Piyasalar, olası bir anlaşmanın İran petrolünün küresel pazarlara yeniden daha güvenli bir şekilde entegre olmasını sağlayacağını fiyatlıyor. Bu iyimser beklenti, özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyat güvenliğiyle ilgili korkuları minimize etti.
ARZ RİSKLERİNDE GERİLEME
Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin azalacağı beklentisi, petrol vadeli işlemlerinde satış baskısını tetikledi. Uzmanlar, arzın kesintiye uğramayacağına dair oluşan güvenin, fiyatlar üzerindeki "savaş primini" hızla sildiğini belirtiyor. Özellikle üretici enflasyonu verilerinin de etkisiyle, piyasa oyuncuları daha "normal" fiyat seviyelerine doğru bir yönelim içine girdi.
HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA RAHATLAMA
Dünyanın en kritik enerji damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı'na yönelik tehditlerin azalması, lojistik maliyetlerini ve sigorta primlerini de olumlu etkiledi. İran ile varılabilecek bir uzlaşının, boğazdan geçen milyonlarca varillik petrol akışını garanti altına alacağı düşüncesi, enerji fiyatlarında aşağı yönlü bir trendin ana belirleyicisi oldu.

DİPLOMASİ PETROLÜN FRENİ OLDU
Trump yönetimi tarafından onaylanan ve Türkiye dahil 10 ülkenin sürece dahil olduğu diplomatik çerçeve, piyasalara "öngörülebilirlik" kattı. Belirsizlik ortamının azalmasıyla birlikte, yatırımcıların güvenli liman arayışları yerine arz bolluğu senaryolarına odaklanmaya başladığı gözlemleniyor.
PİYASA TEPKİSİ VE FİYATLANDIRMA
Brent petrolün 90 doların altına sarkması, piyasanın diplomatik haber akışına ne kadar duyarlı olduğunu bir kez daha kanıtladı. Uzmanlar, anlaşmanın resmileşmesi durumunda fiyatlardaki bu aşağı yönlü baskının derinleşebileceğini, ancak bölgedeki her türlü ani gelişmenin dengeleri tekrar altüst edebileceğini hatırlatıyor.



