Zorunlu askerlik düzenlemesine karşı çıkan Haredi grupların Yüksek Mahkeme Başkan Yardımcısı Sohlberg’in evine yönelik saldırısının ardından İsrail yönetiminde tansiyon yükseldi. Olayı kınayan Esther Hayut, dış güvenlik tehditlerinin yanı sıra İsrail'in temel demokratik ilkelerinin içeriden hedef alındığına dikkat çekti.
HUKUK DEVLETİ VE DEMOKRATİK DÜZEN TEHDİT ALTINDA
Yargıçlara ve kolluk kuvvetlerine yönelik şiddet içerikli çağrıların kabul edilemez olduğunu belirten Hayut, Sohlberg’in evine yapılan baskının basit bir protesto değil, İsrail'in demokratik yapısına yönelik doğrudan bir saldırı olduğunu ifade etti. Hukukun üstünlüğünün aşındığına dair endişelerini dile getiren Hayut, yargının bağımsızlığının korunması gerektiğini vurguladı.

ASKERLİK KRİZİ VE HAREDİ PROTESTOLARI
İsrail toplumunda derin bir kırılma yaratan zorunlu askerlik tartışmaları, Haredilerin dini eğitim gerekçesiyle muafiyet taleplerinin Yüksek Mahkeme tarafından reddedilmesiyle tırmanmıştı. 10 milyon nüfuslu ülkede %13'lük bir kesimi oluşturan Harediler, 2024 Haziran'ında alınan ve muafiyeti sona erdiren kararı protesto etmek için sokaklara dökülmeye devam ediyor.
SİYASET VE YARGI CEPHESİNDEN KINAMA
4 Haziran’da gerçekleşen ve Sohlberg'in evinin yanı sıra aracına da zarar verilen saldırı, İsrail devletinin zirvesinde tepkiyle karşılandı. Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ve Başbakan Binyamin Netanyahu, demokratik mekanizmalara yönelik bu fiziksel müdahaleyi kınayarak, toplumsal huzurun sağlanması çağrısında bulundu.

"İÇERİDEN KAOSA SÜRÜKLENME" UYARISI
Esther Hayut'un "içeriden kaosa sürüklenme" uyarısı, İsrail'in sadece bölgesel güvenlik endişeleriyle değil, aynı zamanda kronikleşen toplumsal kutuplaşmayla da mücadele ettiğini ortaya koyuyor. Hukuk sistemi üzerindeki baskıların, ülkenin iç istikrarı için yeni ve tehlikeli bir sürecin başlangıcı olabileceği değerlendiriliyor.





