Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) bünyesinde faaliyet gösteren Anadolu Tarım İşletmesi, Ankara keçisinin gen kaynağını koruma amacıyla uzun yıllardır çalışmalarını sürdürüyor. Tarihte Angora ırkı olarak bilinen ve halk arasında Ankara keçisi olarak tanınan bu tür, Eskişehir’in Mahmudiye ilçesindeki Esenbel mevkiinde yer alan Keçicilik Şubesi’nde yetiştiriliyor. Osmanlı döneminde 1815 yılında Sultan II. Mahmud tarafından “Çiftlikat-ı Hümayun” adıyla kurulan işletmede, 550’si anaç olmak üzere toplam 1.200 Ankara keçisi bulunuyor. Türklerin Anadolu’ya gelişiyle birlikte getirilen ve tarih boyunca Türk kültürüyle özdeşleşen Ankara keçisi, özellikle tiftiğinden elde edilen kaliteli kumaşlarla biliniyor.
KIŞ BAKIMI 5 KİŞİLİK EKİPLE SÜRDÜRÜLÜYOR
Hava sıcaklıklarının eksi derecelere düştüğü kış aylarında Ankara keçilerinin bakımı, 5 kişilik ekip tarafından düzenli olarak yürütülüyor. Sabah saat 07.00’de başlayan bakım çalışmaları gün boyu devam ederken, kesif ve kaba yemler belirlenen saatlerde veriliyor. Keçilerin sağlık durumları günlük olarak kontrol edilirken, sürünün bulunduğu alan da olası risklere karşı sürekli gözetim altında tutuluyor.
550 ANAÇ KEÇİ TEKEYE VERİLDİ
Anadolu Tarım İşletmesi Müdürü Hüseyin Yılmaz, işletmede yürütülen çalışmalarla ilgili yaptığı açıklamada, Ankara keçisinin nesli tükenme tehlikesi altında bulunan özel bir tür olduğunu belirtti. Yılmaz, “Bu keçi türü, özellikle kıymetli tiftiğiyle ön plana çıkmaktadır. İşletmemizde toplam bin 200 Ankara keçisi bulunuyor. Bu yıl 550 ana başı keçiyi yavru almak üzere tekeye verdik. Mart ve nisan aylarında gerçekleşecek doğum sezonunda yaklaşık 550-600 oğlak almayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
GENETİK SAFLIK İÇİN DIŞARIDAN HAYVAN ALINMIYOR
İşletmede görevli veteriner hekim Ayhan Biçer ise Ankara keçilerinin bakım ve sağlık süreçlerinin planlı şekilde yürütüldüğünü söyledi. Biçer, “İşletmemizdeki bin 200 keçinin bakımı 5 kişilik bir ekip tarafından titizlikle yürütülmektedir. İki ay süren teke katımının ardından, 5 aylık gebelik süresi sonunda yavrularımızı almayı bekliyoruz. Ankara keçisi, Türkiye’deki toplam keçi popülasyonunun yaklaşık yüzde 2,5’ini oluşturmaktadır. Genetik saflığı korumak adına işletmemize dışarıdan kaynağı belirsiz hayvan girişi kesinlikle yapılmamaktadır” dedi.
AŞI VE SAĞLIK PROGRAMLARI DÜZENLİ UYGULANIYOR
Ankara keçilerinin hastalıklardan korunmasına yönelik önleyici sağlık uygulamalarının düzenli olarak yapıldığı belirtildi. Ayhan Biçer, tekeler ve keçilerin her yıl genetik özelliklerine göre seçildiğini, Ankara keçisi özelliklerini taşımayan hayvanların sürüden ayrıldığını ifade etti. Ayrıca aylık ve yıllık aşı programlarının, Genel Müdürlük bilgisi dahilinde teknik personel tarafından eksiksiz şekilde uygulandığı bildirildi.








