Ankara’da artan nüfusla birlikte toplu ulaşımın en önemli parçalarından biri haline gelen troleybüsler, 1948 yılında Türkiye’de ilk kez başkentte hizmete girdi. Ulus-Bakanlık, Dışkapı-Bahçelievler ve Dışkapı-Kavaklıdere hatlarında çalışan bu araçlar, uzun yıllar şehir içi ulaşımın bel kemiğini oluşturdu.
“BOYNUZLU” LAKABI BURADAN GELİYOR
Elektrik hatlarına bağlı olarak çalışan ve üst kısmındaki bağlantı kolları nedeniyle dikkat çeken troleybüsler, Ankaralılar arasında zamanla “boynuzlu” adıyla anılmaya başlandı. Bu araçlar, dönemin şehir yaşamının en tanıdık görüntülerinden biri haline geldi.
ARIZALAR, TELLER VE GÜNLÜK MÜCADELE
Troleybüslerin en bilinen sorunlarından biri ise zaman zaman elektrik tellerinden çıkan bağlantılar nedeniyle seferlerin aksamasıydı. Şoförler, aracın kopan bağlantılarını yeniden tellere takmak için sık sık müdahale etmek zorunda kalıyordu. Bu durum, o yılların ulaşımında adeta sıradan bir manzara halini almıştı.
1981 KARARIYLA BİR DEVİR KAPANDI
Teknolojinin gelişmesi ve yeni ulaşım araçlarının devreye girmesiyle birlikte 1981 yılında alınan kararla troleybüsler tamamen hizmetten çekildi. Araçlar EGO garajlarına kaldırılırken, elektrik hatları da sökülerek sistem tamamen tarihe karıştı.
KARANLIKTA BAŞLAYAN BİR EFSANE
Ancak troleybüslerin çekilmesinden sonra Ankara’da konuşulan ilginç bir iddia ortaya çıktı. Pek çok kişi, özellikle gece saatlerinde Opera çevresinde elektrik hattı olmadan ilerleyen eski bir troleybüs gördüğünü söylemeye başladı.
“ELEKTRİKSİZ YOLDA SESSİZCE GİDİYORDU…”
Söylentilere göre bu araç, hiçbir elektrik hattına bağlı olmadan, sessiz bir şekilde ve tamamen ışıklar kapalı halde ilerliyordu. Görgü tanıkları bu “hayalet troleybüs”ü gördüklerine dair ısrarcı anlatımlar yaparken, hikâye kısa sürede kulaktan kulağa yayılarak şehir efsanesine dönüştü.
ANKARA’NIN HAFIZASINA KAZINAN GİZEM
Zamanla gerçekliği kanıtlanamayan bu anlatı, başkentte nostalji ile gizemin birleştiği en ilginç şehir efsanelerinden biri haline geldi. “Hayalet troleybüs” hikâyesi, Ankara’nın geçmiş ulaşım kültürüne dair en çok konuşulan anılardan biri olarak hafızalarda yerini koruyor.



