç örgütlerinin çocukların daha az ceza almasından yararlanması, mevcut sistemin yeniden değerlendirilmesini zorunlu hale getirdi” dedi.
Düzenlemeyi gerekli ancak gecikmiş bir adım olarak değerlendiren Atıcı, yalnızca ceza artışlarının yeterli olmayacağı uyarısında bulunarak, “Bu teklifin yeni ve kalıcı bir hukuk politikasının başlangıcı olabilmesi için yalnızca cezaların artırılması yeterli değildir. Çocuğu suça yönlendiren ailevi, sosyal ve ekonomik nedenlere yönelik koruyucu ve önleyici politikaların da aynı anda hayata geçirilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

“İNTİKAM DEĞİL, ADİL SİSTEM”
Teklifte yer alan en dikkat çekici başlıklardan biri, 15-18 yaş grubundaki çocukların ağır suçlarda daha farklı değerlendirilmesine imkan tanınması oldu. Avukat Atıcı, bu düzenlemenin ceza hukuku açısından önemli bir değişiklik olduğunu belirterek, çocukların gelişim özelliklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Atıcı, “Çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin henüz tamamlanmadığı, karar verme ve davranışlarının sonuçlarını değerlendirme yeteneklerinin yetişkinlerden farklı olduğu unutulmamalıdır” dedi. Ancak ağır ve planlı suçlarla anlık gelişen olayların birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan Atıcı, şöyle konuştu:
“Planlı, bilinçli ve son derece ağır bir suç işleyen çocuk ile anlık bir olayın içerisinde suça sürüklenen çocuğun aynı şekilde değerlendirilmesi toplumdaki adalet duygusunu zedeleyebilir.”
Hakime takdir yetkisi verilmesinin doğru olabileceğini belirten Atıcı, bu yetkinin kullanılırken birçok unsurun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, “Çocuğun psikolojik durumu, sosyal çevresi, suçun işleniş şekli, kastın yoğunluğu ve suç örgütleri tarafından kullanılıp kullanılmadığı ayrıntılı biçimde araştırılmalıdır” dedi.
“AĞIR CEZA TEK BAŞINA CAYDIRICI OLMAZ”
Çocuklara yönelik cezaların artırılmasının tek başına suçları önlemeye yetmeyeceğini belirten Atıcı, çocukların çoğu zaman ceza hesabı yaparak hareket etmediğini söyledi. Atıcı, “Daha ağır cezaların tek başına caydırıcılık sağlayacağını düşünmüyorum. Çocuklar çoğu zaman cezanın miktarını hesaplayarak suç işlemiyor” ifadelerini kullandı.
Ancak ağır suçların karşılıksız kalmamasının da önemli olduğunu belirten Atıcı, “Cezasızlık algısının önüne geçilmesi bakımından ağır ve planlı suçların tamamen karşılıksız kalmadığının görülmesi önemlidir” dedi. Temel hedefin çocuklara yönelik yalnızca cezalandırıcı değil, koruyucu bir sistem kurulması olduğunu vurgulayan Atıcı, “Amacımız çocuktan intikam almak değil, hem toplumu koruyan hem de çocuğun yeniden kazanılma ihtimalini ortadan kaldırmayan adil bir sistem kurmak olmalıdır” ifadelerini kullandı.

SUÇ ÖRGÜTLERİNE KARŞI YENİ DÖNEM MESAJI
Teklifte yer alan düzenlemeler arasında 15 yaşını dolduran çocukların tekrar işlediği suçların “mükerrer” sayılması ve infaz sisteminde değişiklik yapılması da bulunuyor. Bu düzenlemelerin özellikle sürekli suça yönlendirilen çocuklar açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirten Atıcı, asıl mücadelenin çocukları kullanan yetişkinlere karşı verilmesi gerektiğini söyledi.
Atıcı, “Çocuğu suçta araç olarak kullanan yetişkinler etkili şekilde cezalandırılmazsa düzenleme yalnızca çocukların daha ağır ceza almasına yol açabilir” değerlendirmesinde bulundu. Çocuk hükümlüler açısından kapalı ceza infaz kurumlarına ilişkin düzenlemelerin de dikkatli uygulanması gerektiğini belirten Atıcı, rehabilitasyon sürecinin korunması gerektiğini ifade ederek, “Çocukların kapalı ceza infaz kurumlarında uzun süre kalması, rehabilitasyon sağlamak yerine onların daha ağır suç ilişkileri kurmasına neden olabilir” ifadelerini kullandı.
MAHKEMELERDE UZMAN RAPORLARI DAHA ÖNEMLİ HALE GELECEK
Teklifin yasalaşması halinde savcılık, mahkemeler ve infaz kurumlarında yeni bir uygulama sürecinin başlayacağını belirten Atıcı, çocukların suç geçmişi, sosyal çevresi ve örgütsel bağlantılarının daha ayrıntılı inceleneceğini söyledi. Atıcı, “Savcılıkların çocukların suç geçmişini, örgütsel bağlantılarını ve suça nasıl sürüklendiklerini daha ayrıntılı araştırması gerekecek” dedi.
Mahkemelerde sosyal inceleme raporları ve uzman değerlendirmelerinin önem kazanacağını belirten Atıcı, infaz kurumlarında ise yalnızca güvenlik önlemlerinin artırılmasının yeterli olmayacağını söyleyerek, Psikolog, öğretmen, sosyal hizmet uzmanı ve çocuk gelişim uzmanlarının sayısının artırılması gerektiğinin de altını çizdi.
![]()
“ASLINDA MÜCADELE ÇOCUK SUÇA DÜŞMEDEN BAŞLAMALI”
Çocuk suçlarıyla mücadelenin yalnızca cezaları artırmakla çözülemeyeceğini belirten Avukat Ferhat Can Atıcı, sosyal politikaların güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Atıcı, “Bir çocuk suça karıştığında genellikle yalnızca işlenen suça bakıyoruz. Oysa çoğu olayın arkasında aile içi şiddet, ilgisizlik, okuldan kopma, yoksulluk, madde bağımlılığı, kötü arkadaş çevresi ve suç örgütlerinin etkisi bulunuyor” dedi.
Çocukların suç örgütlerinin eline düşmesini engellemenin en önemli adım olduğunu belirterek erken müdahale çağrısı yapan Atıcı şunları kaydetti:
“Okul terklerinin takip edilmesi, risk altındaki çocuklara erken müdahale edilmesi, ailelerin sosyal hizmet uzmanları tarafından desteklenmesi ve uyuşturucu ile örgüt bağlantılarının mahalle düzeyinde izlenmesi gerekiyor. Başarılı bir çocuk adalet sistemi yalnızca kaç çocuğa ne kadar ceza verdiğiyle değil, kaç çocuğun suça sürüklenmesini engellediğiyle ölçülmelidir.”




