ESKİ ULAŞTIRMA BAKANI ARİF AHMET DENİZOLGUN KİMDİR?

Arif Ahmet Denizolgun, 11 Mayıs 1956'da İstanbul'da dünyaya geldi. Mimar, siyasetçi ve din adamı kimliğiyle tanınan Denizolgun, Süleymancılar olarak bilinen dini oluşum açısından da önemli bir isimdi. Denizolgun'un babası Seyyit Hüseyin Kamil Denizolgun, annesi ise Süleyman Hilmi Tunahan'ın kızı Feriha Ferhan Denizolgun'du. Bu nedenle Denizolgun, Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunuydu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü'nden mezun olan Denizolgun, daha sonra ABD'de bulunan Wagner College'da Ekonomi ve İş İdaresi eğitimi aldı. Eğitim hayatının ardından mimarlık ve müteahhitlik yaptı.

Siyasete Refah Partisi çatısı altında adım atan Arif Ahmet Denizolgun, 1995 genel seçimlerinde Antalya milletvekili seçilerek TBMM'ye girdi. Denizolgun'un siyasi kariyerindeki en dikkat çekici görevlerden biri ise Ulaştırma Bakanlığı oldu. 28 Şubat sürecinin ardından Mesut Yılmaz başbakanlığında kurulan ANASOL-D hükümetinde Ulaştırma Bakanı olarak görev yaptı. Ağustos 1998 ile Ocak 1999 arasında Ulaştırma Bakanlığı görevini sürdüren Denizolgun, hükümette bağımsız bakan olarak yer aldı. Denizolgun ayrıca TBMM'de NATO Komisyonu Başkanlığı görevini üstlenirken Teknoloji ve Bilim Komisyonu'nda da görev yaptı. Denizolgun, 2002 genel seçimlerinde Anavatan Partisi'nden Antalya milletvekili adayı oldu ancak seçilemedi. 2007 genel seçimlerinde ise Demokrat Parti'den Antalya 1. sıra milletvekili adayı olarak gösterildi. Ancak bu seçimde de Meclis'e giremedi.

ARİF AHMET DENİZOLGUN SÜLEYMANCILAR'IN LİDERİ MİYDİ?

Arif Ahmet Denizolgun, Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunu olması nedeniyle Süleymancılar olarak bilinen dini oluşum içerisinde önemli bir konuma sahipti. Denizolgun, bir dönem oluşumun liderliğini üstlendi. 2016'daki ölümünün ardından cemaatin liderliği yeğeni Alihan Kuriş'e geçti.

Birol Altınkılıç kimdir, Altınmarka Grubu nasıl büyüdü?
Birol Altınkılıç kimdir, Altınmarka Grubu nasıl büyüdü?
İçeriği Görüntüle

ARİF AHMET DENİZOLGUN NE ZAMAN VE NEDEN ÖLDÜ?

Arif Ahmet Denizolgun, 8 Eylül 2016'da İstanbul'da hayatını kaybetti. O dönem kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Denizolgun, sabah saatlerinde yüksek tansiyon rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Denizolgun'un beyin kanaması sonucu yaşamını yitirdiği açıklandı. Denizolgun için 9 Eylül 2016'da Üsküdar Selimiye Camii'nde cenaze namazı kılındı. Cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi.

Arif Ahmet Denizolgun'un 2016 yılında beyin kanaması nedeniyle hayatını kaybettiği açıklanmıştı. Ölümünden önce yüksek tansiyon nedeniyle hastaneye kaldırıldığı belirtilmişti. Ancak yıllar sonra Denizolgun'un ölümüyle ilgili soruşturma başlatılması ve son olarak feth-i kabir kararı verilmesi, ölümün koşullarına ilişkin yeni soru işaretlerini beraberinde getirdi. Feth-i kabir, adli soruşturma kapsamında kesin ölüm nedeninin veya olayın aydınlatılmasına yardımcı olabilecek bulguların yeniden incelenmesi amacıyla mezarın açılması işlemidir.

ARİF AHMET DENİZOLGUN'UN MEZARI NEDEN AÇILACAK?

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine verilen feth-i kabir kararı, Denizolgun'un ölümüne ilişkin soruşturmanın yeniden adli inceleme aşamasına taşındığını gösteriyor. Mezarın açılmasıyla birlikte cenazeden alınabilecek örneklerin adli tıp incelemesine gönderilmesi ve ölüm nedenine ilişkin yeni bulguların araştırılması bekleniyor. Bu nedenle “Arif Ahmet Denizolgun kesin olarak şüpheli şekilde mi öldü?” sorusunun yanıtı, yürütülen soruşturma ve yapılacak adli incelemelerin sonucuna göre netleşecek.

Arif Ahmet Denizolgun'un 8 Eylül 2016'daki ölümünün ardından kamuoyuna açıklanan ölüm nedeni beyin kanaması olmuştu. Ancak yıllar sonra başlatılan soruşturma kapsamında alınan feth-i kabir kararı, dosyanın yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Adli incelemenin ardından Denizolgun'un ölümüne ilişkin yeni bir bulgu ortaya çıkıp çıkmayacağı ve mevcut ölüm nedeni konusunda farklı bir değerlendirme yapılıp yapılmayacağı soruşturmanın sonucunda belli olacak. Şimdilik bilinen tabloya göre Arif Ahmet Denizolgun, 8 Eylül 2016'da yüksek tansiyon sonrası geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını kaybetti. Ölümüne ilişkin yeni soruşturma ise feth-i kabir kararıyla birlikte yeniden kritik bir aşamaya girdi.

Kaynak: HABER MERKEZİ