Azerbaycan Halk Cumhuriyeti'nin (AHC) kurucu başbakanı unvanını taşıyan Feteli Han Hoyski, 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başlarında Azerbaycan'ın devletleşme sürecinde ve ulusal bağımsızlık mücadelesinde hayati görevler ifa etmiştir. Tarihi vesikalara göre, 19 Haziran 1920 tarihinde Ermeni terör unsurları tarafından düzenlenen bir suikast neticesinde şehadet mertebesine erişmiştir.

ERKEN DÖNEM HAYATI VE AKADEMİK TAHSİLİ

Feteli Han Hoyski, 7 Aralık 1875 tarihinde Azerbaycan'ın Şeki vilayetinde asil bir ailenin mensubu olarak dünyaya gelmiştir. Yöresel idarecilerden ve dönemin nüfuzlu şahsiyetlerinden biri olan Han Mahmud Ağa Hoyski'nin oğlu olması hasebiyle, eğitime azami ihtimam gösterilen bir çevrede yetişmiştir. Temel tahsilini memleketi Şeki'de tamamlamasının akabinde, yükseköğrenim görmek maksadıyla Moskova Devlet Üniversitesi Hukuk Fakültesine kaydolmuştur. Bu kurumda yalnızca derinlemesine bir hukuk formasyonu edinmekle kalmamış; aynı zamanda Rus İmparatorluğu'nun iç içe geçmiş siyasi dinamiklerini yakından tetkik etme imkânı bulmuştur. Söz konusu tecrübeler, müteakip yıllarda üstleneceği bürokratik ve siyasi görevlerin sağlam bir altyapısını oluşturmuştur.

Anlaşma masada mı kaldı? ABD-İran arasında şok iptal
Anlaşma masada mı kaldı? ABD-İran arasında şok iptal
İçeriği Görüntüle

MESLEKİ KARİYERİ VE SİYASİ HAYATA İNTİKALİ

Moskova'daki akademik tahsilini müteakip Bakü'ye avdet eden Hoyski, profesyonel hukuk kariyerine adım atmıştır. Kısa bir süre zarfında siyasi ve toplumsal meselelere alaka duymaya başlamış, Azerbaycan halkının meşru haklarının müdafaası hususunda öncü bir rol üstlenmiştir. Bu zaman diliminde, dönemin millî münevverleri ve siyasi önderleriyle güçlü bir etkileşim ve işbirliği ağı tesis etmiştir.

AZERBAYCAN HALK CUMHURİYETİ'NİN İLANI VE BAŞBAKANLIK MİSYONU

1917 yılında vuku bulan Rus Devrimi'nin Kafkasya sathında ivmelendirdiği bağımsızlık rüzgârı, Hoyski'nin siyasi vizyonuyla bütünleşmiştir. 28 Mayıs 1918 tarihinde Azerbaycan Halk Cumhuriyeti'nin resmen ilan edilmesiyle birlikte, kendisi devletin ilk Başbakanı ve eşzamanlı olarak Dışişleri Bakanı sıfatıyla göreve tevdi edilmiştir. İcraatları neticesinde; devletin ilk hükûmet kabinesinin teşekkülü, anayasal çerçevenin tasarlanması ve temel devlet kurumlarının işlerlik kazanması sağlanmıştır.

ULUSLARARASI DİPLOMASİ VE İÇ POLİTİKADAKİ SINAMALAR

Başbakanlığı döneminde en mühim stratejik hedeflerinden biri, yeni kurulan devletin uluslararası arenada meşruiyet kazanması olmuştur. Bu doğrultuda, 1919 yılında tertip edilen Paris Barış Konferansı'na bizzat iştirak ederek Azerbaycan'ın bağımsızlık davasını küresel kamuoyuna deklare etmiş ve ülkesinin uluslararası toplum nezdinde tanınması yolunda tarihi mesafeler katetmiştir.

Bununla beraber, hükûmet idaresi süresince iç ve dış politikada ciddi krizlerle yüzleşmek durumunda kalmıştır. Etnik gerilimler, iktisadi darboğazlar ve bilhassa Rusya'daki Bolşevik idaresinin yayılmacı tezahürleri, devletin bekasını tehdit eden ana unsurlar olmuştur. Ayrıca, Ermenistan ile yaşanan hudut ihtilafları karşısında diplomatik çözüm yolları aranmış, ancak kalıcı bir sulh tesis edilememiştir. Hoyski, tüm bu meşakkatli tabloya rağmen devletin bağımsızlığını ve iç nizamını muhafaza etme iradesinden taviz vermemiştir.

SOVYET İŞGALİ, SÜRGÜN VE TİFLİS'TEKİ SUİKAST

Hoyski'nin riyasetindeki Azerbaycan hükûmeti, dış kaynaklı askerî baskılar sonucunda büyük bir yıkımla karşı karşıya kalmıştır. 1920 yılında Bolşevik Kızıl Ordusu'nun Azerbaycan topraklarını işgal ederek Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ni ilan etmesiyle birlikte devlet sukut etmiş, Hoyski ülkesini terk ederek Gürcistan'a sığınmak mecburiyetinde kalmıştır. Ne var ki, 19 Haziran 1920 tarihinde Tiflis şehrinde bulunduğu sırada, Ermeni Taşnak örgütü mensuplarınca gerçekleştirildiği kaydedilen hain bir suikast neticesinde hayatını kaybetmiştir.

TARİHİ VE HUKUKİ MİRASI

Feteli Han Hoyski, Azerbaycan'ın hürriyet davasında gösterdiği dirayetli liderlik vasfıyla ulusal tarihin en müstesna şahsiyetlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Öncülüğünü yaptığı Azerbaycan Halk Cumhuriyeti, milletin hürriyet ve bağımsızlık ülküsünün sarsılmaz bir sembolüdür. Aynı zamanda, sahip olduğu derin hukuk vizyonuyla, modern Azerbaycan devlet aygıtının ve yasal altyapısının temellerini atan başlıca devlet adamı olarak hafızalardaki saygın yerini korumaktadır.

Kaynak: Haber Merkezi