İskeçe Mahkemesi'nde yaklaşık 14 saat süren duruşmada, Hüseyin Baltacı, Ozan Ahmetoğlu, Bahri Belço ve Murat Köse suçlu bulundu. Karar, Batı Trakya Türk Azınlığı tarafından "dini özgürlüklere müdahale" olarak değerlendirildi. Sanık avukatları, davanın sadece hukuki değil siyasi bir nitelik taşıdığını vurgulayarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) kadar gideceklerini belirtti.

A A 20260618 41716562 41716559 Y U N A N D E V L E T I N I N A T A D I G I M U F T U L E R I P R O T E S T O E D E N B A T I T R A K Y A L I T U R K L E R E 17 S E R A Y H A P I S C E Z A S I V E R I L D I

14 SAAT SÜREN YARGILAMA VE YOĞUN DESTEK

Sabah saat 09.00'da başlayan ve gece yarısına kadar devam eden duruşma, Batı Trakya Türk toplumu için bir dayanışma gününe dönüştü. Mahkeme binası önünde bekleyen çok sayıda soydaş, seçilmiş müftüler ve kurum temsilcileri, yargılanan sanıklara destek verdi. Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı Mustafa Trampa, sürecin sadece 4 kişiyi değil, tüm azınlık toplumunun dini özgürlük talebini ilgilendirdiğini ifade etti.

"KARAR SİYASİDİR, İTİRAZ EDECEĞİZ"

Sanıkların avukatı Ahmet Kara, kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı: "Mahkemenin kararını doğru bulmuyoruz. Savunmalarımızda AİHM'in Batı Trakya Türk Azınlığı lehine olan kararlarını sunduk ancak yeterince dikkate alınmadı. İstinaf sürecinin ardından gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gideceğiz." Avukat Kara, yargılama sürecindeki bazı gelişmelerin, davanın hukuki olmaktan ziyade siyasi bir nitelik kazandığını gösterdiğini belirtti.

Kerkük'te acı gün: Vali Seman Ağa'nın babası toprağa verildi
Kerkük'te acı gün: Vali Seman Ağa'nın babası toprağa verildi
İçeriği Görüntüle

A A 20260618 41716562 41716561 Y U N A N D E V L E T I N I N A T A D I G I M U F T U L E R I P R O T E S T O E D E N B A T I T R A K Y A L I T U R K L E R E 17 S E R A Y H A P I S C E Z A S I V E R I L D I

OLAYIN GEÇMİŞİ: ATANMIŞ VS. SEÇİLMİŞ MÜFTÜ KRİZİ

Davanın temelinde, Yunanistan'da on yıllardır devam eden "müftü ataması" krizi yatıyor. 11 Ekim 2024'te gerçekleşen olayda, Yunan devleti tarafından atanan müftülerin Çınar Camisi'ne girmesi, azınlık mensupları tarafından "dini temsilin reddi" olarak görülerek engellenmişti. Türk azınlık, kendi dini liderlerini kendilerinin seçme hakkını ısrarla savunurken, Yunan devleti atama sisteminde ısrar etmeye devam ediyor.

"HAKLARIMIZI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, kararın ardından yaptığı açıklamada, toplumun sağduyulu kalarak haklarını demokratik yollarla savunmaya devam edeceğini vurguladı. Trampa, "Davanın özünde dini özgürlükler meselesi var. Biz, kendi dini kurumlarımız ve seçtiğimiz dini liderlerle ilgili taleplerimizi her platformda dile getirmeyi sürdüreceğiz" dedi.

Kaynak: AA