Ortadoğu'da aylardır süren çatışmaların ardından sağlanan kırılgan ateşkesin geleceği, İsviçre’nin Bürgenstock kentinde masaya yatırılıyor. ABD, İran, Katar ve Pakistan heyetlerinin katılımıyla gerçekleşen yüksek düzeyli zirvede; bölgesel güvenlik parametreleri, küresel enerji arzı ve Tahran'a yönelik ekonomik yaptırımlar müzakere ediliyor.
Zirvede ABD delegasyonuna Başkan Yardımcısı JD Vance liderlik ederken, İran kanadını Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf temsil ediyor. Katar ve Pakistan ise kritik görüşmelerde arabulucu rollerini üstleniyor.

HÜRMÜZ BOĞAZI VE LÜBNAN DENKLEMİNDE PAZARLIK
Washington yönetimi, masadaki öncelikli ajandanın dünya petrol ticaretinin şah damarı olan Hürmüz Boğazı'nın yeniden gemi trafiğine açılması, dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılması ve petrol yaptırımlarının esnetilmesi olduğunu belirtiyor. Ancak Lübnan hattında İsrail ile yaşanan gerilim, tüm planları değiştirmiş durumda.
Toplantı öncesi sert bir çıkış yapan Tahran yönetimi, İsrail’in Lübnan’daki operasyonları son bulmadığı sürece ABD ile varılacak hiçbir mutabakatın uygulanamayacağını duyurdu. Bu hamle doğrultusunda İran, küresel enerji piyasalarında büyük endişe yaratan Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutma kararını uzattı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise oturum öncesi yaptığı açıklamada, "Odaklandığımız iki temel konu nükleer başlıklar ve Lübnan'daki ateşkes sürecinde ilerleme sağlamak" diyerek Washington'ın önceliklerini ortaya koydu.
TAHRAN’DA MÜZAKERE ÇATLAĞI
Bürgenstock’ta diplomatik trafik sürerken, Tahran iç siyasetinde de tansiyon yükseliyor. Muhafazakar kanat, ABD’nin taahhütlerine sadık kalmayacağını savunarak masayı protesto ederken, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan müzakerelerin İran'ın lehine olduğunu savunuyor. Pezeşkiyan, ABD'nin nükleer silah kaygılarına değinerek, "Biz zaten nükleer silah istemediğimizi defalarca söyledik, bunu yazılı hale getirmemizi istediler ve imzaladık" ifadeleriyle hükümetin duruşunu savundu.
Dörtlü oturumların gece geç saatlere kadar sürmesi beklenirken, tarafların takvimde ek bir müzakere günü öngörmediği bildirildi.





