Herpes virüsleri, toplumda en sık dudakta çıkan uçuklarla bilinen ancak bununla sınırlı olmayan geniş bir virüs ailesi olarak tanımlanıyor. Uçuk, suçiçeği ve zona gibi farklı hastalıklarla ilişkilendirilen bu virüsler, vücuda girdikten sonra tamamen ortadan kalkmıyor; sinir sistemi içinde gizli halde kalmayı sürdürüyor. Enfeksiyon Uzmanı Prof. Dr. Levent Doğancı, bağışıklık sisteminin zayıfladığı dönemlerde bu virüslerin yeniden aktif hale gelebildiğini, bu nedenle uçuk ve zona gibi tabloların tekrar görülebildiğini belirtiyor.

Herpes virüsleri, insanlarda farklı enfeksiyonlara yol açabilen bir virüs grubu içinde yer alıyor. Bu grubun bazı üyeleri dudak ve ağız çevresinde uçuğa neden olurken, bazıları çocukluk çağında suçiçeği tablosu oluşturabiliyor. Aynı virüsler ilerleyen yıllarda farklı biçimlerde yeniden ortaya çıkabiliyor. Virüsün ilk enfeksiyon sonrasında vücudu tamamen terk etmemesi, herpes virüslerini diğer birçok enfeksiyondan ayıran başlıca özelliklerden biri olarak gösteriliyor. Prof. Dr. Levent Doğancı'nın aktardığı bilgilere göre herpes virüsleri sinir sistemi içinde gizli şekilde kalıyor ve bağışıklık sisteminin zayıfladığı dönemlerde yeniden aktif hale geliyor.

Herpes-1

HERPES VİRÜSLERİ HANGİ HASTALIKLARLA İLİŞKİLENDİRİLİYOR?

Herpes virüsleri, tek bir hastalıkla sınırlı olmayan bir grup olarak biliniyor. Herpes simpleks virüsleri çoğunlukla dudak çevresinde ve ağız bölgesinde uçuklara yol açarken, varisella zoster virüsü suçiçeği ve daha sonra zona ile ilişkilendiriliyor. Bu nedenle herpes virüsleri denildiğinde yalnızca uçuk değil, farklı yaş gruplarında görülebilen çeşitli enfeksiyon tabloları da gündeme geliyor.

Tatil sonrası işe dönüşün zorluğu! İlk gün neler yapılmalı? Psikolog Akyürek’ten kritik tavsiye
Tatil sonrası işe dönüşün zorluğu! İlk gün neler yapılmalı? Psikolog Akyürek’ten kritik tavsiye
İçeriği Görüntüle

Toplumda en sık bilinen örneklerden biri dudakta çıkan uçuklar olurken, suçiçeği geçiren kişilerde yıllar sonra gelişebilen zona da aynı virüs ailesinin yeniden aktifleşmesine bağlı olarak ortaya çıkabiliyor. Bu durum, herpes virüslerinin vücutta kalıcı özellik taşıdığını gösteren örnekler arasında yer alıyor.

VİRÜS VÜCUTTAN NEDEN TAMAMEN TEMİZLENMİYOR?

Herpes virüslerinin öne çıkan özelliklerinden biri, ilk enfeksiyonun ardından sinir hücrelerine yerleşebilmesi oluyor. Virüs, aktif enfeksiyon dönemi sona erdikten sonra sinir sistemi içinde sessiz bir döneme giriyor. Bu süreçte kişide herhangi bir belirti görülmeyebiliyor ancak virüs vücutta varlığını sürdürüyor.

Prof. Dr. Levent Doğancı'ya göre herpes virüsleri vücuda girdikten sonra tamamen yok olmuyor. Sinir sistemi içinde gizli halde kalan virüsler, uygun koşullar oluştuğunda yeniden çoğalmaya başlayabiliyor. Bu nedenle ilk enfeksiyonun üzerinden uzun süre geçmiş olsa bile bazı belirtiler yeniden ortaya çıkabiliyor.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ ZAYIFLADIĞINDA YENİDEN AKTİFLEŞEBİLİYOR

Herpes virüslerinin yeniden aktif hale gelmesinde bağışıklık sisteminin durumu belirleyici rol oynuyor. Vücudun savunma mekanizması güçlü olduğu sürece virüs baskı altında kalabiliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıfladığında ya da vücut farklı nedenlerle zorlandığında virüs yeniden harekete geçebiliyor.

Stres, yoğun sınav dönemi, duygusal travmalar, ateşli hastalıklar ve yaşlanma gibi durumlar, yeniden aktifleşmeyi tetikleyen başlıca unsurlar arasında sayılıyor. Uzmanlara göre fiziksel yorgunluk, uzun süren hastalıklar ve bağışıklık sistemini etkileyen süreçler de benzer şekilde virüsün yeniden çoğalmasına zemin hazırlayabiliyor.

Rotavirüs-2

UÇUK VE ZONA NEDEN TEKRAR GÖRÜLÜYOR?

Herpes virüslerinin sinir sistemi içinde gizli şekilde kalması, bazı hastalıkların dönem dönem tekrarlamasına neden oluyor. Dudak çevresinde çıkan uçuklar, bu yeniden aktifleşmenin en sık görülen örnekleri arasında yer alıyor. Suçiçeği geçirmiş kişilerde ise aynı virüs yıllar sonra zona olarak ortaya çıkabiliyor.

Zona, genellikle sinir hattı boyunca ağrı ve döküntüyle seyreden bir tablo olarak biliniyor. Uçuk ise daha çok dudak çevresi, ağız kenarı ya da zaman zaman yüz bölgesinde görülebiliyor. Her iki durumda da ortak nokta, virüsün daha önce vücuda girmiş olması ve sonrasında yeniden aktif hale gelmesi oluyor.

YAŞLANMA VE HASTALIKLAR RİSKİ ARTIRABİLİYOR

İleri yaşla birlikte bağışıklık sisteminde doğal bir zayıflama görülebiliyor. Bu durum, sinir hücrelerinde gizli halde bulunan herpes virüslerinin yeniden aktifleşme ihtimalini artırabiliyor. Özellikle zona vakalarında yaş faktörünün öne çıktığı belirtiliyor.

Bunun yanı sıra farklı enfeksiyonlar, kronik hastalıklar, ameliyat sonrası toparlanma süreci ya da vücudu zorlayan başka sağlık sorunları da virüsün yeniden ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Prof. Dr. Levent Doğancı'nın değerlendirmesine göre herpes virüsleri, vücutta kalıcı şekilde bulunmaları nedeniyle bağışıklık sistemindeki değişimlerden doğrudan etkileniyor.

Muhabir: YAREN TEKİN