Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması Avrupa basınında geniş yankı buldu. Almanya merkezli News24, anlaşmayı mercek altına aldığı analizinde bunun yalnızca bir savunma paktı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Analizde, üç ülkenin kendi güvenlik mimarilerini oluşturma arayışının küresel güç dengelerindeki dönüşümün önemli göstergelerinden biri olduğu kaydedildi.

MEKKE ANLAŞMASI AVRUPA'NIN GÜNDEMİNDE
News24, Avrupa'da gündemin Ukrayna'daki savaş, ABD-Çin rekabeti ve siyasi krizler etrafında şekillendiği bir dönemde Mekke'de dikkat çeken bir savunma anlaşmasına imza atıldığını belirtti. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan'ın olası bir saldırı durumunda karşılıklı yardımlaşmayı da içeren daha yakın askeri işbirliği konusunda anlaşmaya vardığı aktarıldı. Alman haber sitesine göre anlaşmanın asıl önemi, üç ülkenin güvenlik politikalarını giderek kendi çıkarları doğrultusunda şekillendiren bölgesel güç merkezleri olarak öne çıkmasında yatıyor.

BOĞAZLARDAN HİNT OKYANUSU'NA UZANAN HAT
Analizde üç ülkenin coğrafi konumlarına da dikkat çekildi. Türkiye'nin Karadeniz ile Akdeniz arasındaki geçişi kontrol eden boğazları ve Avrupa, Kafkaslar ile Orta Doğu arasındaki konumu öne çıkarılırken, Suudi Arabistan'ın Basra Körfezi ile Kızıldeniz arasındaki stratejik konumuna vurgu yapıldı. Pakistan'ın ise Hint Okyanusu'nu Güney Asya'ya bağlayan konumu ve İran, Afganistan, Çin ve Hindistan ile komşuluğu nedeniyle kritik bir merkez olduğu belirtildi. News24, üç ülkenin birlikte Avrupa'dan Hint Okyanusu'na uzanan ve küresel enerji ile ticaret yollarının önemli bölümüne dokunan stratejik bir alan oluşturduğunu kaydetti.

"GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİREN ÜLKELER ALGILARI DEĞİŞTİRİYOR"
Alman haber sitesinin analizinde, ittifakın etkisinin yalnızca askeri kapasite üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği ifade edildi. News24, "Güçlerini birleştiren bu ülkeler algıları değiştiriyor. Algılar da dünyadaki siyasi kararları etkiliyor." ifadelerini kullandı. Mekke'de anlaşmaya varılmasının da ayrıca önemli olduğu belirtilen analizde, Mekke'nin İslam dünyasındaki konumuna dikkat çekildi. Anlaşmanın yalnızca üç ülkeye yönelik bir güvenlik mesajı taşımadığı, bölgesel güvenliğin daha fazla bölge ülkesi tarafından şekillendirildiği bir döneme işaret ettiği aktarıldı.

TÜRKİYE'NİN STRATEJİK AĞIRLIĞINA DİKKAT ÇEKİLDİ
News24, Türkiye'nin Batı'daki değerlendirmelerde çoğu zaman yalnızca NATO üyeliği üzerinden ele alındığını, ancak Ankara'nın son dönemde daha geniş bir stratejik bağımsızlık politikası izlediğini belirtti. Analizde, Türkiye'nin NATO üyeliğini sürdürürken farklı ülkeler ve bölgesel yapılarla ilişkilerini geliştirdiği ifade edilerek, "Çok kutuplu bir dünyada ortaklık çeşitliliği siyasi bağımlılığı azaltıyor." değerlendirmesi yapıldı. Türkiye'nin savunma sanayisindeki yükselişi de analizde öne çıkan başlıklardan biri oldu. Drone teknolojisi, havacılık, tank geliştirme ve gemi inşası gibi alanlarda elde edilen kapasitenin yalnızca savunma politikası açısından değil, dış politika açısından da önem taşıdığı belirtildi.

RİYAD'IN GÜVENLİK HESABI DEĞİŞİYOR
Analizde Suudi Arabistan'ın son yıllarda güvenlik politikalarında yaşadığı değişime de dikkat çekildi. Riyad'ın uzun süre ABD'nin güvenlik şemsiyesine dayandığı ancak bölgedeki gelişmelerin ardından farklı ortaklıklar geliştirmeye yöneldiği ifade edildi. News24, Suudi Arabistan açısından güvenliğin artık yalnızca askeri savunmadan ibaret olmadığını belirterek, ekonomik dönüşüm planlarının da istikrarlı bir bölgesel ortam gerektirdiğine dikkat çekti. Haberde, "Riyad'dan gelen mesaj giderek şu yönde: Bir devlet yalnızca uzaktaki bir süper gücün korumasına güvenemez, kendi ağlarını kurmalı." ifadelerine yer verildi.
PAKİSTAN'IN NÜKLEER GÜCÜ ÖNE ÇIKIYOR
Pakistan'ın da ittifak içerisindeki konumuna dikkat çekilen analizde, ülkenin bölgesel jeopolitikteki stratejik ağırlığı vurgulandı. Pakistan'ın Çin, Hindistan, İran ve Afganistan gibi ülkelerle bağlantısı ve Hint Okyanusu'na açılan konumu öne çıkarılırken, nükleer kapasitesinin de ülkeye ayrı bir askeri ağırlık kazandırdığı belirtildi. Analizde Türkiye'nin savunma teknolojileri, Suudi Arabistan'ın ekonomik kapasitesi ve Pakistan'ın askeri caydırıcılığının birbirini tamamlayan unsurlar olduğu ifade edildi.

"KÜRESEL GÜÇ GEOMETRİSİ DEĞİŞİYOR"
News24'e göre Mekke Anlaşması, yeni bir süper güç veya klasik anlamda yeni bir askeri blok ortaya çıkarmaktan ziyade, bölgesel aktörlerin kendi güvenlik mekanizmalarını oluşturduğu yeni dönemin göstergelerinden biri. Analizde, "Mekke Anlaşması, sabit bloklar döneminden esnek güç koalisyonları dönemine geçişi simgeliyor." değerlendirmesi yapıldı. Haberde ayrıca, "Gücün geometrisi değişiyor. Birçok kişi hala Washington-Moskova veya Washington-Pekin gibi eski eksenlere bakarken, kıtaların, ticaret yollarının ve çıkarların kesiştiği yerlerde yeni etki alanları ortaya çıkıyor." ifadeleri kullanıldı. Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile geliştirdiği savunma işbirliğinin Avrupa basınında gündeme gelmeye devam ettiği belirtilirken, Ankara'nın askeri kapasitesi, diplomatik ağı ve stratejik coğrafyasıyla yeni güç denkleminde öne çıkan ülkelerden biri olduğu aktarıldı.





