İsrail ordusu, ateşkes duyurusuna karşın Lübnan'ın güneyine bir haftada 650'yi aşkın hava saldırısı düzenlediğini ve 125'ten fazla kişinin öldüğünü açıkladı. Hizbullah ise söz konusu şartlı ateşkes teklifini reddederek operasyonlara karşı duruşunu korudu.
ATEŞKES GÖLGESİNDE YOĞUN OPERASYONLAR
İsrail ordusu, son bir hafta içerisinde Lübnan'ın güney bölgelerine yönelik kapsamlı bir hava harekâtı gerçekleştirdiğini resmi kanallar aracılığıyla duyurdu. Askeri istihbaratın verileri doğrultusunda Hizbullah’a ait olduğu iddia edilen 650’den fazla nokta, savaş uçakları ve insansız hava araçlarıyla vuruldu. Saha kaynaklarından gelen bilgiler, bölgedeki tansiyonun uluslararası diplomasi çabalarına rağmen hız kesmeden arttığını gösteriyor.

125'TEN FAZLA CAN KAYBI KAYDEDİLDİ
Gerçekleştirilen saldırıların bilançosu hakkında bilgi veren İsrail ordusu, operasyonlar sonucunda 125'ten fazla kişinin hayatını kaybettiğini öne sürdü. Sivil ve askeri ayrımı yapılmaksızın verilen bu rakamlar, bölgedeki çatışmaların şiddetini gözler önüne seriyor. Askeri stratejistler, saldırıların doğrudan Hizbullah'ın altyapısını hedef aldığını savunurken, yerel kaynaklar sivil bölgelerin de ağır hasar gördüğünü belirtiyor.
DİPLOMATİK MUTABAKAT VE HİZBULLAH'IN TAVRI
ABD Dışişleri Bakanlığı, Washington'da gerçekleştirilen 4. tur görüşmelerin ardından İsrail ve Lübnan arasında geniş kapsamlı bir ateşkes mutabakatına varıldığını duyurmuştu. Bu mutabakata göre Hizbullah'ın tüm unsurlarını Litani Nehri'nin güneyinden çekmesi öngörülüyordu. Ancak Hizbullah yönetimi, bu şartlı ateşkes teklifini kabul etmeyeceğini net bir dille ifade ederek diplomatik sürece karşı mesafeli duruşunu korudu.
SAHADAKİ GERÇEKLER ATEŞKESİ ZORLUYOR
Duyurulan ateşkes anlaşmalarına rağmen sahadaki gerçekler, çatışmaların durmadığını hatta derinleştiğini gösteriyor. İsrail ordusu saldırılarını gerekçe olarak "meşru müdafaa" ve "güvenlik tehditleri" ile açıklarken, bölgedeki askeri hareketlilik ateşkesin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Uluslararası kamuoyu, Lübnan'ın güneyindeki insani durumun giderek daha kritik bir seviyeye ulaştığı konusunda uyarılarda bulunuyor.





