Uzman Klinik Psikolog Metin Aydın, aile içinde yaşanan yüksek sesli tartışmaların ve süreklilik gösteren çatışma ortamının çocukların psikolojik gelişimini doğrudan etkilediğini belirterek, çocukların çoğu zaman yaşanan gerginliğin sorumluluğunu kendilerinde aradığını ve bu durumun ileriki yaşamda kaygı, öfke ve ilişki sorunları olarak karşılarına çıkabildiğini anlattı.

Çamaşır suyu lekesi çıkar mı?
Çamaşır suyu lekesi çıkar mı?
İçeriği Görüntüle

Chatgpt Image 21 Haz 2026 16 39 33

Ev içinde yaşanan çatışmaların yalnızca eşler arasındaki ilişkiyi değil, aynı zamanda çocukların ruhsal gelişimini de etkilediği belirtiliyor. Uzman Klinik Psikolog Metin Aydın, çocukların anne ve babayı güven alanı ve yaşamın merkezi olarak gördüğünü, bu nedenle aile içindeki huzursuzluğun çocukların iç dünyasında ciddi sarsıntılara yol açabildiğini söyledi. Aydın, yüksek sesli tartışmaların çocuklar tarafından sadece işitilen bir olay olmadığını, aynı zamanda bedensel ve duygusal düzeyde hissedilen bir gerilim yarattığını ifade etti. Sürekli çatışma ortamında büyüyen çocukların, ilerleyen yıllarda ya yoğun kaygı yaşayan ve çevresini memnun etmeye çalışan bireylere ya da öfkesini dışa vuran yetişkinlere dönüşebildiğini belirten Aydın, aile içi kavganın çocukların gelecekte kuracağı ilişkileri de etkileyebildiğini kaydetti.

ÇOCUKLAR ÇATIŞMAYI KENDİ SORUMLULUĞU GİBİ ALGILAYABİLİYOR

Uzman Klinik Psikolog Metin Aydın, çocukların aile içinde yaşanan tartışmaları çoğu zaman kendi bakış açılarıyla anlamlandırmaya çalıştığını belirterek, “Çocuklar anne ve babayı birer dünya olarak görür. Evdeki çatışma, çocuğun dünyasında deprem yaratır” dedi. Aydın, özellikle küçük yaş grubundaki çocukların anne ve baba arasındaki gerginliğin nedenini anlamakta zorlandığını, bu nedenle yaşanan olumsuzlukları kendileriyle ilişkilendirebildiğini söyledi. Çocukların, ebeveynleri arasındaki sorunların kendi davranışlarından kaynaklandığını düşünerek suçluluk duygusu geliştirebildiğini aktaran Aydın, bu durumun özgüven ve güven duygusu üzerinde de etkili olabildiğini ifade etti.

Cocuga Siddetcocuk 1475371 (1)

SÜREKLİ HUZURSUZLUK KAYGI VE ÖFKEYE ZEMİN HAZIRLIYOR

Aile içinde devamlılık gösteren tartışma ve gerginlik halinin çocuklarda kalıcı etkiler bırakabildiğini söyleyen Aydın, “Çocuklar yüksek sesli kavgaları sadece duymazlar, o kaygıyı bedenlerinde hissederler. Çoğu zaman da suçu kendilerinde ararlar” ifadelerini kullandı. Ev ortamında sık sık huzursuzluk yaşayan çocukların kendilerini güvende hissetmekte zorlanabildiğini belirten Aydın, bu durumun çocukların duygusal düzenleme becerilerini etkileyebildiğini dile getirdi. Aydın, uzun süreli çatışma ortamında büyüyen çocukların ileriki yaşlarda aşırı kaygılı, onay arayan ya da öfkesini kontrol etmekte zorlanan bireyler haline gelebildiğini kaydetti.

Çocuk1-1

EBEVEYN İLİŞKİSİ ÇOCUĞUN GELECEK İLİŞKİLERİNİ DE ETKİLİYOR

Uzman Klinik Psikolog Metin Aydın, aile içinde tanık olunan iletişim biçiminin çocukların ileriki yaşamlarında kuracakları ilişkiler için de belirleyici olabildiğini belirtti. Aydın, “Sürekli huzursuz bir evde büyüyen çocuk, ileride ya aşırı kaygılı bir ‘insanları memnun etme’ moduna girer ya da öfkesini dünyaya yansıtan hırçın bir yetişkine dönüşür. Ebeveynlerin kavgası, çocukların gelecekteki ilişkilerinin gölgesi olur” dedi. Çocukların aile içinde gördükleri ilişki modelini içselleştirdiğini ifade eden Aydın, sağlıklı iletişim kurulmadığı durumlarda bunun ilerleyen yıllarda arkadaşlık, evlilik ve sosyal ilişkiler üzerinde etkiler oluşturabileceğini söyledi.

"ÇOCUKLAR BİRER SÜNGER GİBİDİR; O ZEHİRLİ DUMANI EMERLER"

Çocukların aile içi çatışmalarda taraf haline getirilmemesi gerektiğini vurgulayan Aydın, “Anne babalar savaşırken, cephede en ağır yarayı her zaman çocuklar alır. O küçük omuzlara, yetişkinlerin taşıyamadığı ego savaşlarının yükü bindirilmemelidir” diye konuştu. Çocukların evde yaşanan duygusal iklimden doğrudan etkilendiğini belirten Aydın, “Çocuklar birer sünger gibidir; evdeki huzursuzluk ikliminde sevgi yerine evin içindeki o zehirli dumanı emerler” ifadelerini kullandı. Aydın, ebeveynlerin yaşadıkları sorunları çocukların önünde yıkıcı biçimde sürdürmemesinin ve çocukların duygusal güvenliğini koruyacak bir iletişim dili oluşturmasının önem taşıdığını söyledi.

Muhabir: Yaren Tekin